gölgeler ile cümle
gölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kendilerini gölgelerde sakladılar.They hid themselves in the shadows.
Bize senin gölgelerini gönder!Send us your shadows!
Tom gölgelerin içinde kayboldu.Tom disappeared into the shadows.
Tom gölgelerde saklanıyordu.Tom was hiding in the shadows.
Hayaletlerin gölgeleri var mı?Do ghosts have shadows?
Karanlığı boşa çıkaran ışık da gölgeler yaratır.The light that casts away the darkness also creates shadows.
Gölgelerde ne saklanıyor?What is lurking in the shadows?
Kim gölgelerde pusuda bekliyor?Who is lurking in the shadows?
Gölgelerin kenarları keskin ya da yumuşak olabilir.The edges of shadows can be sharp or soft.
Gölgelerin içinde saklanmış yaratıklar vardı.There were creatures lurking in the shadows.
Tom gölgelerden çıktı.Tom emerged from the shadows.
Gölgelerden uğursuz bir şahıs ortaya çıktı.A sinister figure emerged from the shadows.
Gunter'in yüzü gölgelerde gizliydi.Gunter's face was hidden in the shadows.
Gunter'in yüzü gölgelerde gizlenmişti.Gunter's face was hidden in the shadows.
İnsanların gölgeleri keskindir ve kendilerinden büyüktür.Thus the superior man stirs up the people, And strengthens their spirit."
Corazón en sombras (Gölgelerdeki kalp), Medardo Amor ve Angel Almazán, Madrid, Aralık 2007.Corazón en sombras (Heart in shadows) by Medardo Amor and Angel Almazán, Madrid, December 2007.
Star Wars, gerçek mekanlarda çekim hiper uzayda yerçekimi "kitle gölgeleri" oluşturur.In Star Wars, gravity in real spaces forms gravitic "mass shadows" in hyperspace.
Bulut gibidir, her şeyi gölgeler.Those of the Dark shunned all obligations.
Ayrıca bu saatte gölgeler uzar.Tagging also takes place at this time.
Bu gölgelerin Kur'an okuyan ve namaz kılan bir adam olduğuna inanılır.The other walls are decorated with quotes from the Quran, prayers and invocations.
Bu titreyen gölgeler.")The plot thickens.").
Işıklar, insanlar veya oda içerisinde gezinen gölgeler gibi görse duyular.Frets may be fixed, as on a guitar or mandolin, or movable, as on a lute.
Ama bu gezegen Gölgeler'in yaşam alanıdır.Within it lies the planet San Helios.
Gölgeler diyarında ölü, yeryüzünde sürdüğü yaşamı sürer.The Earth's shadow is the shadow that the Earth casts on its atmosphere.
Loş gölgeler dolaşmak bir ocağın yanında,Beside a hearth where no dim shadows flit,
Bunu yaptığınızda, kendi konuşmanızın gölgelerini göreceksiniz.And as you do, you see the shadows of your own speech.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.The shadows, she fancied, had tricked her.
Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.There are shadows on the models' faces.
Kutunun üst kısmında gölgeleri yansıtmış. Ama sonra durmuş.He's really sort of rendered the reflection of the tin at the top.
Ay ışığında gölgeleri kovalarımShadows in the moonlight
Önce beyaz kullanmak neon gölgeleri gerçekten parlatır.Usar el color blanco primero hace resaltar los otros colores
"Günahkarlar, gölgelere gizlenir... ...çünkü bazý günahlar, sadece karanlýkta iţlenir."How did it go?
Işıklar ve gölgeler üzerinde çalışarak sonlandırdım.I finished by working with lights and shadows.
Düşürücü tepeler üzerinde gölgeler Sürüş:Driving back shadows over lowering hills:
Zaman ama aşk gölgeler sevinç içinde çok zengin!When but love's shadows are so rich in joy!
Burada gördüğünüz gibi, dijital gölgeleri yansıtıyor.It projects down digital shadows, as you see here.
Bunlar sabah 8:00 gölgeleri.That's 8 a.m. shadows.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Short shadows at noon and so forth.
O gölgeler kaydırdı ve resmi ciddi bakıyordu.He had slid from the shadows and was gazing gravely at the picture.
Zemine baktığımızda, kolonların arasından geçen ışık ve gölgeleri görüyoruz. .So Mannerism seems to be this intense reaction to the perfection of the High Renaissance.
Gölgelerin ileri ve geri gidişini gördünüz mü?Dan Dennett: See the shadows going back and forth?
"Çok ışığın olduğu yerde büyük gölgeler olur.""There is a big shadow where there is much light."
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.The lotuses cover him with their shade. The willows of the brook surround him.
Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.They and their companions will recline on couches in the shade.
Onların üstlerinden ateşten gölgeler, altlarından da (ateşten) gölgeler var.Above them will be a covering of fire, below them a cloud (of flames).
Cennetin gölgeleri, üzerlerine yaklaşmış, meyvaları da aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Korunanlar ise gölgeler altında, çeşme başındadırlar.Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Yayılıp-uzanmış gölgeler,Lengthened shadows,
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı ram olmuştur onlara.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Onların üstlerinde ateşten gölgeler, altlarından da gölgeler vardır.Above them will be a covering of fire, below them a cloud (of flames).
Uzayan gölgeler,Lengthened shadows,
Bahçenin gölgeleri üzerlerine eğilmiştir. Ve bahçenin meyveleri iyice yaklaştırılmıştır.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Takvaya sarılanlar gölgeler altında, su kaynaklarındadır.Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.They and their companions will recline on couches in the shade.
Uzamış gölgeler,Lengthened shadows,
Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.They and their companions will recline on couches in the shade.
Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,