Kendi göletimiz.Je to náš vlastný rybníček.
Kendi göletimiz.Mọi người có cái ao của riêng mình.
Kendi göletimiz.To jest nasz własny staw.
Kendi göletimiz.Van saját tavunk.
Kendi göletimiz.Είναι η λιμνούλα μας.
Kendi göletimiz.В нас є свій ставок.
Kendi göletimiz.Это наш собственный прудик.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Abbiamo il nostro stagno personale dentro al nostro corpo.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.A l'intérieur de nos corps.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Avem lacul nostru în corpurile noastre.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Chúng ta có những cái ao ở bên trong cơ thể.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Kita memiliki kolam pribadi di dalam tubuh kita.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.우리의 몸 속에 우리만의 연못을 가지고 있지.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Máme své jezírko přímo uvnitř těla.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Máme taký vlastný rybníček priamo v našich telách.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Mamy staw wewnątrz ciała.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var."Temos o nosso próprio charco dentro do nosso corpo.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Tenemos un estanque muy nuestro dentro de nuestros cuerpos.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Van egy saját tavunk a testünkben.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.We hebben onze eigen vijver in ons lijf.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Wir haben unseren eigenen Teich in unserem Körper.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Έχουμε την λιμνούλα μας μέσα στο σώμα μας.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.Имаме си едно наше собствено езерце в телата ни.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.У нас всередині є власний ставок, уявляєш!
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.יש לנו בריכה משלנו בתוך הגוף
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.لدينا بركة خاصة داخل أجسامنا.
Kendi vücudumuzun içinde kendi göletlerimiz var.「そこに卵を産むのよ」
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu. Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum.Frösche und Schlangen und Käfer und Teichwasser, alles nach Hause brachte und unter dem Mikroskop betrachtete.
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu. Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum.leo núi và lấy các "mẫu vật" ếch và rắn rồi côn trùng rồi nước hồ và mang nó về, quan sát bằng kính hiển vi.
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu.개구리나 뱀, 벌레나 연못 물 같은 것들을
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu.Levava-os para casa e observava-os ao microscópio.
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu.Wędrowałem i zbierałem "próbki," żaby, węże, robaki i wodę ze stawu.
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu.צפרדעים ונחשים וחרקים ומי בריכה,
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu.كالضفادع و الأفاعي و الحشرات ومياه البرك
Kurbağalar, yılanlar, böcekler, gölet suyu.持ち帰っては 顕微鏡で覗きました
"Küvet," ve tam bir kurbağa gölet, son ve evrensel bir tehdit ettiğini dönüşebilir"욕조"그리고에 의해 개구리 - 연못 전체가, 우리는 마지막으로 보편 하나를 협박 될 수도
"Küvet," ve tam bir kurbağa gölet, son ve evrensel bir tehdit ettiğini dönüşebilir"האמבטיה", ו מלא צפרדע, בריכה ידי, נוכל להפוך שאיימו האחרון ואוניברסלית
"Küvet," ve tam bir kurbağa gölet, son ve evrensel bir tehdit ettiğini dönüşebilir"الحوض" ، والضفدع كامل بركة ، من قبل ، يمكن أن ننتقل التي هددت آخر وعالمية
"Küvet," ve tam bir kurbağa gölet, son ve evrensel bir tehdit ettiğini dönüşebilir別の洪水に。
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.De eerste verklaring is, dat de druk van de visserij aan het eind van de jaren zeventig afnam.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.dôležité z hľadiska zachovania úrovne salinity a kyslíka.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Elsősorban annak, hogy az 1970-es évek végén csökkent a tőkehal lehalászása.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.fra Nordsøen, hvilket giver dårligere muligheder for æggenes overlevelse og færre ungfisk.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.När vatten nära havsbotten blir syrefritt frigörs vätesulfid från bottnen till vattnet.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Po drugie, warunki klimatyczne spowodowały wlew do Bałtyku wód o dużym zasoleniu z Morza Północnego.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Principala explicaţie constă în aceea că la sfârşitul anilor 1970 nu sa pescuit foarte intens.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Suurin syy on kalastuspaineen hellittäminen 1970-luvun lopulla.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Второ, климатичните условия са довели до приток на високо солени води от Северно море.
Lincoln gölet yakın çiftlik evleri, Sayın Gilian Baker.연못 가까운 링컨에있는 농장 - 집들 중 하나 씨 Gilian 베이커.
Lincoln gölet yakın çiftlik evleri, Sayın Gilian Baker.l'une des maisons de ferme-à Lincoln le plus proche de l'étang, M. Gilian Baker.
Lincoln gölet yakın çiftlik evleri, Sayın Gilian Baker.אחד חווה בתים לינקולן הקרוב הבריכה, מר Gilian בייקר.
Lincoln gölet yakın çiftlik evleri, Sayın Gilian Baker.واحد من البيوت الزراعية في لينكولن أقرب البركة ، والسيد Gilian بيكر.
Lincoln gölet yakın çiftlik evleri, Sayın Gilian Baker.彼女がだったので、私は6月、1842年に彼女に会いに呼び出されると、彼女は、森で狩りをした後でした
Nat? Zaten uyku tulumlarını bulduk. Göle inmemize gerek yok.Nat, słuchaj mamy już nagrane śpiwory i resztę, nie musimy kręcić jeziora.
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik.Abbiamo cambiato bus al Grande Stagno.
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik.Am schimbat autocarele la "marele lac" (oceanul Atlantic).
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik. İki tane daha fazla otobüsle우리는 대서양을 건너기 위해 차를 갈아 탔죠. 그리고 나서 버스를 두 번 더 탔습니다.
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik. İki tane daha fazla otobüsleהחלפנו אוטובוסים באגם הגדול. אז עלינו על עוד שני אוטובוסים
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik. İki tane daha fazla otobüsleنقوم بإستبدال الباصات عند البرك الكبيرة. ثم نأخذ باصين إضافيين
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik. İki tane daha fazla otobüsleトルコ イラン アフガニスタン カイバル峠を越え