gökyüzü ile cümle
gökyüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayPreklopi prikaz objektov globokega nebaToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayPřepnout zobrazení objektů hlubokého vesmíruToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayPrepnúť objekty hlbokého vesmíru
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayVaihda syvän taivaan kohteiden näyttö
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayVisa eller dölj avlägsna himmelsobjektToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayVis/ skjul dybe himmelobjekterToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayWłączenie/ wyłączenie pokazywania dalekich obiektówToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayΕναλλαγή αντικειμένων βαθέως ουρανούToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayДальние объекты
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayИзвънгалактически обекти
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayПеремикач віддалених об’ єктівToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the displayتبديل
Derin gökyüzü nesnelerini aç/ kapatToggle Solar System objects in the display深宇宙の天体をオン/オフToggle Solar System objects in the display
Derin gökyüzüSyvän taivaan kohteet
Derin GökyüzüSyvän taivaan kohteet
Derin gökyüzüΒαθέως ουρανού
Derin GökyüzüΒαθύς ουρανός
Derin gökyüzüДалекі об' єкти
Derin GökyüzüДалекі об' єкти
Derin gökyüzü& Дальние объекты
Derin Gökyüzü& Дальние объекты
Derin gökyüzü& Извънгалактически обекти
Derin Gökyüzü& Извънгалактически обекти
Derin gökyüzüعميق
Derin Gökyüzüعميق السماء
Derin gökyüzü深宇宙
Derin Gökyüzü深宇宙
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,그리하여 여러분이하늘이 왜 파란지, 원자핵들이 왜 서로 결합하는지 알고 싶다면.
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,Perché il cielo é blu? Perché i nuclei atomici si legano? Perché il DNA ha questa forma?
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,Αν θέλετε να μάθετε γιατί ο ουρανός είναι γαλανός, γιατί οι ατομικοί πυρήνες ενώνονται μεταξύ τους
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,אז אם אתם רוצים לדעת למה השמיים כחולים, למה גרעין האטום לא מתפרק -
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,فاذا اردت ان تعرف لماذا السماء زرقاء، لماذا تلتصق انوية الذرة مع بعضها --
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,-- 原理的には 十分大きなコンピュータがあれば --
Doğanın yeniden canlanması hissi de yansıtılmış. Arkada gökyüzünü görüyoruz. .В общем, есть это понятие чего-то вроде обновления в природе, и, затем, мы видим небо.
Dua ederken gökyüzüne baktığımda, senin sevimli gülüşü tutuyormuş gibi hissediyorumDi saat aku menatap langit selagi berdoa. Aku merasa seolah-olah saya bisa menyentuh senyummu yang manis.
Dua ederken gökyüzüne baktığımda, senin sevimli gülüşü tutuyormuş gibi hissediyorumLorsque je regarde dans les cieux pendant que je prie, J'ai le sentiment que je peux atteindre ton sourire.
Dünyanın çok iyi derecede bağlanmış olan bölgeleri var. Kısaca gökyüzünde koskocaman bir yol varMezi Londýnem a New Yorkem je v zásadě ohromná letecká dálnice.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Bayangkan Bumi berada pada pusat alam semesta, di sekelilingnya, langit yang diproyeksikan pada sebuah bola.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Imaginaţi-vă că Pământul se află în centrul universului, iar în jurul lui este cerul, proiectat pe o sferă.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Imaginem que a Terra está no centro do universo, e à sua volta está o céu projetado numa esfera.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Imaginez que la Terre soit au centre de l'univers, et autour, le ciel projeté sur une sphère.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Képzeljük el, hogy a Föld az Univerzum középpontja, amit egy gömbfelületre vetített égbolt vesz körül.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Stell dir die Erde im Zentrum des Universums vor, und darum herum ist der Himmel, auf eine Kugel projiziert.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Tưởng tượng Trái Đất ở trung tâm vũ trụ, và xung quanh nó là bầu trời được chiếu ra trên một quả cầu.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Wyobraźcie sobie, że Ziemia to centrum wszechświata i otacza ją niebo odwzorowane na kuli.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Φανταστείτε πως η Γη είναι στο κέντρο του σύμπαντος, και την περιβάλλει ο ουρανός που προβάλει σε μία σφαίρα.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Представете си, че Земята е центъра на вселената, и е заобиколена от небето, проектирано върху сфера.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.Представьте себе, что Земля находится в центре вселенной и её окружает спроецированное на сферу небо.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.דמיינו שכדור הארץ במרכז היקום, ומקיפים אותו השמיים מוקרנים על ספרה.
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.عليك أن تتخيل أن الأرض في منتصف الكون وتحيط بها السماء بشكل كروي
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.それを取り囲んでいるのは天球に投影された天空です 天球の表面にあるどの地点も
Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu düşünün ve onu çevreleyen gökyüzü bir küreye yansıtılmış.지구가 우주의 중심에 있다고 가정하고, 지구를 둘러싸고 있는 건 구체(球體)에 투영된 하늘입니다.
Dünya -- okyunuslar, gökyüzü, .. hepsi -- öyle sonsuz ve dayanıklı ki ne yapsak zarar veremeyiz.지구가 - 바다와 하늘 등 모든 것들이 - 어마어마하게 크고 강해서 쉽게 망가지지 않기 때문에 우리가 그것들에게 어떻게 해도 상관 없다고 생각합니다.
Dünya -- okyunuslar, gökyüzü, .. hepsi -- öyle sonsuz ve dayanıklı ki ne yapsak zarar veremeyiz.שכדור הארץ--כולו: האוקיינוסים, השמיים-- כל-כך נרחבים ועמידים שזה לא משנה מה נעשה להם.
Dünya -- okyunuslar, gökyüzü, .. hepsi -- öyle sonsuz ve dayanıklı ki ne yapsak zarar veremeyiz.أن الأرض-- كلها: المحيطات، السحب-- واسعة جداً ومرنة جداً لا يهم ما نفعله تجاهها.
Dünya -- okyunuslar, gökyüzü, .. hepsi -- öyle sonsuz ve dayanıklı ki ne yapsak zarar veremeyiz.とても広大で 回復力があるので 何をしても地球に影響がないと思いがちです これは一万年前には真実だったかもしれません
"Dünya üzerinde gökyüzünde bir çay tepsisi gibi, sinek."Akár a világ fölött repülni, mint a tea-tálca az égen.
"Dünya üzerinde gökyüzünde bir çay tepsisi gibi, sinek."Allá arriba el mundo de volar, igual que una bandeja de té en el cielo.
"Dünya üzerinde gökyüzünde bir çay tepsisi gibi, sinek."Au-dessus du monde tu voles, Comme un plateau à thé dans le ciel.
"Dünya üzerinde gökyüzünde bir çay tepsisi gibi, sinek."Bis vor euch die Welt zu fliegen, wie ein Tee-Tablett in den Himmel.