gökyüzü ile cümle

gökyüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu seçirse, gezegen izinin rengi arka plan gökyüzü rengine karışacak.إذا مؤكّد اللّون من كوكب الخلفية اللّون.
Bu seçirse, gezegen izinin rengi arka plan gökyüzü rengine karışacak.チェックすると、惑星の光跡の色が背景色に溶け込みます。
-Bu senin ruhaniyet anlayışın. - Tanrı gökyüzündeki yaşlı adam."Бог" означава старец на небето.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.인생은 여전히 지붕위에서, 통속에 죽은 나무, 망가진 벤치, 개, 배설물, 하늘.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Martwa natura na dachu, uschnięte drzewa w beczkach, połamana ławka, psy, odchody, niebo.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Naturaleza muerta en una azotea, árboles muertos en barriles, un banco roto, perros, excremento, el cielo.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Natură moartă pe un acoperiş, copaci morţi în butoaie, o bancă stricată, câini, excrement, cer.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Natura morta in cima ad un tetto, dentro barili alberi morti, una panchina rotta, cani, escrementi, cielo.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Stilleben auf dem Dach, tote Bäume in Fässern, eine zerbrochene Bank, Hunde, Exkremente, Himmel.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Stilleven op een dak, dode bomen in vaten, een gebarsten bank, honden, poep, de lucht.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Натюрморт върху покрив, мъртви дървета във варели, счупена пейка, кучета, екскременти, небе.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Натюрморт на крыше, мертвые деревья в кадках, сломанная скамья, собаки, экскременты, небо.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.דומם על הגג, עצים מתים שתולים בחביות, ספסל שבור, כלבים, צואה, שמים.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.تبقى الحياة على السطح , الاشجار الميتة في برميل , مقعد مكسر , براز الكلاب , السماء .
Çelik Gibi Bir Gökyüzünün Altındaתחת שמי הברזל
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Als Kind war ich an allen Dingen interessiert, die mit Luft- oder Weltraum zu tun hatten.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Als kind was ik al gefascineerd door alles wat met lucht en ruimte te doen had.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Copil fiind, eram fascinat cu tot ce era în aer și spațiu.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Da ragazzino, mi affascinava tutto ciò che stava in aria e nello spazio.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Enfant, j'étais fasciné par tout ce qui concernait l'air et l'espace.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Enquanto jovem, era fascinado com tudo do ar e espaço.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Gyermekként mindig lenyűgöztek a levegő és a világűr dolgai.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Khi còn nhỏ, tôi rất thích thú với mọi điều về không gian và về vũ trụ
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.어렸을 때, 저는 우주와 대기에 관련된 모든 것에 매력을 느꼈습니다.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Od dziecka fascynowało mnie powietrze i kosmos.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.PBS局のNovaという科学番組は かかさず見ましたし
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Saat masih kecil, saya sangat kagum akan udara dan luar angkasa.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Som barn var jag fascinerad av allt som hade med luften och rymden att göra.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Σαν παιδί, με συνάρπαζε ό,τι είχε σχέση με τον αέρα και το διάστημα.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.В детстве я был восхищён всем связанным с воздухом и космосом.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.Като малък бях запленен от всички неща свързани с небето и космоса.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.כילד, הייתי מרותק מכל הדברים שקשורים באוויר וחלל.
Çocukken, gökyüzü ve uzayla ilgili her şey beni büyülerdi.وأنا طفل، كنت مفتونا بكل ما هو جوي وفضائي.
Çok doğru! Gökyüzü parlak ve temiz olduğunda...Très vrai, et il nous semble que le ciel est brillante et claire...
Çok nadiren gökyüzüne bakarız.Atât de rar privim cerul.
Çok nadiren gökyüzüne bakarız.¡Miramos tan poco al cielo!
Çok nadiren gökyüzüne bakarız.Olyan ritkán tekintünk fel az égre.
Çok nadiren gökyüzüne bakarız.On regarde si rarement le ciel.
Çok nadiren gökyüzüne bakarız.We kijken er zo weinig naar.
Çok nadiren gökyüzüne bakarız.אנו כה ממעטים להביט בשמיים.
Çünkü gökyüzü değişmez, sabittir. Ama bulutlar öyle değil.För att himlen är permanent - inte molnen.
Çünkü gökyüzü değişmez, sabittir.Porque el cielo es permanente.
Çünkü gökyüzü değişmez, sabittir.Porque o céu é permanente.
Çünkü gökyüzü değişmez, sabittir.Want de hemel is blijvend.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.Ei au crezut că dacă am un telescop, sunt astronom, deci ceea ce fac este să mă uit printr-un telescop.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.왜나하면 그들이 생각하기를, 제가 망원경을 가지고 있으니 제가 천문학자일테고, 망원경을 통해 실제로 그것을 봤을것이다 라고 생각한다는거죠.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.Myśleli, że skoro pracuję z teleskopem, jestem astronomem i patrzę sobie w teleskop.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.Защото мислеха, че ако имаш телескоп, си астроном и това, което правиш, всъщност е да гледаш през телескопа.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.מפני שהם חשבו שאם יש לך טלסקופ, אז אתה אסטרונום ומה שאתה עושה זה ממש להסתכל דרך הטלסקופ,
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.لأنهم ظنوا بما ان لدي منظار( تلسكوب) فأنني عالم فلك وإن ماأقوم به حقيقةَ هو النظر إلى التلسكوب
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.つまり天文学者ならば 望遠鏡を眺めているだろう、ということです そして惑星が恒星に飲み込まれるのを見たかもしれない、と
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.(107:5) ибо превыше небес милость Твоя и до облаков истина Твоя.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.(108:5) Car ta bonté s`élève au-dessus des cieux, Et ta fidélité jusqu`aux nues.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.(56:11) ибо до небес велика милость Твоя и до облаков истина Твоя.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.(57:11) Car ta bonté atteint jusqu`aux cieux, Et ta fidélité jusqu`aux nues.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.Będę cię wysławiał między ludem, Panie! a będęć śpiewał między narodami.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.Căci bunătatea Ta ajunge pînă la ceruri, şi credincioşia Ta pînă la nori.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.Căci mare este bunătatea Ta şi se înalţă mai pe sus de ceruri, iar credincioşia Ta pînă la nori.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.Chváliť ťa budem medzi národami, ó, Pane, žalmy ti budem spievať medzi ľuďmi.
Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır.Denn deine Gnade reicht, soweit der Himmel ist, und deine Wahrheit, soweit die Wolken gehen.

İlgili Sayfalar