göksel ile cümle

göksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Respondeu-lhes ele: Toda planta que meu Pai celestial não plantou será arrancada.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Yesus menjawab, "Setiap tanaman yang tidak ditanam oleh Bapa-Ku di surga akan dicabut
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Ο δε αποκριθεις ειπε Πασα φυτεια, την οποιαν δεν εφυτευσεν ο Πατηρ μου ο ουρανιος, θελει εκριζωθη.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.А Той в отговор рече: Всяко растение, което Моят небесен Отец не е насадил, ще се изкорени.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Він же, озвавшись, рече: Усяка рослина, що не насаджував Отець мій небесний, викоренить ся.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.Он же сказал в ответ: всякое растение, которое не Отец Мой Небесный насадил, искоренится;
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.ויען ויאמר כל מטע אשר לא נטע אבי שבשמים עקור יעקר׃
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.فاجاب وقال كل غرس لم يغرسه ابي السماوي يقلع.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.耶 穌 回 答 說 、 凡 栽 種 的 物 、 若 不 是 我 天 父 栽 種 的 、 必 要 拔 出 來
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.耶穌 回答 說 、 凡 栽種 的 物 、 若 不 是 我 天父 栽 種 的 、 必要 拔出來
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.(104:40) Просили, и Он послал перепелов, и хлебом небесным насыщал их.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.A leur demande, il fit venir des cailles, Et il les rassasia du pain du ciel.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Alla loro domanda fece scendere le quaglie e li saziò con il pane del cielo
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Chúng nó cầu xin, Ngài bèn khiến những con cút đến, Và lấy bánh trời mà cho chúng nó ăn no nê.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Chúng_nó cầu_xin , Ngài bèn khiến những con cút đến , Và lấy bánh trời mà cho chúng_nó ăn no_nê .
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.De begärde, då lät han vaktlar komma, och med bröd från himmelen mättade han dem.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.de krævede, han bragte Vagtler, med Himmelbrød mættede han dem;
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.De krevde, og han lot vaktler komme og mettet dem med himmelbrød.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Eles pediram, e ele fez vir codornizes, e os saciou com pão do céu.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.He pyysivät, ja hän pani tulemaan viiriäiset, ja hän ravitsi heitä taivaan leivällä.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Keď si žiadal ľud, priviedol mu prepelice a sýtil ich chlebom z neba.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.그들이 구한즉 메추라기로 오게 하시며 또 하늘 양식으로 그들을 만족케 하셨도다
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Könyörgött és fürjeket hoza, és mennyei kenyérrel elégítette meg õket.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.K žádosti přivedl křepelky, a chlebem nebeským sytil je.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.La cererea lor, a trimes prepeliţe, şi i -a săturat cu pîne din cer.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Mereka minta, lalu didatangkan-Nya burung puyuh, mereka diberi-Nya roti dari surga sampai kenyang
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Na żądanie ich przywiódł przepiórki, a chlebem niebieskim nasycił ich.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Pidieron, e hizo venir codornices, y los sació con pan del cielo
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Prosili so, in poslal jim je prepelic in s kruhom nebeškim jih je sitil.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Sie baten: da ließ er Wachteln kommen; und er sättigte sie mit Himmelsbrot.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Εζητησαν, και εφερεν ορτυκια και αρτον ουρανου εχορτασεν αυτους.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Те поискаха и Той им докара пъдпъдъци, И с небесния хляб ги насити.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.שאל ויבא שלו ולחם שמים ישביעם׃
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.‎سألوا فاتاهم بالسلوى وخبز السماء اشبعهم‎.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.他 們 一 求 、 他 就 使 鵪 鶉 飛 來 、 並 用 天 上 的 糧 食 、 叫 他 們 飽 足
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.他 們 一 求 、 他 就 使鵪 鶉飛來 、 並用 天上 的 糧食 、 叫 他 們飽足
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.(77:24) и одождил на них манну в пищу, и хлеб небесный дал им.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.a dal, aby na nich pršala manna, aby jedli, a dal im nebeské zbožie.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.A dštil na ně mannou ku pokrmu, a obilé nebeské dával jim.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.a pesar de que hizo llover sobre ellos maná para comer, y les dio trigo del cielo
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.a plouat peste ei mană de mîncare, şi le -a dat grîu din cer.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Cho mưa ma - na xuống trên họ đặng ăn , Và ban cho lúa_mì từ trên trời .
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Cho mưa ma-na xuống trên họ đặng ăn, Và ban cho lúa mì từ trên trời.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.És hullatott reájuk mannát eledelül, és mennyei gabonát adott nékik.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.fece piovere su di essi la manna per cibo e diede loro pane del cielo
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.fez chover sobre eles maná para comerem, e deu-lhes do trigo dos céus.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.han lät manna regna över dem till föda, och korn från himmelen gav han dem.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.hän satoi heille ruuaksi mannaa, hän antoi heille taivaan viljaa.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Hij liet het manna als voedsel op hen neerdalen: koren uit de hemel.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Ia menurunkan gandum dari surga, manna untuk makanan mereka
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Il fit pleuvoir sur eux la manne pour nourriture, Il leur donna le blé du ciel.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.in dežil nanje mano za jed in jim dajal žito nebeško.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.I spuścił im jako deszcz mannę ku pokarmowi, a pszenicę niebieską dał im.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.저희에게 만나를 비같이 내려 먹이시며 하늘 양식으로 주셨나니
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Og han lot manna regne over dem til føde og gav dem himmelkorn.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.og Manna regne på dem til Føde, han gav dem Himmelkorn;
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.und ließ das Man auf sie regnen, zu essen, und gab ihnen Himmelsbrot.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.και εβρεξεν εις αυτους μαννα δια να φαγωσι και σιτον ουρανου εδωκεν εις αυτους
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.Та им наваля манна да ядат И даде им небесно жито.
Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara.וימטר עליהם מן לאכל ודגן שמים נתן למו׃

İlgili Sayfalar