Gökkubbe onun üzerine düşmesin.May the firmament not fall upon him.
Koyu bulutlar Ona engeldir, göremez, Gökkubbenin üzerinde dolaşır.›Thick clouds are a covering to him, so that he doesn't see. He walks on the vault of the sky.'
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Can you, with him, spread out the sky, which is strong as a cast metal mirror?
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.The heavens declare the glory of God; and the firmament sheweth his handywork.
Gökkubbe yarıldığı zaman,The heavens split asunder,
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Oni zobaczą chwałę Pana, wspaniałość naszego Boga.”
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Minusta kirjoittaa apostoli: "Minä annan sinulle taivasten valtakunnan avaimet."
Daha yakından bakılırsa bu kürenin aslında Dünya değil, gökkubbe olduğu görülecektir.이들은 그렇게 보일 뿐, 실제로 하늘과 만나는 것은 아니다.
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.지혜 있는 자는 궁창의 빛과 같이 빛날 것이요 많은 사람을 옳은데로 돌아오게 한 자는 별과 같이 영원토록 비취리라
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.И разумные будут сиять, как светила на тверди, и обратившие многих к правде – как звезды, вовеки, навсегда.
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.והמשכלים יזהרו כזהר הרקיע ומצדיקי הרבים ככוכבים לעולם ועד׃
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.والفاهمون يضيئون كضياء الجلد والذين ردوا كثيرين الى البر كالكواكب الى ابد الدهور
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.智 慧 人 必 發 光 、 如 同 天 上 的 光 . 那 使 多 人 歸 義 的 、 必 發 光 如 星 、 直 到 永 永 遠 遠
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.智慧 人 必 發光 、 如同 天上 的 光 . 那 使 多 人 歸義 的 、 必發光如星 、 直 到 永永遠遠
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi:El Buda hizo una clase de efecto especial que la convirtió en un planetario gigante
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi: Evrenin mucizesi.Buddha egy különleges effekttel egy óriási planetáriummá változtatta az egészet, az univerzum csodájává.
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi: Evrenin mucizesi.Budha membuat semacam ilusi, membuat payung itu menjadi planetarium raksasa keajaiban alam semesta.
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi:신통력으로 광대무변한 천문관을 보이셨습니다. 그것 안에는
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi:Ngài trình diễn một hiệu ứng đặc biệt, biến nó thành một mô hình vũ trụ khổng lồ,
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi:הוא ביצע סוג של פעלול, אשר הפך אותן למעין מצפה כוכבים ענק,
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi:أدي نوع من التأثير الخاص الذي حولها الي قبة فلكية
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi:宇宙の神秘を見せるのでした。みんなが見つめるそこでは
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Acaso podes, como ele, estender o firmamento, que é sólido como um espelho fundido?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Dapatkah engkau seperti Allah membentangkan cakrawala dan mengeraskannya seperti logam tuangan atau kaca
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Hai tu forse disteso con lui il firmamento, solido come specchio di metallo fuso
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?¿has extendido con él la bóveda celeste, firme cual espejo de metal laminado
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Hvælver du Himlen sammen med ham, fast som det støbte Spejl?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Izażeś z nim rozpościerał niebiosa, które są trwałe, a zwierciadłu odlewanemu podobne?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?ja, du wirst mit ihm den Himmel ausbreiten, der fest ist wie ein gegossener Spiegel.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?kaarrutatko sinä hänen kanssansa taivaan, joka on vahva kuin valettu kuvastin?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kan du med ham spenne ut himmelen, så fast som et speil av støpt metall?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kan du välva molnhimmelen så som han, så fast som en spegel av gjuten metall?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?네가 능히 그와 함께 하여 부은 거울 같은 견고한 궁창을 펼 수 있느냐
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kunt u de enorme spiegel van de hemel uitspreiden zoals Hij dat doet?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Mondd meg nékünk, mit szóljunk néki? A setétség miatt semmit sem kezdhetünk.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?moreš li ti kakor On razpeti nebeški obok, da trdno stoji kakor zlito zrcalo?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ông có thế trải bầu trời ra với Ðức Chúa Trời chăng? Nó vốn vững chắc như một tấm kính đúc.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ông có thế trải bầu_trời ra với Ðức_Chúa_Trời chăng ? Nó vốn vững_chắc như một tấm kính đúc .
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Peux-tu comme lui étendre les cieux, Aussi solides qu`un miroir de fonte?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Poţi tu să întinzi cerurile ca El, tari ca o oglindă turnată?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Poukaž nám, co bychom řekli jemu; nebo nemůžeme ani řeči zpořádati pro temnost.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Rozťahoval si s ním nebeskú oblohu, však? Silnú, jako liate zrkadlo.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Εξηπλωσας μετ' αυτου το στερεωμα το δυνατον ως κατοπτρον χυτον;
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Можеш ли като Него да разпростреш небето, Което, като леяно огледало е здраво?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ты ли с Ним распростер небеса, твердые, как литое зеркало?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?תרקיע עמו לשחקים חזקים כראי מוצק׃
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?هل صفّحت معه الجلد الممكّن كالمرآة المسبوكة.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?你 豈 能 與 神 同 鋪 穹 蒼 麼 . 這 穹 蒼 堅 硬 、 如 同 鑄 成 的 鏡 子
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?你 豈能與神 同 鋪穹蒼麼.這穹蒼堅 硬 、 如同 鑄成 的 鏡子
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.(18:1) Начальнику хора. Псалом Давида.(18-2) Небеса проповедуют славу Божию, и о делах рук Его вещает твердь.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Al maestro del coro. Salmo. Di Davide
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Az éneklõmesternek; Dávid zsoltára.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Các từng trời rao truyền sự vinh hiển của Ðức Chúa Trời, Bầu trời giải tỏ công việc tay Ngài làm.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Các từng trời rao truyền sự vinh_hiển của Ðức_Chúa_Trời , Bầu_trời giải tỏ công_việc tay Ngài làm .
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Een psalm van David voor de koordirigent.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.För sångmästaren; en psalm av David.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.하늘이 하나님의 영광을 선포하고 궁창이 그 손으로 하신 일을 나타내는도다
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Náčelníkovi speváckeho sboru. Žalm Dávidov.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Os céus proclamam a glória de Deus e o firmamento anuncia a obra das suas mãos.
Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.Přednímu z kantorů, žalm Davidův.