göbeği ile cümle
göbeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Kvaşuba" taşın göbeği anlamına gelmektedir.Donc,Sadjoavato signifie "La cruche en pierre".
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Los que no fueron alcanzados y muertos huyeron despavoridos hacia el desierto.
3. Manipura Çakra (Göbek Çakrası): Göbeğin iki parmak üstündedir (mani: mücevher; pura: şehir).7 ¡Lávate!: vierte agua sobre tus dedos.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Quelli che morirono diventarono i Mainati, quelli invece che sopravvissero diventarono appunto gli Yozi.
Bu iç çamaşırı sayesinde askerin göğsü ve göbeği görünmezdi.In questo lasso di tempo gli uomini non si fanno la barba o i capelli.
Ana bölümlerin dışında kalan bu dört bölüm göbeğin etrafında yer alan dört daire şeklindedir.Quattro camere, incompiute, si trovano ai quattro angoli di questo locale.
Kubbe göbeği ise kalem işi nakışlar ve hat yazılarıyla bezelidir.Seduto, ha in mano i pennelli e la tavolozza.
Tiananmen Meydanı, Pekin’in tam göbeğindedir.Площадь Тяньаньмэнь в Пекине.
Bu iç çamaşırı sayesinde askerin göğsü ve göbeği görünmezdi.من خلال هذا الزي الداخلي كان لا يظهر الصدر والسرة للجندي.
Ayrıca girişiyle göbeğinin çevresine küçük beyaz bir kalp motifi dövdürdü.أيضاً يؤدي إلى ظهور انتفاخ خفيف حول الشعرة.
Savunmanın göbeğinde oynamaktadır.يلعب في قلب الدفاع.
Tellerin yarısı göbeğin bir tarafına, diğer yarısı öbür tarafına uzanır.(هذه القطعة عبارة عن نصف جزء من لوحة، الجزء الآخر في مكان آخر.
Tellerin yarısı göbeğin bir tarafına, diğer yarısı öbür tarafına uzanır.O pano foi aparentemente dobrado sobre si mesmo, metade por cima do homem, a outra metade abaixo.
Yanları göbeğinden daha açık bir renkte olur.Daardoor hebben zij een meer eendachtige bek.
Örneğin, bir efsanede, atmaca, Göğün Göbeği’nden Yer’in Göbeği’ne dikine iner.Dat deed die bijvoorbeeld door een kosmisch ei te openen waaruit de hemel en aarde tevoorschijn kwamen.
Koala ayılarının neden göbeği yok?Waarom hebben koalaberen geen navel?
İnsana benzer, fakat göbeğinde bulunan bir torbanın içinde yavrusunu taşır.Przedstawia ona podobne do lwa, siedzące zwierzę pożerające człowieka (z gęby wystaje ludzka ręka).
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Jej trybutem rozpoznawczym były duże okulary.
Dilinde ve göbeğinde delmeleri bulunmaktadır.Na języku i podniebieniu występują zęby.
Samgyeopsal (Korece: 삼겹살), Kore mutfağında bir ızgara domuz göbeğidir.Mudżudżi (gruz. მუჟუჟი) – danie na zimno z wieprzowiny w galaretce.
Onu göbeği olmadığından tanırlar.Neví, že je zbojnice.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Ξεχωρίζει από τα μεγάλα στρογγυλά γυαλιά που φοράει.
Burada zaman zaman defansın göbeğinde oynasa da çoğu zaman sağ bekte görev yaptı.Det skyldes måske, at han i karrierens begyndelse ofte dækkede den højre midtbane.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Da reiste de døde seg fra gravene og gikk løs på forfølgerne som rømte.
Nokia Lumia 710 gibi, cam göbeği, macenta, siyah ve beyaz renktedir.Seperti Lumia 710, Lumia 610 tersedia dalam warna sian, magenta, hitam dan putih.
Camide iki adet tavan göbeği vardır.Tim có hai buồng bơm.
Yer’in göbeği Yer’in kapısıdır.その郭の門が鷲の門である。
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.死者を支配することもできるため召喚者に何らかの危害を及ぼす事もある。
Göğün göbeği, fani insanlar alemi ile Semavi Âlem’in bir sınırıdır (Uygur tradisyonu).人用ひずと雖も、天其れ諸(これ)を舎(す)てんや。
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.又有一說,塞芒人為了使死者能「真實死亡」,都是實行火葬。
Örneğin, bir efsanede, atmaca, Göğün Göbeği’nden Yer’in Göbeği’ne dikine iner.結果,卻是讓他的職業生涯從天堂直接墜入地獄。
Yer’in göbeği Yer’in kapısıdır.也许那儿就是冥渊大门的所在。
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.천하 (泉下) 황천(黃泉)의 아래라는 뜻으로, 죽어서 가는 저승을 이르는 말.
Nokia Lumia 710 gibi, cam göbeği, macenta, siyah ve beyaz renktedir.루미아 710처럼 사이안, 마젠타, 블랙, 화이트로 출시된다.
Tocantins (Portekizce telaffuzu: /tokɐ̃ˈtʃĩs/), Brezilya'nın göbeğinde bulunan bir eyalettir.טוקנטינס (בפורטוגזית: Tocantins) היא אחת ממדינות ברזיל.
Bart'a Fransa'nın göbeğinde güzel bir şato resmi gösterilir ve hemen gitmeyi kabul eder.Мила мамо, пиша ти някъде от Франция и се надявам, че си добре.
Makas dili Yaslanma rayı Makas göbeği Tavşan ayağı KontrrayКопито Ръка Крак Нокът
Onu göbeği olmadığından tanırlar.Je prekvapený, že nemá klaksón.
"Kvaşuba" taşın göbeği anlamına gelmektedir.Še posebej izraz cloichtheach pomeni kamnita hiša.
Tocantins (Portekizce telaffuzu: /tokɐ̃ˈtʃĩs/), Brezilya'nın göbeğinde bulunan bir eyalettir.Tokantinsas (portug. Tocantins) – valstija Brazilijoje, šalies centrinėje dalyje.
Kazaklar, Asya'nın ortasında Türk Dünyasının göbeğinde yer almaktadır.Iš esmės pusiasalis sutampa su Turkijos valstybės ribomis Azijos žemyne.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Ale jesteśmy w środku miasta, więc pułkownik się hamuje.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Everstin on varottava liekkejään kaupungissa.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Ma siamo in mezzo alla città, e il colonnello deve andarci piano con le fiamme.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Men vi är mitt i stan så han måste ta det lugnt.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Men vi er midt i byen, så han må tage det roligt.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Но мы в центре города, и полковник должен сдерживать пламя.
Ama şehrin göbeğindeyiz.Mas estamos no meio da cidade,
Ama şehrin göbeğindeyiz.Pero estamos en medio de la ciudad.
Ama şehrin göbeğindeyiz.Αλλά είμαστε στο κέντρο της πόλης.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Acolo de unde vin eu, o numim Delhi-belly, ca un fel de moștenire a fostului imperiu.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Bei mir zu Hause nennen wir es "Delhi-Bauch", ein Vermächtnis des Kolonialreichs.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Da dove vengo io, la chiamiamo pancia di Delhi, come il lascito di un impero.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".De donde yo vengo, lo llamamos vientre de Delhi, como un legado del imperio.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Di tempat asal saya, ini disebut "perut" Delhi, sebuah peninggalan dari kerajaan.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Là d'où je suis originaire, nous appelons ça avoir le ventre à Delhi, un héritage de l'Empire britannique.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Ở chỗ tôi, giữa Delhi, như một di sản về đế chế.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Tam, skąd pochodzę, nazywamy to Delhi belly jako spuściznę imperium.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".U nás doma říkáme "mám v bříšku jako v Dílí", na počest onoho impéria.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Waar ik vandaag kom, noemen we het Delhidarmen, een erfenis van het Britse Rijk.