göbeği ile cümle

göbeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Belediye Konağı şehrin göbeğinde.The city hall is in the center of the city.
Yıllarca süren aşırı içki John'da bir bira göbeği yaptı.Years of heavy drinking has left John with a beer gut.
Tom elmanın göbeğini nasıl çıkaracağını gösterdi.Tom demonstrated how to core an apple.
Tom'un bir bira göbeği var.Tom has a beer belly.
Onun göbeği bana Japonya'dan gelen düz ve güzel kartpostalları hatırlatıyor.His belly reminds me of postcards from Japan - flat and pretty.
O, göbeğini deldirdi.She got her belly button pierced.
O göbeğini deldirdi.She got her navel pierced.
Onun bir göbeği vardır.He has a potbelly.
Tom'un kocaman bir göbeği var.Tom has a potbelly.
Bu sıcak yaz gününde Mary göbeği açık tişört giydi.On this hot summer day, Mary wore a midriff-baring T-shirt.
Bak, bir çiçek dövmesi yaptırdım. İşte, göbeğimin üzerinde.Look, I got a flower tattoo here on my belly.
Mary göbeğini deldirmek istiyor.Mary wants to get her navel pierced.
Fadıl'ın büyük bir göbeği yoktu.Fadil didn't have a big belly.
Bir bira göbeğim var.I have a beer belly.
Tom'un göbeği var.Tom has a pot belly.
Göbeğin küçülüyor.Your belly is getting smaller.
Tom'un biraz göbeği var.Tom has a bit of a belly.
Tom'un hafif göbeği var.Tom has a bit of a belly.
Bir bikini için, uylukların üstünde ve göbeğin altında kıl olurdu.For a bikini, it would be hair at the top of the thighs and under the navel.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.All who have died will be resurrected bodily from the dead for the Last Judgment.
Şehrin göbeğinde, Eyfel Kulesi'nin gölgesinde ise Passy Mezarlığı bulunmaktadır.At the heart of the city, and today sitting in the shadow of the Eiffel Tower, is Passy Cemetery.
Stat şehrin göbeğine İzmir, Güzelyalı'ya yapılıyor.Western media idolizes thin, beautiful woman.
Nokia Lumia 710 gibi, cam göbeği, macenta, siyah ve beyaz renktedir.Like the Lumia 710, it comes in cyan, magenta, black and white.
Dünyayı yaratan Kara Han, dünyanın tam göbeğine (merkezine) dokuz dallı bir çam ağacı diker.Kāne, the creator god, descended to earth on a rainbow and explained Nu'u's mistake.
Tocantins (Portekizce telaffuzu: /tokɐ̃ˈtʃĩs/), Brezilya'nın göbeğinde bulunan bir eyalettir.Tocantins (Portuguese pronunciation: A) is one of the states of Brazil.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.She cuts the umbilical cord with a stick, and ties it with her own hair.
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:Instead of pointing out her husband's growing gut or suggesting he go for a run, she might say,
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.The only way he could get around was crawling on his belly like this.
Siz gidip,göbeğinizi aldırabilirsiniz.So you could go in, you could get your tummy-tuck.
Göbeğindeki ışık organları yanıp sönüyor, yüzgeç ışıkları.It's got light organs on its belly that are flashing, fin lights.
Göbeğine vur.Slap your tummy
Bira göbeğin, formunu mahvediyor.Your beer belly is destroying the form.
Göbeğin nerede?Where is your navel?
Koroner damarlarında bira göbeği var.He's got a beer belly in his coronary arteries.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Where I come from, we call it Delhi belly, as a legacy of empire.
Göbeğim büyümüş mü?JanDi? Has my stomach gotten bigger?
‹‹Yüzü semirdiği, Göbeği yağ bağladığı halde,because he has covered his face with his fatness, and gathered fat on his thighs.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Destructive forces are within her. Threats and lies don't depart from her streets.
Cam GöbeğiCyan
Sofya'nın göbeğindeki bir heykel, kısa fakat tartışmalı bir makyajdan geçti.A monument in the heart of Sofia gets a brief but controversial makeover.
Yapı, günümüz Sofya'nın tam göbeğinde yer alıyor.The site is located in the heart of modern-day Sofia.
Sighisoara, Transilvanya'nın göbeğinde önemli bir turizm merkezi.Sighisoara is a major tourist destination in the heart of Transylvania.
Boynundan göbeğine doğru inen uzun tüyler vardır.He has long al-masrubah which means hair growing from neck to navel.
Göbek etrafına, göbeği çevredeki deriden kurtarmak için başka bir kesi yapılır.Another incision is made to free the navel from the surrounding skin.
Göbek için yeni oluşturulan noktaya göbeğin dikildiğine dikkat edin.Note the "neo"-umbilicus (belly button) that was reattached to a newly created hole.
Liftra Blade Dragon rüzgar türbin göbeğine kanat takıyor . [1] [2]Liftra Blade Dragon installing a single blade on wind turbine hub.[88][89]
Bu nedenle rotorun göbeği ile jeneratör arasına dişli kutusu yerleştirilir.Therefore, a gearbox is inserted between the rotor hub and the generator.
Bir rüzgar türbininin göbeği yerine takılıyorA Wind turbine hub being installed
Bisikletin tekerlek göbeği motordur.The bicycle wheel hub is the motor.
Hem karın kası oluşturmayı hem de göbeği sıkılaştırmayı sağlar.It allows both building six-pack abs, and tightening the belly.
Maliki, Şafii, Hanefi ve Hanbeli mezhepleri göbeğin dahil olduğunu gözlemlemektedir.The Maliki, Shafi'i, Hanafi and Hanbali schools of thought observe that the navel is included.
Göğün göbeği, fani insanlar alemi ile Semavi Âlem’in bir sınırıdır (Uygur tradisyonu).Getragen wird der Himmel vom Süßwasserozean, dem Abzu, in dem der oberste Gott Enki (Ea) wohnt.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Teilweise lässt man sie auch stehend absterben, etwa nach Entfernen der Rinde (Ringelung).
İnsana benzer, fakat göbeğinde bulunan bir torbanın içinde yavrusunu taşır.Denn es gehet dem Menschen wie dem Vieh (aus Prediger Salomo, Kap.
Yanları göbeğinden daha açık bir renkte olur.Sie ist flacher als eine Halbkreisbogenbrücke (siehe untenstehende Abbildung).
Onu göbeği olmadığından tanırlar.Hören kann sie diese nicht, da sie taub ist.
Bu eksen “Göğün göbeği” ile “Yer'in göbeği” arasında yer alır.Cela instaure la "base" de la relation entre Ciel et son diable.
Ana bölümlerin dışında kalan bu dört bölüm göbeğin etrafında yer alan dört daire şeklindedir.Tout ce que vous connaissez, ce sont les quatre murs de votre cellule.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Il porte des grosses lunettes cul-de-bouteille.
Göğün göbeği Asya Şamanizm’indeki sembolik bir kavramın adıdır.Son épée est une épée de glace du nom de Setsugekka.

İlgili Sayfalar