göğsü ile cümle

göğsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Avtomatı sıktın göğsüne Demir elbise giyiyor, Vezir!Φοράει ελληνική παραδοσιακή φορεσιά, ξεκούμπωτη στο στήθος.
Fakat haykırmalar devam etmektedir ve Sawyer onu kafasından değil göğsünden vurmuştur.Skrigene fortsætter dog, og Sawyer afslører at han skød ham i brystet, ikke i hovedet.
Derin ve geniş bir göğsü vardır.Brystet er dybt og bredt.
"İspanyol karaktere karşı göğsümüz açık"."Den spanske syges hærgen afsløret".
Yazın göğsün pembe bir renklenmesi vardır.I sommerdragten er brystet svagt lyserødt.
Biri kağıda yazılıdır, kişinin göğsüne konulacak.Samtlige fik et papir fæstet til brystet.
Göğsüm ağrıyor.Jeg har ondt i brystet.
Boğazı ve göğsü beyazdır.Halsen og brystet er hvitaktig.
Erkeğin, gri bir başı ve göğsü, portakal rengi yüzü ve gri göğüs bandı vardır.Hannen har grått hode og bryst, oransje fjes og et grått brystbånd.
Derin ve geniş bir göğsü vardır.Brystet skal være bredt og dypt.
Bu kez göğsüne darbe almıştır.Han hadde tidligere såret henne alvorlig i brystet.
Albay Kannengiesser, bu çatışmada göğsünden yaralanmıştır.Greven av Mercy ble skadet i denne fasen av slaget.
Gueffroy göğsüne 10 kurşun isabet ederek öldü.Castellano ble skutt seks ganger i brystet.
Mustafa Cambaz, göğsünden iki kurşunla vurularak öldürüldü.Ascheberg ble skadet av to skudd i armen.
Kolları kısaydı ve göğsüne bağlılardı.Hendene var sammenknyttet mot brystet.
Göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım.Han ble funnet med en kniv i brystkassen.
Biri kağıda yazılıdır, kişinin göğsüne konulacak.Samtlige fikk et papir festet til brystet.
Elleri ve göğsünden itibaren tüm vücudu bu felçten etkilendi.Terlepas dari leher dan kepala, seluruh tubuhnya terbungkus Regalia.
1934 yılında göğsünü yedi makas darbesiyle keserek intihar etti.Pada tahun 1592, suaminya menusuk dirinya dengan tujuh luka tusukan.
Boğazı ve göğsü beyazdır.Tenggorokan dan dada putih.
Göğsüne yerleştirdiği yassı bir taşa vurarak kabuklarını kırar.Di antara siksaan yang dia alami adalah memotong payudaranya dengan penjepit.
Dağın içine gizlice girdikten sonra Bilbo, Smaug ile konuşur ve onun göğsündeki zayıf noktayı keşfeder.Mereka akhirnya menemukan pintu tersembunyi ke gunung dan Bilbo masuk dan bertemu naga Smaug.
Avını karnından değil de boyun ve göğsünden yemeye başlar.Nó bắt đầu ăn ở cổ và ngực, thay vì ở giữa.
34 yaşında Los Angeles'ta göğsüne aldığı iki bıçak darbesiyle öldü.Smith qua đời ở tuổi 34 tại Los Angeles, California với 2 nhát dao trên ngực.
7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu.Conan Doyle được tìm thấy đang ôm chặt ngực trong vườn nhà ngày 7 tháng 7 năm 1930.
Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.Vây ngực nhọn chưa tới vây bụng.
O yaz Jesse göğsünden ağır bir şekilde yaralandı.Elliot bị thương rất nặng ở vùng ngực.
Derin ve geniş bir göğsü vardır.Ngực rộng và sâu.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Đầu và đai vai (vây ngực) được che phủ bằng các xương da lớn.
Bakire Meryem bir göğsü açık olarak vurgulanmaktadır.Dòng Khiết Tâm Đức Mẹ.
Bu kez göğsüne darbe almıştır.彼女は彼の胸に飛び込んだ。
Nefes darlığı şikayeti olan Hacı Jamhari, rahatlamak için göğsüne karanfil yağı sürermiş.胸の痛みに苦しんでいたジャマーリは痛みを抑えるために自身の胸にクローブオイルを擦り付けていた。
Bir tanesi gögsünden çıkmıştır.うち1人が自決。
Erkeklerin göğsündeki siyah leke bayağı serçeninkinden daha geniştir.胸の黒い帯は雄の方が太い傾向がある。
Boğazı ve göğsü beyazdır.喉と胸は白い。
Bu nedenle de sol göğsünün üst tarafında ameliyat izi bulunmaktadır.その為か、左下腹部に大きな手術跡がある。
Ben dizginlere yapışınca göğsümden itti.押したらしっかりと胸を元に戻す。
İbriği göğsüne bastırmış bir halde kalakaldı.教育勅語はその胸に抱かれて無事だった。
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır, Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşândır?為此,他們亡命天涯,他們的命運究竟會如何呢? 増淵 飛雄(ますぶち トビオ) 主角。
Avını karnından değil de boyun ve göğsünden yemeye başlar.它们先吃颈部和胸部,而不是上腹部。
Göğsünden sağaltıcı özelliği olan bir süt verir.因為優喜歡大胸部而開始喝牛乳。
Göğüs muayenesi normal olabilir ancak etkilenen bölgede göğsün genişlemesinde azalma görülebilir.患者的胸腔檢查結果可能正常,但是也可發現患病側胸腔擴張下降。
Diğer harekâtçılar kadınları tutarak oradan uzaklaştırırken, bir kısmı da bin Ladin'i göğsünden vurdu.曾數度與「冥王星」的成員交手,雖曾擒拿塞伯拉斯但後來卻被其逃脫。
Yazın göğsün pembe bir renklenmesi vardır.在夏季時,其皮毛顏色為紅色。
Göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım.胸部有一道大大的刀傷。
Doktor işe başlar ve Rush'in göğsünü açar.霍斯打开了胸口,尝试将查莉推到他胸口中。
İnsan göğsünün morfolojik yapısı ergenliğe kadar erkek ve kadınlarda aynıdır.男性和女性在兒童時的乳房形態結構是相同的。
Yalnız "er ahladı" sözü vardır; ‘adamcağız göğsünü geçirdi, ah dedi, ahladı.’ demektir."분(bún)"은 "얇은 쌀국수"를 뜻하며, "보(bò)"는 "쇠고기"라는 뜻이다.
Bu nedenle de sol göğsünün üst tarafında ameliyat izi bulunmaktadır.그래서인지 왼쪽 하복부에 큰 수술 자국이 있다.
Göğsü işlemelidir.가슴이 뛴다.
Avını karnından değil de boyun ve göğsünden yemeye başlar.אז, הוא יחל באכילת הצוואר והחזה, ולא במרכז הגוף דווקא.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.הגב, הזרועות והגחון מכוסים בקשקשים רחבים.
Sırtı ve göğsü gridir.הראש והחזה חומים-אפורים.
Bu nedenle de sol göğsünün üst tarafında ameliyat izi bulunmaktadır.יש לי עדיין צלקת ארוכה ברגל שמאל.
Fakat haykırmalar devam etmektedir ve Sawyer onu kafasından değil göğsünden vurmuştur.ג'יל מכניעה אותם, אך סידני יורה בה בחזה והורגת אותה.
Bu kez göğsüne darbe almıştır.לאחר מכן דקרו אותו בחזה.
Kanserli sağ göğsü çıkartmak için yapılan göğüs ameliyatından birkaç ay sonra Astell 1731’de öldü.אסטל מתה ב-1731, מספר חודשים לאחר שעברה ניתוח כריתת שד בשל גידול שפשה בחזה.
Göğsü turuncu ve karnı beyazımsıdır.החזה כתום-ערמוני והבטן לבנה.
24 Aralık'ta Bouziane'de Muhammed Ammari polis tarafından vurularak göğsünden ağır yaralandı.На 24 декември, Мохамед Аммари е застрелян фатално в гърдите от полицията в Бузиане.
O yaz Jesse göğsünden ağır bir şekilde yaralandı.Джеси страна от сериозна рана в гърдите същото лято.

İlgili Sayfalar