göğsü ile cümle
göğsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Meryem Ana da ellerini aynı şekilde göğsüne koymuş, aynı şekilde meleğin gösterdiği saygıyı yansıtıyor.I Mariiny ruce jsou překřížené.
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.A on odpočívaje na prsech Ježíšových, řekl jemu: Pane, kdo jest?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.A on położywszy się na piersiach Jezusowych, rzekł mu: Panie! któryż to jest?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.A on privinúc sa k hrudi Ježišovej povedal mu: Pane, kto je to?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Aquele discípulo, recostando-se assim ao peito de Jesus, perguntou-lhe: Senhor, quem é?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Az pedig a Jézus kebelére hajolván, monda néki: Uram, ki az?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Denn derselbe lag an der Brust Jesu, und er sprach zu ihm: HERR, wer ist's?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Ed egli reclinandosi così sul petto di Gesù, gli disse: «Signore, chi è?»
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Entonces él, recostándose sobre el pecho de Jesús, le dijo: --Señor, ¿quién es
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Et ce disciple, s`étant penché sur la poitrine de Jésus, lui dit: Seigneur, qui est-ce?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Han heller sig da op til Jesu bryst og sier: Herre! hvem er det?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Han lutade sig då mot Jesu bröst och frågade honom: »Herre, vilken är det?»
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Johannes boog zich naar Jezus toe en vroeg: "Here, wie doet dat dan?"
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.그가 예수의 가슴에 그대로 의지하여 말하되 주여 누구오니이까
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Maka pengikut itu merapat pada Yesus, dan bertanya, "Siapa dia, Tuhan?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Men denne bøjer sig op til Jesu Bryst og siger til ham: "Herre! hvem er det?"
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Niin tämä, nojautuen Jeesuksen rintaa vasten, sanoi hänelle: "Herra, kuka se on?"
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.On se nasloni, kakor je, Jezusu na prsi ter mu reče: Gospod, kdo je?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Şi ucenicul acela s'a răzemat pe pieptul lui Isus, şi I -a zis: ,,Doamne, cine este?``
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Vậy , người nghiêng_mình trên ngực Ðức_Chúa_Jêsus , hỏi rằng : Lạy_Chúa , ấy_là ai ?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Vậy, người nghiêng mình trên ngực Ðức Chúa Jêsus, hỏi rằng: Lạy Chúa, ấy là ai?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Και πεσων εκεινος επι το στηθος του Ιησου, λεγει προς αυτον Κυριε, τις ειναι;
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Он, припав к груди Иисуса, сказал Ему: Господи! кто это?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.Пригорнувшись той до грудей Ісусових, каже Йому: Господи, хто се?
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.ויפל על לב ישוע ויאמר אליו אדני מי הוא׃
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.فاتكأ ذاك على صدر يسوع وقال له يا سيد من هو.
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.那 門 徒 便 就 勢 靠 著 耶 穌 的 胸 膛 、 問 他 說 、 主 阿 、 是 誰 呢
O da İsanın göğsüne yaslanmış durumda, ‹‹Ya Rab, kimdir o?›› diye sordu.那 門徒 便 就 勢 靠著 耶穌 的 胸膛 、 問他說 、 主阿 、 是 誰呢
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.A był jeden z uczniów jego, który się był położył na łonie Jezusowem, ten, którego miłował Jezus.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.A jeden z jeho učeníkov, ktorého miloval Ježiš, súc za stolom bol opretý na hrudi Ježišovej;
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Byl pak jeden z učedlníků Ježíšových, kterýž zpolehl na klíně jeho, jehož miloval Ježíš.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Egy pedig az õ tanítványai közül a Jézus kebelén nyugszik vala, a kit szeret vala Jézus.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.En av hans disipler satt til bords ved Jesu side, han som Jesus elsket;
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Es war aber einer unter seinen Jüngern, der zu Tische saß an der Brust Jesu, welchen Jesus liebhatte.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Ja eräs hänen opetuslapsistaan, se, jota Jeesus rakasti, lepäsi aterioitaessa Jeesuksen syliä vasten.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.예수의 제자 중 하나 곧 그의 사랑하시는 자가 예수의 품에 의지하여 누웠는지라
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Men der var en iblandt hans Disciple, som sad til Bords ved Jesu Side, han, hvem Jesus elskede.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Nu var där bland lärjungarna en som låg till bords invid Jesu bröst, den lärjunge som Jesus älskade.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Ora, achava-se reclinado sobre o peito de Jesus um de seus discípulos, aquele a quem Jesus amava.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Ora uno dei discepoli, quello che Gesù amava, si trovava a tavola al fianco di Gesù
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Pengikut yang dikasihi Yesus duduk di sebelah Yesus
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Rechts van Jezus zat Johannes, Zijn beste vriend.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Slonel je pa za mizo na naročju Jezusovem eden učencev njegovih, ki ga je Jezus ljubil.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Un des disciples, celui que Jésus aimait, était couché sur le sein de Jésus.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Uno de sus discípulos, a quien Jesús amaba, estaba a la mesa recostado junto a Jesús
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Unul din ucenici, acela pe care -l iubea Isus, stătea la masă culcat pe sînul lui Isus.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Vả , có một môn_đồ dựa vào ngực Ðức_Chúa_Jêsus , tức_là người mà Ngài yêu .
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Vả, có một môn đồ dựa vào ngực Ðức Chúa Jêsus, tức là người mà Ngài yêu.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Εκαθητο δε κεκλιμενος εις τον κολπον του Ιησου εις των μαθητων αυτου, τον οποιον ηγαπα ο Ιησους.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.А Симон Петър стоеше и се грееше; и рекоха му: Не си ли и ти от Неговите ученици? Той отрече казвайки: Не съм.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Був же за столом один із учеників Його на лонї Ісусовім, котрого любив Ісус.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.Один же из учеников Его, которого любил Иисус, возлежал у груди Иисуса.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.ואחד מתלמידיו מסב על חיק ישוע אשר ישוע אהבו׃
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.وكان متكئا في حضن يسوع واحد من تلاميذه كان يسوع يحبه.
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.有 一 個 門 徒 、 是 耶 穌 所 愛 的 、 側 身 挨 近 耶 穌 的 懷 裡
Öğrencilerinden biri İsanın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.有 一 個 門徒 、 是 耶穌所愛 的 、 側身 挨近 耶穌 的 懷裡
O hızla, hevesle başını göğsünün üzerine battı, oda Pacing ve onun arkasında ellerini sıktı.Bil je pacing sobo hitro, željno, s svojo glavo potopila na prsi in njegovo prekrižala roke za njim.
O hızla, hevesle başını göğsünün üzerine battı, oda Pacing ve onun arkasında ellerini sıktı.Był chodzić po pokoju szybko, chętnie, z głową opuszczoną na piersi i jego rękami założonymi za nim.
O hızla, hevesle başını göğsünün üzerine battı, oda Pacing ve onun arkasında ellerini sıktı.Er schritt den Raum schnell, eifrig, mit dem Kopf auf die Brust gesunken und seine Hände hinter ihm.
O hızla, hevesle başını göğsünün üzerine battı, oda Pacing ve onun arkasında ellerini sıktı.Han var pacing rummet hurtigt, ivrigt, med hovedet sunket på hans bryst og hans hænderne foldet bag ham.