göğsü ile cümle
göğsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.Não guia com o peito, que exige que se incline para a frente.
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.Nem a mellkasával vezetett, amihez előre kellene hajolni.
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.Non guida con il petto, che richiede di sporgersi in avanti.
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.Не водеше с гърди, което изисква да се наведеш напред.
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.הוא לא הוביל עם החזה, מה שדורש להישען קדימה.
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.انه لا يؤدي دور القيادة على صدره ، الأمر الذي يتطلب انك تميل الى الامام.
Göğsüyle yönlendirmiyordu, ki o öne doğru eğilmeyi gerektirir.私のつま先の力では
Göğsü yukarı bakıyor.Su torso se levanta.
Göğsü yukarı bakıyor.А тілом вона підіймається.
Göğsü yukarı bakıyor.Торс устремлен вперед, немного повернут вокруг своей оси.
Göz kapaklarını aşağıya indirirdim. Diline bakardım. Göğsüne vurup, kalbini dinlerdim.Lehúztam a szemhéját, megnéztem a nyelvét, megkopogtattam a mellkasát, meghallgattam a szívét.
Göz kapaklarını aşağıya indirirdim. Diline bakardım. Göğsüne vurup, kalbini dinlerdim.Podíval jsem se na oční víčka, na jazyk, poklepal a poslechl jsem hruď, poslechl srdce.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.Cuando ataca por la izquierda, expone su pecho... y ahí debes atacar.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.De fiecare dată, atacă din stânga şi îşi expune pieptul, atunci trebuie să ataci.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.Elke keer valt hij van zijn linkerzijde aan en stelt zijn borst bloot, Dat is wanneer u aanvalt.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.Mỗi lần, ông tấn công từ trái và lộ ngực của mình, đó là khi bạn tấn công.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.Pokaždé, když zaútoèí zleva a odkryje svou hruï, tak útoè.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.Vsakič, ko te napade z leve, izpostavi svoja prsa. Takrat napadi.
Herzaman, göğsünün solundan saldırıyor, işte senin saldıracağın zaman.Κάθε φορά, επιτίθεται από τα αριστερά και αφήνει εκτεθειμένο το στήθος του, τότε να επιτίθεσαι.
Hissediyorum. Göğsüm çökmeye başladı.Benar dadaku terasa longgar.
Hissediyorum. Göğsüm çökmeye başladı.Cítím, můj hrudník se začal prohýbat.
Hissediyorum. Göğsüm çökmeye başladı..بلا, قلبي بدأ يغوص
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Aquí tenemos una hermosa mama humana.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Ecco qui un bel seno umano.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Hier is een mooie mensenborst.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Hier ist eine hübsche menschliche Brust.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Iată un sân minunat.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.여기 인간 유방 사진이 있는데요.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Portanto, aqui está uma encantadora mama humana.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Tutaj mamy piękną, ludzką pierś.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Vì vậy, đây là một nhũ hoa dễ thương.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Voici un joli sein humain.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Ορίστε λοιπόν ένα όμορφο ανθρώπινο στήθος.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.Вот прелестная женская грудь.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.И така, ето една прекрасна човешка гърда.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.הנה שד אנושי יפה.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.لذا، هذا صدر بشري جميل.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.外側からは見慣れていますが
Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Jesse ha di nuovo la sensazione della mano.
Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.어떤것이 제시씨의 가슴을 누르면 그가 없어진 손을 느끼기 시작했어요.
Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.אם נגעת בחזה של ג'סי הוא הרגיש את ידו החסרה.
Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.كلما لمسنا جيسي في صدره ، شعر بلمسةِ في يده المفقودة.
Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.失った手を感じました 手の感覚が胸に戻ったのです
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek. -Anlaşıldı mı?Si alguien entra por esa puerta, le mete balazos. -¿Entiende?
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Dacă intră cineva pe uşă, îi tragi două în piept şi unul în cap.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Da, gospod. Če se kdo pojavi na vratih, daj mu 2 strela v prsi in enega v glavo.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Jak někdo vejde do dveří, střelte mu dvě do hrudě a jednu do hlavy.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.- Korporal Smith er ramt. Vent, 25.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Quem entrar por aqueIa porta, Ieva 2 no peito e 1 na cabeça.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Zrozumiałem. De Tomaso z ludźmi jest na płd-wsch narożniku.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Οποιος περάσει, θα φάει δύο στο στήθος και μία στο κεφάλι.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.Ако някой премине през тази вратата, застреляй го с два в гърдите и един в главата.
Kapıdan giren olursa iki tane göğsüne, bir tane de başına yiyecek.כל מי שייכנס דרך הדלת .יחטוף שניים בחזה ואחד בראש
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Było z nim kiepsko, a czas uciekał.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Evoluţia era spre rău şi timpul îi expira.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Las cosas no iban bien para el Sr. Wright, el tiempo se le acababa.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Le cose non si mettevano bene per il Signor Wright, era proprio agli sgoccioli.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Τα πράγματα δεν πήγαιναν καλά για τον κο Ράιτ και ο χρόνος του τελείωνε.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Дела обстояли у мистера Райта не очень хорошо, времени оставалось мало.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.אז, דברים לא הלכו כמו שצריך למר רייט, הזמן באמת נגמר.