göğüs ile cümle
göğüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.In vsi ljudje, ki so se sešli to gledat, ko vidijo, kaj se godi, si trkajo na prsi ter se vračajo.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.이를 구경하러 모인 무리도 그 된 일을 보고 다 가슴을 두드리며 돌아가고
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.А всичките множества, надошли на това зрелище, като виждаха какво стана, връщаха се биещи се в гърди.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.И весь народ, сшедшийся на сие зрелище, видя происходившее, возвращался, бия себя в грудь.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.І ввесь народ, що зійшов ся на сю дивовижу, побачивши, що сталось, бючи себе в груди, вертав ся.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.וכל המון העם אשר התאספו יחד למראה הזה בהביטם אל כל אשר נעשה תופפו על לבביהם וישובו׃
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.وكل الجموع الذين كانوا مجتمعين لهذا المنظر لما ابصروا ما كان رجعوا وهم يقرعون صدورهم.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.聚 集 觀 看 的 眾 人 、 見 了 這 所 成 的 事 、 都 捶 著 胸 回 去 了
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.聚集觀 看 的 眾人 、 見 了 這 所 成 的 事 、 都 捶著 胸 回去 了
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.Apoi, trebuie să înfruntați posibile ridiculizări publice de genul -- e o nebunie, nu va merge niciodată.
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.Después hay que afrontar el posible ridículo público del tipo: es una idea absurda, nunca funcionará.
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.그런 다음 "말도 안되는 일이다. 절대 안 될 것이다."라는 사람들의 비웃음을 받아야 합니다.
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.Pak se musíte vystavit potenciálnímu veřejnému výsměchu, -- je to šílený nápad, tohle nikdy nebude fungovat.
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.Poi dovete affrontare il rischio del ridicolo presso il pubblico "è un'idea folle, non funzionerà mai"
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.Затем придётся устоять перед публичными насмешками, что это сумасшедшая идея и это никогда не сработает.
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.אז, תצטרכו לעמוד בפני לעג הציבור בנוסח "זה רעיון הזוי, זה לעולם לא יעבוד".
Ondan sonra "Bu fikir saçma" gibi dalga geçmeleri göğüslemelisiniz.「馬鹿なアイデアだ」 「うまくいくわけがない」 それから人々を説得して
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,A fõemberek pedig hozának ónix köveket, foglalni való köveket az efódhoz és a hósenhez.
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,A kniežatá doniesly onychínové kamene a kamene na vysádzanie na efod a náprsník,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Các bực tôn trưởng trong dân sự đem bích ngọc và các thứ ngọc khác để khảm cho ê-phót và bảng đeo ngực;
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Các bực tôn trưởng trong dân_sự đem bích_ngọc và các thứ ngọc khác để khảm cho ê - phót và bảng đeo ngực ;
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,De leiders van het volk brachten onyxstenen en andere kostbare stenen voor de efod en het borststuk,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Die Fürsten aber brachten Onyxsteine und eingefaßte Steine zum Leibrock und zum Schild
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Fruntaşii poporului au adus pietre de onix şi alte pietre pentru efod şi pieptar;
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,I capi portarono le pietre di ònice e le pietre preziose da incastonare nell'efod e nel pettorale
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Knezi so pa prinesli onihovih kamenov in dragega kamenja, ki se ž njim obloži naramnik in naprsnik,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Knížata pak přinášeli kamení onychinové, a jiné kamení k vsazování do náramenníku a náprsníku,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,모든 족장은 호마노와 및 에봇과 흉패에 물릴 보석을 가져 왔으며
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Los jefes trajeron piedras de ónice y piedras de engaste para el efod y el pectoral
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Mutta päämiehet toivat onyks-kiviä ja muita jalokiviä kasukkaa ja rintakilpeä varten,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Och hövdingarna buro fram onyxstenar och infattningsstenar, till att användas för efoden och för bröstskölden,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Og høvdingene bar frem onyksstenene og de andre edelstener til å sette på livkjortelen og på brystduken,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Og Øversterne kom med Sjohamstenene og Ædelstenene til Indfatningen på Efoden og Brystskjoldet
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Os príncipes traziam pedras de berilo e pedras de engaste para o éfode e para o peitoral,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Para pemimpin membawa permata delima dan permata-permata lain untuk ditatah pada efod dan tutup dada
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,Przełożeni zasię przynosili kamienie onychiny, i kamienie do osadzania naramiennika i napierśnika.
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,А началниците принесоха ониксовите камъни и камъните за влагане на ефода и на нагръдника,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,князья же приносили камень оникс и камни вставные для ефода и наперсника,
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,והנשאם הביאו את אבני השהם ואת אבני המלאים לאפוד ולחשן׃
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,والرؤساء جاءوا بحجارة الجزع وحجارة الترصيع للرداء والصدرة
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,眾 官 長 把 紅 瑪 瑙 、 和 別 樣 的 寶 石 、 可 以 鑲 嵌 在 以 弗 得 與 胸 牌 上 的 、 都 拿 了 來
Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,眾官長 把 紅 瑪瑙 、 和 別樣 的 寶石 、 可以 鑲嵌 在 以弗 得 與 胸牌 上 的 、 都 拿 了來
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."bestiami bez domów" pisze dalej: "są to również ludzie bez głów, mający usta i oczy na klatce piersiowej."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Es sind auch Menschen ohne Köpfe, die Mund und Augen in ihrer Brust haben."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."He ovat myös päättömiä ihmisiä, joiden suu ja silmät ovat heidän rinnassaan".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Het zijn ook mensen zonder hoofden, die hun mond en ogen in hun borst hebben."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."이들은 머리가 없고, 눈과 입이 젖통에 달려있다" 라고 썼습니다.
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Queste persone non hanno neanche la testa, le loro bocche e i loro occhi sono nei loro seni."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Também há pessoas sem cabeça, "que têm a boca e os olhos nos seios".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Tampoco tienen cabezas, tienen la boca y los ojos en sus pechos".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Ещё они люди без голов, у которых рот и глаза — на груди".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Има също и хора без глави, чиито усти и очи са в гърдите им."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor.הוא כותב, "מדובר באנשים חסרי ראשים, שעיניהם ופיהם נמצאים בחזה".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor.يكتب، " أنهم أيضاً أناس من دون رؤوس، أفواههم وعيونهم في صدورهم."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor.口と目がある人間である" と書いています これを読むたびに笑ってしまいます
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Jesteśmy tak twardzi... że nie chcemy przyznać, że piekielnie nas boli w klatce piersiowej.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.왜냐하면 우리는 아주 용감하니까요. 우리는 아~주 용감한 사람들이잖아요. 그래서 무지막지하게 아픈 흉통이 있다는 것도 인정하기가 싫은 거겠지요.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Noi siamo molto coraggiosi, e non vogliamo ammettere che ho un dannatissimo dolore al petto.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Nous sommes très courageux. et nous ne voulons pas admettre qu'on a un mal de chien à la poitrine.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Somos muito corajosos e não queremos reconhecer que temos uma dor terrível no peito.