göğüs ile cümle

göğüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.'Maar,' zei ze, 'Ze hebben mijn borsten niet aangeraakt.'
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Ma", disse, "ma non mi toccavano il seno".
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi."Mais", dit-elle, "mais ils n'ont pas touché mes seins."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Men," sade hon, "de tog inte på mina bröst."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Men," sagde hun, "men de rørte ikke mine bryster."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Namun," katanya, "mereka tidak menyentuh payudara saya."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Nhưng," cô ấy nói, "họ hoàn toàn không chạm vào ngực mình."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Pero", dijo, "ellos no tocaban mis senos".
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi."um rececionista que nos levava de um lado para o outro. "Mas não me tocaram nas mamas."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Αλλά," μου είπε, "αλλά κανείς ποτέ δεν άγγιξε το στήθος μου."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi."Но," каза тя, "те изобщо не преглеждаха гърдите ми"
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.Но," - она сказала - "они не прикасались к моей груди".
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.אבל, היא אמרה, "הם לא נגעו בשדיי."
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.ولكن" قالت: "ولكنهم لم يلمسوا ثديي".
"Ama göğüslerime dokunmadılar." diye ekledi.そこでは 胸に一度も触わらなかったの」 胸に触る必要さえなかったと
Ama göğüslerini unut.Aber vergiss ihre Brüste.
Ama göğüslerini unut.Ale mniejsza o piersi.
Ama göğüslerini unut.Dar lăsaţi sânii.
Ama göğüslerini unut.하지만 그녀 가슴은 잊어버려.
Ama göğüslerini unut.Maar vergeet die borsten.
Ama göğüslerini unut.Ma lasciamo perdere il suo seno.
Ama göğüslerini unut.Pero olvida sus pechos.
Ama göğüslerini unut.Но забрави гърдите й.
Ama göğüslerini unut.Но забудь о её грудях.
Ama göğüslerini unut.אבל בואו נעזוב את השדיים.
Ama göğüslerini unut.لكن لتنسى ثدييها
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ale ty bądź czułym we wszystkiem, cierp złe, wykonywaj uczynek kaznodziei, usługiwania twego zupełnie dowódź.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ale ty buď triezvy vo všetkom trp, čo prijde zlé, konaj dielo evanjelistu, vykonaj svoju službu.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.De te józan légy mindenekben, szenvedj, az evangyélista munkáját cselekedd, szolgálatodat teljesen betöltsd.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Du derimod, vær ædru i alle Ting, lid ondt, gør en Evangelists Gerning, fuldbyrd din Tjeneste!
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.그러나 너는 모든 일에 근신하여 고난을 받으며 전도인의 일을 하며 네 직무를 다하라
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Men vær du edru i alle ting, lid ondt, gjør en evangelists gjerning, fullfør din tjeneste!
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Mutta ole sinä raitis kaikessa, kärsi vaivaa, tee evankelistan työ, toimita virkasi täydellisesti.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Pero tú, sé sobrio en todo; soporta las aflicciones; haz obra de evangelista; cumple tu ministerio
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ti pa bodi trezen v vsem, trpi nadloge, opravljaj delo evangelista, izpolnjuj službo svojo.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Tu, porém, sê sóbrio em tudo, sofre as aflições, faze a obra de um evangelista, cumpre o teu ministério.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Συ δε αγρυπνει εις παντα, κακοπαθησον, εργασθητι εργον ευαγγελιστου, την διακονιαν σου καμε πληρη.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Медникарят Александър ми стори много зло; Господ ще му върне по делата му;
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Но ты будь бдителен во всем, переноси скорби, совершай дело благовестника, исполняй служение твое.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ти ж тверезись у всьому, терпи лихо, роби дїло благовісника, службу твою знаною вчини.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.אבל אתה היה ער בכל סבל הרעות ועשה מלאכת המבשר ומלא את שרותך׃
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.واما انت فاصح في كل شيء. احتمل المشقات. اعمل عمل المبشر. تمم خدمتك
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.你 卻 要 凡 事 謹 慎 、 忍 受 苦 難 、 作 傳 道 的 工 夫 、 盡 你 的 職 份
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.你 卻要 凡事 謹慎 、 忍受 苦難 、 作傳 道 的 工夫 、 盡 你 的 職份
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Au spus ca este vorba de angina.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Dicono che é un angina.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Dom säger att det är angina(hjärtkärl)
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Họ nói đó là chứng đau thắt ngực.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Ils ont dit que c'est une angine de poitrine.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Kata mereka, itu Angina (angin duduk/penyakit jantung iskemik).
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Sie sagen,dass es Herzschmerzen ist.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Ze zeggen dat het angina is.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Λένε ότι είναι κυνάγχη.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.Говорят, это стенокардия.
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.يقولون بأنه خناق صدري
Anjina(göğüs ağrısı) dediler.狭心症?
"Anne bayıldı, ama o gidiyor: o yüzünü babasının göğüs içine bastırıyordu şimdi daha iyi."Äiti pyörtyi, mutta hän saa paremmin nyt.
"Anne bayıldı, ama o gidiyor: o yüzünü babasının göğüs içine bastırıyordu şimdi daha iyi."Anya elájult, de egyre jobb most.
"Anne bayıldı, ama o gidiyor: o yüzünü babasının göğüs içine bastırıyordu şimdi daha iyi.Bila je stiskanje v prsih obraz svojega očeta: "Mati omedlela, toda ona je pridobivanje bolje sedaj.
"Anne bayıldı, ama o gidiyor: o yüzünü babasının göğüs içine bastırıyordu şimdi daha iyi."Die Mutter war ohnmächtig, aber sie ist immer jetzt besser.

İlgili Sayfalar