göçü ile cümle
göçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşkarawa Abazaların göçü takip eder.Ο Ολυμπιονίκης Χιόνης συνοδεύει τους αποίκους.
Tacikistan'ın gelişmesi için Sovyet otoriteleri bölgeye göçü teşvik etti.Σε απάντηση στη βία αναπτύχθηκε η Αποστολή Παρατηρητών των Ηνωμένων Εθνών στο Τατζικιστάν.
Bu plan, Arjantin'in iç göçü arttırma kampanyasıyla örtüşüyordu.Denne plan passede med Argentinas kampagne for at tiltrække flere indvandrere.
Herkes göçünü yükleyip yaylaya gider.Alle går op til tavlen og gør det.
Yörüklerin bu bölgeye göçü iki göç dalgası halinde olmuştur.Der blev observeret forskydninger i jordskorpen i to zoner.
Kavimler göçüyle Roma İmparatorluğu'nun çöküşü başladı.Med folkevandringen begyndte nedturen for den romerske magt.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.Shabtigurens svarte: «Jeg er her og vil komme når du enn kaller!»
En az iki ayrı göçün olduğuna dair kanıtlar mevcuttur.Terdapat bukti setidaknya terjadi dua migrasi terpisah.
Patlama karakol binasında kısmi göçüğe yol açtı.Granat tiba-tiba meledak di tengah pesta penyambutan presiden.
Floating tone Göçüşme (Metatez): Bir kelimede seslerin ya da hecelerin yer değiştirmesidir.Metatesis Metatesis adalah perubahan posisi suara pada suatu kata.
Göçün büyük bir kısmı birkaç yıl içinde tamamlansa da 18. yüzyılın ortalarına kadar göç devam etti.Sejumlah kecil pertempuran laut berskala besar pernah pecah di Laut Tengah sepanjang sisa abad ke-18.
Ancak büyük Pasifik göçünün sorusuna hala cevap bulunamamıştır.Persoalan akademik tentang migrasi Pasifik masih belum terpecahkan.
2006 istatistiklerine göre Gürcistan en büyük göçü Türkiye ve Çin’den almıştır.Theo những con số thống kê năm 2006, đa số người di cư tới Gruzia từ Thổ Nhĩ Kỳ và Trung Quốc.
Bu göçün süresi çoğu kral kelebeğinin normal yaşam sürelerinden fazladır.Thời gian của mỗi hành trình vượt xa tuổi thọ bình quân của hầu hết các cá thể bướm vua.
Helvetler göçü ilerlemeye devam etti.Quân Hán tiếp tục tiến.
Patlama karakol binasında kısmi göçüğe yol açtı.Vụ nổ cũng gây tử vong ở trạm xe buýt gần đó.
Her yıl bir defa tüylerini dökerler ve bu sonbahar göçü esnasında başlar.Chúng được cắt lông một lần trong năm vào mùa xuân.
Heian Dönemi'nde, şehrin ilk kayıtları Taira Tsuneshige'nin Chiba'ya göçünü göstermektedir.Đó là ghi chép về cuộc di dân của Taira Tsuneshige (平常重 Bình Thường Trọng) đến Chiba.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.一人称は「僕」(竜児は「俺」だった)でまた敬語で話す。
Küçük yaşlarında ailesi ile Amerika Birleşik Devletleri'ne göçüp Amerikan vatandaşlığına geçmiştir.家族とともにアメリカに渡り、アメリカ国籍を取得する。
Özellikle 1989 Göçü sonrası ülkedeki nüfus büyük oranda azalmıştır.そして1989年の東側諸国崩壊後に特に移住が進んだ。
Maksimum ömrü 10-13 yıl olup yaşamı boyunca birkaç kez yumurtlama göçü yapar.寿命は10年ほどで、生涯に2-3回産卵するとみられる。
Ot Göçü; Bahardan sonra, yaz basında toplu olarak yaylaya çıkılmasıdır.西乗鞍古墳 - 古墳時代後期(6世紀前半)の築造とみられる前方後円墳。
Milyonluk başka bir göç dalgası da Acaralılar'ın (Gürcü) göçüdür.嘉哉に数百万を奪った濡れ衣を着せられる。
Köyden kente göçün sonuçları özellikle Ciudad Vieja'da (Eski Şehir) görülür.観光 ファロ市内の観光地は主に旧市街(Cidade Velha)に固まっている。
Helvetler göçü ilerlemeye devam etti.しかし砂漠化が進んでいる。
Herkes göçünü yükleyip yaylaya gider.端は、束にして輪にし垂らしたままにする。
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.與家人誓曰:「吾死守孤城。
Milyonluk başka bir göç dalgası da Acaralılar'ın (Gürcü) göçüdür.于一食顷,而能成就无量亿等那由他人,具足善根。
Fransız bilim adamı Gerardin tarafından bulunan elektron göçü 100 yıllardır biliniyor.由法国科学家伽拉丁约在100年前发现的。
İşçilerin büyük ölçekli bu göçü, birçok eski İngiliz sömürgesi toplumunda silinmez bir iz bıraktı.海外印度人在早期的英国殖民社会留下了不能磨灭的印记。
Kanada halkı büyük siyasi partilerin yanı sıra göçün mevcut seviyesini destekler.两个澳大利亚的主要政党同时都支持高数量的移民政策。
Bu tekniğin protein trafiğini ve göçünü takipte etkili olduğu açıklanmıştır.이 기술은 단백질의 이주와 수송을 추적하는데 효과적이라고 보여진다.
Zorunlu göçün gençler üzerindeki etkisi ve meslek edinme Projesi üzerine bir kitap çalışması bulunmaktadır.청년들을 위한 실업 극복하고 희망 취업 프로젝트를 제공하는 프로그램이다.
Ve davranış uyaran karşısında taksi, yani göçüm şeklindedir.택시 측면과 후부에는 진화택시가 아닌 (주)진 화 라고 표기되어있다.
Bu, büyük göçün ilk hareketi olmuştur.זו הייתה הדרך האמיתית הראשונה להר.
Helvetler göçü ilerlemeye devam etti.היפנים המשיכו בתנופה.
Bu sebepler Karaman'a olan göçü hızlandırmıştır.בשל הצפיפות החלה מתגברת ההגירה מווילנה.
Göçün temel sebebi siyasi etmenlerdir.הפוליטיקה התאית נוטה להיות מבוססת אזורים.
Bazı kaynaklara göre ise İrandan göçüp gelmişlerdir.על פי כמה מקורות הוא קשור גם לעם האירי.
Köyün yaşlı kişileri kendi atalarından rivayetle göçü gözüyaşlı hatırlamaktadırlar.הם קרוביהם של השעירים מהעולם הישן ומזכירים אותם במראה.
Eritre ve Etiyopya arasındaki savaş 1970'lerde daha da kötüye gidince Yahudilerin dış göçü hızlandı.לאחר תבוסת צרפת ב-1940 וביסוס משטר וישי, החמיר מצב היהודים.
"BEYİN GÖÇÜ: GEÇMİŞTE, GÜNÜMÜZDE VE GELECEKTE". dergipark.gov.tr."מערכת כירורגית דה וינצ'י" - עבר, הווה, עתיד Company – Past Present Future".
1569/70 yılının kayıtları köyden bir göçün gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor.Регистърът от 1569/70 г. подсказва, че е налице и една миграция на населението.
İşte bu göçük kara delik olarak adlandırılır.С други думи това, което днес е известно като черна дупка.
Göçün en büyük sebebi olarak işsizliktir.Защото най-големият проблем в Афганистан е безработицата.
Dönüş göçünün kesin bir tarihi yoktur.Кулата няма точна датировка.
Bazı kaynaklara göre ise İrandan göçüp gelmişlerdir.Prema nekim izvorima potječu iz Portugala.
"BEYİN GÖÇÜ: GEÇMİŞTE, GÜNÜMÜZDE VE GELECEKTE". dergipark.gov.tr."Hrvatska metalurgija - prošlost, sadašnjost, budućnost", prof. dr.
Göçün temel sebebi siyasi etmenlerdir.Politički događaji su također temeljni uzrok ustanka.
İlk göçün ardından Bağdat'taki Yahudi sayısı yüz binlerden beş binlere düştü.Po počiatočnej emigrácii poklesla židovská populácia v Bagdade zo 100 000 na 5 000.
Taksi (biyoloji), Göçüm.O biologickom taxóne pozri Plášťovce (taxón).
Patlama karakol binasında kısmi göçüğe yol açtı.Po celej budove začali rozmiestňovať výbušniny.
Patlama karakol binasında kısmi göçüğe yol açtı.Del bomb je padlo na stanovanjska območja.
O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür.K temu je veliko prispevalo priseljevanje delavcev, ki so dobivali zaposlitev v Hrastniku.
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.Ta potovanja po kopnem niso imela takojšnjega učinka.
18 Mayıs - Zonguldak Karadon maden ocağında göçük meydana geldi.14. junij - Begunska vlada Južnega Songa se začasno ustali v mestu Fuzhou, provinca Fujian.
Helvetler göçü ilerlemeye devam etti.Helveti so nadaljevali z načrtovanjem svoje selitve.
Vikingler’de ruh göçü inanışının olağan (sıradan) bir inanış olması gerekir.V kančevski župniji je zgledno versko sožitje.
13 Ekim - Şili'de göçükte mahsur kalan 33 madenci kurtarıldı.Spalio 13 d. – Čilėje išlaisvinti 33 kalnakasiai, kurie 69 dienas prabuvo įklainti po žeme.