göçü ile cümle

göçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuk, sınıf arkadaşlarının kahkahalarından gocunmadı.The boy was not humiliated by the laughter of his classmates.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Bu ülke beyin göçünden muzdarip oluyor.This country suffers from brain drain.
Yarası olan gocunur.If the shoe fits, wear it.
Şehirlerden beyaz göçü önlemek kolay değildir.It's not easy to prevent white flight from cities.
Göçük büyük.The dent is huge.
Kırsal göçü Almanya'nın bu bölgesindeki bütün köylerin nüfusunu azalttı.The rural exodus depopulated entire villages in this region of Germany.
Elohist hikâye İbrahim'in göçüyle başlar.Ibrahim was also an undisputed starter.
En az iki ayrı göçün olduğuna dair kanıtlar mevcuttur.There is evidence for at least two separate migrations.
Kanada halkı büyük siyasi partilerin yanı sıra göçün mevcut seviyesini destekler.The Canadian public as-well as the major political parties support the current level of immigration.
İnce filmlerdeki elektron göçünün ilk gözlemi I. Blech tarafından yapılmıştır.The first observation of electromigration in thin films was made by I. Blech.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.He said, "I would rather wear out than rust out."
Bundan sonra Menşevik aydınların ülke dışına göçü yaşanır.Jo then sees lights outside from land.
İnsan göçüne ilişkin antropologların egemen teorisi, Afrika Dışı Bir Olgu Hipotezi'dir.The dominating theory of anthropologists regarding human migration is the Out of Africa Hypothesis.
Ancak, elektron göçünden dolayı ürün hataları ile ilgili birçok belgelenmiş çalışma buşunmaktadır.Nevertheless, there have been documented cases of product failures due to electromigration.
İlk göçün ardından Bağdat'taki Yahudi sayısı yüz binlerden beş binlere düştü.After the initial emigration, the number of Jews in Baghdad decreased from 100,000 to 5,000.
Yahudilerin Filistin'e geniş çaplı göçü 1882'de başladı.The large-scale immigration of Jews to Palestine began in 1882.
Bu tekniğin protein trafiğini ve göçünü takipte etkili olduğu açıklanmıştır.This technique has been shown to be effective for following protein migration and trafficking.
İşte bu göçük kara delik olarak adlandırılır.In other words, it would become what is now called a black hole.
Szemere, göçü sırasında Utazás keleten ("Doğuda Yolculuklar") adlı eserini yazdı.During his emigration Szemere wrote a travelogue Utazás keleten ("Journeys in the East").
Rus halkının göçü ise 2000 yılında 359.000 iken 2009 yılıdna 32.000 inmiştir.The number of Russian emigrants steadily declined from 359,000 in 2000 to 32,000 in 2009.
Bu göçün süresi çoğu kral kelebeğinin normal yaşam sürelerinden fazladır.This was longer than a chicken's normal lifespan.
Fakat, saf aluminyum elektron göçüne duyarlıdır.However, pure aluminium is susceptible to electromigration.
Britanya İmparatorluğu büyük miktarda insan göçünden sorumludur.The British Empire was also responsible for large migrations of peoples.
Amerikan Devrimi, Amerika'ya olan göçü sekteye uğrattı.The American Revolution severely limited immigration to the United States.
Bahar aylarında Ot Göçü ve Hıdırellez yapılmaktadır.Clothes worn in the summer were made from hemp and ramie.
Bu göçü şimdiki yerleştikleri yere yapmışlardır.They migrated to their current locations.
1934 yılındaki Trakya şiddet olayları, Filistin’e göçü oldukça artırdı.The Immigration Act of 1965 had significantly increased the influx of Filipinos in the city.
Aynı zamanda elektron göçüne daha az duyarlıdır.It is also intrinsically less susceptible to electromigration.
Dolayısıyla ölümsüzlük ya da ruh göçü diye bir şey olamaz.We do not possess an immortal soul or spirit.
Kavimler Göçü sonrasında bölgenin yönetimi Franklar tarafından Merovenj Hanedanı'na devredildi.After this, Catholic missions to the East were carried on by the Franciscans.
30 işçi göçük altında kaldı.Another 10 companies were kept on standby.
Göçün bitiş tarihi olarak 2015 tahmini yapılmıştır.2015 Advanced to the Final stage.
Yahudilerin Arap topraklarından toplu göçü).The Jews of Arab Lands.
Türkiye'den Afganistan'a genellikle işçi göçü olmuştur.In California, Mexican migrants most frequently do the work.
1569/70 yılının kayıtları köyden bir göçün gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor.Documents in 1569-70 record a Deer Park in the area.
Mevsimlik tarım işçilerinin göçü gibi."Seasonal Farmers Markets".
Kavimler Göçü'nün savaşçı topluluklarından olan Cermenler yöresel savaşlar yapmışlardır.Monuments on the Green honor soldiers of all the wars in which local citizens have participated.
Günümüz tarihçileri böylesi bir göçün gerçekleştiğini kabul ediyorlar.Historians disagree over whether such an event occurred.
Bu çölleşmenin yol açabileceği mecburi göçün bir çeşiti.That's the kind of forced migration that desertification can lead to.
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.The abbey refers back to the Medieval tradition, but that's now fallen away.
Kuzeyde, Arktik bölgelerde üreyip kış gelince Güney Amerika'ya göçüyorlar.They breed in the High Arctic, and they winter down in southern South America.
Dünyadaki yaşamın hergün yapılan en büyük göçünün bir parçasıydım.I was part of the largest daily migration of life on Earth.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Oh spare me, that I may recover strength, before I go away, and exist no more."
"Veya onun suyu dibe göçüverir de böylelikle onu arayıp-bulmaya kesinlikle güç yetiremezsin."Or else of a morning its water may sink underground, and you will not find a trace of it."
Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Yaz ve kış, alışveriş için göçüp konarak yolculuk ederlerken uzlaşıp düzene girmeleri için.United to fit out caravans winter and summer,
Her şeyi kuşatmış olan Allah ın yeri sizinle birlikte göçürüvermesinden emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
Habere göre, Yunanistan da GDA bölgesi gibi "beyin göçü" yaşıyor.According to the report, Greece is suffering from a "brain drain", as is the SEE region.
Güneydoğu Avrupa beyin göçünden fayda sağlıyorSoutheast Europe turns "brain drain" into "gain"
İlk kez 1950’lerde ortaya çıkan “beyin göçü” terimi, genellikle bir kayıp olarak değerlendirilir.The term "brain drain", which originated in the 1950s, is usually associated with loss.
Bölgenin büyük bölümü yüksek düzeyde işsizlik ve beyin göçü nedeniyle sıkıntıda.Much of the region continues to suffer from high unemployment and "brain drain".
Göçmenlik hizmeti merkezleri yasal göçü teşvik ediyorMigration service centres promote legal emigration
Ayrıca, risklere ve yasadışı göçün bedellerine ilişkin bilinci de artırıyor.It also raises awareness of the perils and costs of illegal immigration.
Beyin göçü Hırvatistan'da kalkınmayı baltalıyor.Such "brain drain" impedes development in Croatia.
Sırbistan, sağlık çalışanları arasında beyin göçünü önlemeye çalışıyorSerbia battles brain drain of healthcare workers
Emek piyasaları ve göçün etkileriLabour markets and the effects of migration
Genç ve Eğitimli Kesimin Terk Ettiği Sırbistan "Beyin Göçü" Tehdidi AltındaSerbia Suffers "Brain Drain" as Young and Educated Leave
Bu faktörler ülkeden beyin göçü yaşanmasına yol açıyor.These factors are leading to a brain drain in the country.
Dahası, pek çoğu organize suçtaki artıştan göçü sorumlu tutuyor.Moreover, many blame migration for the rising tide of organised crime.

İlgili Sayfalar