Buradaki fahişeler tedavi edilemeyen bir frengi formuna sahip.The prostitutes here have an incurable form of syphilis.
Frengiyi bu şekilde yaydık.This is how we spread the syphilis.
Frenginiz var mı?Do you have syphilis?
Hiç frengi tedavisi gördünüz mü?Have you ever received treatment for syphilis?
Birleşik Krallık, erken ve geç latent frengi için iki yıllık bir geçirim kullanır.The United Kingdom uses a cut-off of two years for early and late latent syphilis.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.Yaws is common in at least 13 tropical countries as of 2012.
Latent frengi, hastalık belirtileri olmadan serolojik enfeksiyon bulgusu olarak tanımlanır.Latent syphilis is defined as having serologic proof of infection without symptoms of disease.
1946 yılından 1948 yılına kadar Guatemala’da da frengi deneyler yapılmıştır.Syphilis experiments were also carried out in Guatemala from 1946 to 1948.
Frengi gibi sistemik hastalıklar dişlerin görünüşünü etkileyebilir.Systemic disease, such as syphilis, may affect the appearance of teeth.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen had suffered from syphilis since the 1860s but died of heart disease.
1898'de Neisser Frengi hastalarında serum terapileri ile ilgili klinik çalışmalar yayınladı.In 1898 Albert Neisser published clinical trials on serum therapy in patients with syphilis.
Kocasından frengi kaptıktan sonra derhal onu terk eder.When he learns of her pregnancy, he immediately leaves her.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Two-thirds of syphilitic infants are born without symptoms.
Geç latent frengi semptomsuzdur ve erken latent frengi kadar bulaşıcı değildir.Late latent syphilis is asymptomatic, and not as contagious as early latent syphilis.
Eskiden frengi tedavisinde kullanılmıştır.O received medical treatment in France.
Aslında, frengi.Actually, syphilis does.
HIV, frengi, hepatit ya da düşmanlarımız olan kolestrol glikoz ya da kreatinini kontrol ediyoruz.HlV, syphilis, hepatitis, or we can check our enemies cholesterol, glucose, or creatinine.
Sıtma, sarı humma ve ekvator frengisinde başarısız olduk.We failed against malaria, yellow fever and yaws.
Frengi gibi sistemik hastalıklar dişlerin görünüşünü etkileyebilir.Systemic disease, such as syphilis, may affect the appearance of teeth.
Daha önce de frenginin görme üzerindeki etkisini araştıran öncü bir isimdi.Earlier he was a pioneer in addressing the impact of syphilis on eyesight.
Ölüm belgesi, frengi ve körlüğün katkıda bulunan faktörler olduğunu bildirdi.[4] [5]His death certificate reported syphilis and blindness as contributing factors.[27][28]
Kocasından frengi kaptıktan sonra derhal onu terk eder.Jetzt nach der Antwort des Mannes schickte er ihn eilig weg.
Behçet H. Frengi Dersleri.Aus dem Englischen von H. D. Bohnen.
Birinci ya da ikincil frengiye maruz kalan kişilerin %30’u ila %60’ına hastalık geçecektir.Man kann, nimmt man das gesamte Haus, von 70 oder mehr Prozent Originalsubstanz sprechen.
Hastane frengi hastalarını tedavi amaçlı bulunmaktadır.Le ministère de la santé français recommande cependant l’hospitalisation de tout malade symptomatique.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen, atteint de syphilis depuis les années 1860, meurt d'une crise cardiaque.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen sufría de sífilis desde los 1860s, pero fallece de un ataque cardiaco.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.La framboesia (yaws in inglese) nel 2012 era comune in almeno 14 paesi tropicali.
1. cinayet (Mary Ann Nichols) Frengi olabileceğini göstermektedir.31 agosto: viene assassinata Mary Ann Nichols.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Due terzi dei bambini nascono senza sintomi.
Frengi hastalığı nedeniyle antibiyotik tedavisinin uygulandığı ilk kişidir.È la prima malattia ereditaria ad essere stata trattata con la terapia genica.
İkincil frengi, ilk bulaşmadan yaklaşık olarak dört ila on hafta sonra oluşur.Il periodo secondario ha inizio circa 4-10 settimane dopo l'infezione primaria.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.По состоянию на 2012 год, фрамбезия была распространена, по меньшей мере, в 14 тропических странах.
Frengi gibi sistemik hastalıklar dişlerin görünüşünü etkileyebilir.الأمراض العامة مثل مرض الزهري قد يؤثر على مظهر الأسنان.
Sahra altı Afrika’da perinatal ölümlerin yaklaşık %20’sinin nedeni frengidir.«Área atingida em Brumadinho é 20% da tragédia de Mariana, diz Defesa Civil».
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.A bouba é transmitida pelo contato direto com o fluido de uma lesão de uma pessoa infectada.
Frengiye, kendisini ilk gösterdiği anlarda klinik olarak teşhis koymak zordur.Zoals gezegd is de ziekte in het beginstadium lastig te herkennen.
1946 yılından 1948 yılına kadar Guatemala’da da frengi deneyler yapılmıştır.Syfilisexperiment utfördes också i Guatemala mellan 1946 och 1948.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.Framboesi var vanligt i åtminstone 14 tropiska länder (data från 2012).
Geç latent frengi semptomsuzdur ve erken latent frengi kadar bulaşıcı değildir.Sen latent syfilis är asymtomatisk och inte lika smittsam som tidig latent syfilis.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Två tredjedelar av de syfilitiska spädbarnen föds utan att uppvisa symtom.
Birincil frengi genellikle başka bir kişinin bulaşıcı lezyonları ile cinsel temas yoluyla bulaşır..Primär syfilis fås vanligtvis genom direkt sexuell kontakt med en annan persons smittsamma lesioner.
1909’da Paul Ehrlich arsenik ihtiva eden bir organik bileşiğin frengi hastalığını tedavi ettiğini buldu.1909 - Paul Ehrlich inför salvarsan, en arsenikorganisk förening, för behandling av syfilis.
Eskiden frengi tedavisinde kullanılmıştır.Förr användes det som magsårsmedicin i Frankrike.
Bu çalışma tedavi edilmeyen frenginin gelişimini ölçümlemek için oluşturulmuştur.Studien var utformad att mäta progression av obehandlad syfilis.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.Станом на 2012 рік фрамбезія широко поширена у 14 тропічних країнах.
Latent frengi, hastalık belirtileri olmadan serolojik enfeksiyon bulgusu olarak tanımlanır.Латентна стадія сифілісу визначається як наявність серологічного доказу інфекції без симптомів захворювання.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.Фрамбезія передається через прямий контакт з рідиною, що виділяється з шкірних уражень хворого.
Geç latent frengi semptomsuzdur ve erken latent frengi kadar bulaşıcı değildir.Пізня латентна стадія сифілісу перебігає безсимптомно і не є такою заразною, як рання латентна стадія.
İkincil frengi, ilk bulaşmadan yaklaşık olarak dört ila on hafta sonra oluşur.Вторинний сифіліс виникає приблизно в період від чотирьох до десяти тижнів після початку первинного сифілісу.
Latent frengi, hastalık belirtileri olmadan serolojik enfeksiyon bulgusu olarak tanımlanır.Latentní syfilis je definována jako sérologický důkaz infekce bez symptomů nemoci.
Geç latent frengi semptomsuzdur ve erken latent frengi kadar bulaşıcı değildir.Pozdní latentní syfilis je asymptomatická a ne tak nakažlivá jako raná latentní syfilis.
1946 yılından 1948 yılına kadar Guatemala’da da frengi deneyler yapılmıştır.V letech 1946 až 1948 byly pokusy týkající se syfilidy prováděny i v Guatemale.
Hastane frengi hastalarını tedavi amaçlı bulunmaktadır.Nemocnice Necker je určena dospělým pacientům.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Dvě třetiny novorozenců nakažených syfilidou se rodí bez symptomů.
Frengi, 18. ila 19. yüzyıllar arasında Avrupa’da çok yaygındı.V Evropě byla syfilis během 18. a 19. století velmi běžná.
1946 yılından 1948 yılına kadar Guatemala’da da frengi deneyler yapılmıştır.Experimente privind sifilisul au fost de asemenea efectuate în Guatemala între 1946 și 1948.
Latent frengi, hastalık belirtileri olmadan serolojik enfeksiyon bulgusu olarak tanımlanır.Sifilisul latent este definit ca prezența dovezilor serologice de infecție fără simptomele bolii.
Geç latent frengi semptomsuzdur ve erken latent frengi kadar bulaşıcı değildir.Sifilisul latent tardiv este asimptomatic și nu este la fel de contagios ca în perioada precoce.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Două treimi dintre nou-născuții sifilitici nu prezintă simptome la naștere.