Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.Neste caso, como cada onda leva 2 segundos, a frequência é de 0,5 ondas por segundo.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.Trong trường hợp mỗi làn sóng mất 2 giây, tần suất sẽ là 0.5 làn một giây.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.W tym przypadku, ponieważ każda fala ma 2 sekundy, częstotliwość to 0,5 fali na sekundę.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.Ετσι, καθώς κάθε κύμα θέλει 2 δευτερόλεπτα, η συχνότητα είναι 0,5 κύματα το δευτερόλεπτο.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.В този случай, тъй като за всяка вълна са необходими 2 секунди, честотата е 0,5 вълни за секунда.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.Если волна занимает 2 секунды, частота составляет полволны в секунду.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.У нашому випадку, оскільки кожна хвиля займає 2 секунди, частота складає 0,5 хвиль на секунду.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.במקרה הזה, מאחר וכל גל לוקח 2 שניות, התדירות היא 0.5 גלים לשניה.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.في هذه الحالة، وبما أن كل موجة تستغرق ثانيتين، فإن التردد هو 0.5 موجة في الثانية.
Bizim örneğimizde, her bir dalga 2 saniye aldığına göre, frekans saniyede 0,5 dalga olur.コルクの話はこのくらいにして 光と色に話を戻しましょう
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Dit alles is een situatie waarin de allelfrequentie niet verandert.
- Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Todo esto es una situación donde el alelo frecuencia no está cambiando.
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Tohle je situace, kdy se alelová frekvence nemění.
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Und dies ist eine Situation, in der sich Allel- Frequenzen nicht ändern.
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Z taką sytuacją mamy do czynienia, kiedy częstość występowania alleli nie zmienia się.
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Това е при условие, че алелните честоти не се променят.
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -Це все можливо, якщо частота алель не змінюється.
Bu allel frekansı değişmediğinde gerçekleşecek olan durum. -كل هذا فى حالة عدم تغير تكرار الآليل.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Cewka jest podłączona do wzmacniacza radiowego. tworząc pole magnetyczne o dużej częstotliwości
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Collegata ad un amplificatore in radiofrequenza che crea un campo magnetico oscillante ad alta frequenza.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Cuộn dây đó được nối với một bộ khuếch đại sóng rađiô mà tạo ra một từ trường dao động với tần số cao.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Die spoel is verbonden aan een 'R.F. amplifier' die een hoge frequentie oscillerend magnetisch veld opwekt.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Ez a tekercs csatlakozik egy R. F. erősítőhöz, ami létrehoz egy magas frekvencián rezgő mágneses teret.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Kumparan ini terhubung ke penguat R.F. yang menciptakan medan magnet dengan osilasi frekuensi tinggi.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.La bobina se conecta a un amplificador R.F que crea una alta frecuencia de un campo magnético oscilatorio.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.이 코일은 높은 주파수로 진동하는 자기장을 생성하는 것이 가능한 RF 증폭기에 연결돼 있습니다.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Она соединена с усилителем электронного излучения, который создает высокочастотные колебания магнитного поля.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.Тази намотка е свързана с антенен усилвател, който създава високочестотно вибриращо магнитно поле.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.הסליל מחובר למגבר תדירויות רדיו (R.F) שיוצר שדה מגנטי מתנודד בתדר גבוה.
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.السلك مشبوك بمقوي الموجات الكهرومغناطيسية والتي تنشي موجه عالية موفرةً مجال مغناطيسياً
Bu bobin bir R.F. yülseltgecine bağlı o da yüksek frekans ile salınan bir manyetik alan yaratıyor.高い周波数で振動する磁界を作り出します テレビの後ろにも同じものを置いています
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.Helemaal legaal. Hij zit op de frequentie van de P25.
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.Je legálny a pracuje na rovnakej frekvencií ako vysielačky P25.
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.Je naprosto legální a umí pracovat na stejné frekvenci jako P25.
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.그리고 P25와 같은 주파수로 잡아 놓았습니다.
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.והם פועלים בתדר של ה-P25,
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.وتعمل على تردد P25،
Bu cihazlar yasal ve P25 ile aynı frekansta çalışıyorlar.色々な周波数をホップし
Bu da frekans=1 anlamına gelir.즉, 1헤르쯔의 주파수입니다 이해가 되지요
Bu da frekans=1 anlamına gelir. Bu duran kaynak. bu ikisi birbirine göre duruyorlar.Čili frekvence bude 1 Hz, což dává smysl.
Bu da frekans=1 anlamına gelir. Bu duran kaynak. bu ikisi birbirine göre duruyorlar.Значи той ще приема 1 гребен или 1 цикъл в секунда или честота от 1 херц, което е логично.
Bu da frekans=1 anlamına gelir.Isso é estacionário. Eles são ambos estacionária entre si.
Bu da frekans=1 anlamına gelir.וזאת תדירות של 1 הרץ. זה הגיוני, כי
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Aceste unde sonore au frecvenţe în domeniul infrasunetelor, domeniu sonor de care nimeni nu ştie.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Ces sons sont situés dans le domaine de l'infrarouge, domaine que personne n'entend.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Deze golven hebben frequenties in het infrageluiddomein. Infrageluid kan je eigenlijk niet horen.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Diese Wellen haben Frequenzen im Infraschallbereich, einem Bereich, den eigentlich niemand kennt.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Esas ondas tienen frecuencias en el dominio infrasonoro, aún desconocido.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Ezen hullámok frekvenciája az infrahangok tartományában van, amiket tulajdonképpen senki sem ismer.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.이 소리의 주파수는 초저주파 불가청음대에 속하는데, 다시 말해 인간이 들을 수 없는 영역의 소리란 뜻입니다.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Quelle onde hanno frequenze ad infrarossi, e nessuno ne conosce il suono
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.To fale o częstotliwościach w zakresie niesłyszalnych dla nas infradźwięków.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Но эти волны имеют частоты в инфразвуковом диапазоне, т.е. диапазоне, который мы не слышим.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Тези вълни имат честоти в инфразвуковата област, звукът, неизвестен всъщност за никого.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.לגלי קול הללו יש תדירויות בתחום האינפרא-סוני שהוא תחום שאף אחד לא מכיר.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.تلك الموجات لديها تردد في المدى تحت الصوتي, الصوت الذي لايعرفه احد
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.可聴域以下の領域の周波数を持っています 最も重要な質問に戻ります:
Bu durumda frekans düşüktür.En este caso, la frecuencia es baja.
Bu durumda frekans düşüktür.În acest caz, frecvența este scăzută.
Bu durumda frekans düşüktür.In dat geval is hun frequentie lager.