fransız ile cümle

fransız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fransızcamı pratik yapmam gerkiyor.I need to practice my French.
Bana hiç Fransızca okumadığını mı söylüyorsun?Are you telling me you've never studied French?
Kütüphanede Fransızca olarak hiç kitap yok.There aren't any books in French in the library.
Kütüphanede Fransızca olarak herhangi bir kitap yok.There aren't any books in French in the library.
Fransızcayı iyi konuşabilen bir sürü arkadaşım var.I have a lot of friends that can speak French well.
Senin Fransızca konuşamadığını bilmiyordum.I didn't know you couldn't speak French.
Senin Fransızca anlamadığını bilmiyordum.I didn't know you didn't understand French.
Fransızcayı iyi konuşabilen birçok çalışanımız var.We have many employees who can speak French well.
Bizim takımda Fransızca konuşamayan bazı arkadaşlarımız var.We have some guys on our team who can't speak French.
Fransızca zor mu?Is French difficult?
Tom iyi Fransızca konuşamıyor.Tom can't speak French well.
Fransızca Tom'un ana dili.French is Tom's native language.
Tom'un Fransızca konuştuğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom speaks French.
Tom Fransızcada çok iyi değil.Tom isn't very good at French.
Senin Fransızcada iyi olduğunu duyuyorum.I hear you're good at French.
Tom'un Fransızca olarak dediğini anladın mı?Did you understand what Tom said in French?
Tom'un Fransızca ne söylediğini anladın mı?Did you understand what Tom said in French?
Tom'un Fransızca konuşabildiğini sanmıyorum.I don't think that Tom can speak French.
Muhtemelen Tom'tan daha iyi Fransızca konuşabilirim.I probably speak French better than Tom.
Tom'a neden Fransızca okumak istediğini sordum.I asked Tom why he wanted to study French.
Tom'un Fransızca konuşabileceğine inanmıyorum.I don't believe that Tom can speak French.
Tom'a neden hiç Fransız eğitimi almadığını sordum.I asked Tom why he had never studied French.
Tom'a neden hiç Fransızca eğitimi almadığını sordum.I asked Tom why he never studied French.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmemesine şaşırdım.I'm surprised that Tom doesn't know how to speak French.
Tom'un Fransızca'ya yazdığı her şeyi çevirdim.I translated everything Tom wrote into French.
Tom Mary'nin Fransızca konuşamadığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary couldn't speak French.
Tom'un gerçekten Fransızcayı iyi konuştuğunu duydum.I hear that Tom really speaks French well.
Tom, Mary'nin Fransızca okuduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was studying French.
Menüye baktım ve ne hizmet sunduklarını tahmin edemezsin: Fransız usulü tost.I looked at the menu and you'll never guess what they were serving: French toast!
Almanca ve Fransızca bir sürü ilginç kitaplar var.There are a lot of interesting books in German and French.
Fransızca telaffuzunuz neden bu kadar iyi?Why's your French pronunciation so good?
Fransızcanı anlamakta sorunum yok.I have no problem understanding your French.
Fransızca eğitimi aldığımdan beri biraz zaman geçti.It's been a while since I've studied French.
Takımımızda hiç Fransızca anlamayan bazı arkadaşlarımız var.We have some guys on our team who don't understand French at all.
Ailemizde Fransızca konuşamayan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who can't speak French.
Tom ailemizde Fransızca konuşan tek kişidir.Tom is the only one in our family who speaks French.
İstersen, bundan sonra Fransızcanı düzeltebilirim.If you want, I can correct your French from now on.
Tom birkaç şarkıyı Fransızca olarak nasıl söyleyeceğini öğrendi.Tom has learned how to sing a few songs in French.
Fransızca konuşamayan birden fazla arkadaşım var.I have more than one friend who can't speak French.
En çok konuştuğum dil Fransızca'dır.French is the language that I speak the most often.
Buradaki tüm dersler Fransızca olarak öğretilmektedir.All classes here are taught in French.
Hiç kimse Fransızca öğrenmek için çok yaşlı değildir.No one is too old to learn French.
Hiç kimse Fransızca öğrenemeyecek kadar yaşlı değildir.No one is too old to learn French.
Onlar Avustralya'da Fransızca mı konuşuyorlar?Do they speak French in Australia?
Tom daha iyi bir maaş alabilmek için Fransızca öğreniyor.Tom is learning French so he can get a better salary.
Tom, Fransızcada dikkat çekici ilerleme kaydetti.Tom made remarkable progress in French.
Tom eskiden bir Fransızca öğretmeniydi.Tom was formerly a French teacher.
Benim Fransızcamda bir şey yok.Nothing's wrong with my French.
Tom'un ikinci dili Fransızca'dır.Tom's second language is French.
Lütfen kötü Fransızcamı bağışlayın.Please excuse my bad French.
Ayrıca Fransızca olarak yazılmış.It's also written in French.
Fransızca olarak da yazılmıştır.It's also written in French.
Fransızca okuyabilir ve yazabilirim.I can read and write French.
Fransızca okuyup yazabilirim.I can read and write French.
Tom, Fransızca konuşmaya başladı.Tom started to speak French.
Tom Fransızca konuşarak büyüdü.Tom grew up speaking French.
Tom kırık Fransızca konuştu.Tom spoke in broken French.
Tom, Fransızca öğrenmeye çalıştı.Tom tried to learn French.
Tom zorlukla Fransızca konuşur.Tom hardly speaks French.
Tom sadece Fransızca biliyordu.Tom only knew French.

İlgili Sayfalar