fransız ile cümle
fransız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir Fransız filmi izlemek istiyorsun, bu doğru mu?You want to watch a French film, is that right?
Tom Fransızcada benden çok daha iyidir.Tom is much better at French than me.
Tom, Mary'den daha iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French better than Mary.
O, Fransızcayı bırak İngilizce konuşmaz.She doesn't speak English, let alone French.
Fransızca öğrenilmesi zordur.French is hard to learn.
İstediğim kadar iyi Fransızca konuşamıyorum.I don't speak French as well as I want to.
Okulda Fransızca öğreniyoruz.At school, we learn French.
Ben Tom'a Fransızca konuşamadığımı söyledim.I told Tom that I couldn't speak French.
Onun Fransızca konuşamadığını Tom'a söyledim.I told Tom that he couldn't speak French.
Ben İngilizce, Fransızca, Esperanto ve Japonca konuşuyorum.I speak English, Esperanto, French and Japanese.
Fransızca konuşmayı bilen beşten az arkadaşım var.I have less than five friends who know how to speak French.
Bu filmin Fransızca altyazısı var.This movie has French subtitles.
Dün gece izlediğimiz film İngilizce altyazılı Fransızca idi.The movie we saw last night was in French with English subtitles.
İzlediğimiz film İngilizce altyazılı Fransızca idi.The movie we watched was in French with English subtitles.
Fransız hükümeti, 2000 yılında zorunlu bir 35 saatlik çalışma haftası yaptı.The French government made a 35-hour workweek mandatory in 2000.
İspanyolca, Fransızca, İtalyanca ve Romence Latin dilleridir.Spanish, French, Italian and Romanian are latin languages.
İngilizce ve Fransızca, Hint-Avrupa dilleridir.English and French are Indo-European languages.
Fransızca konuşabilirim ama sadece birazcık.I can speak French, but only a little bit.
Fransızcadaki en uzun sözcük "anticonstitutionnellement"dır.The longest word in the French language is "anticonstitutionnellement".
Çok Fransızca kelime biliyorum ama cümle içinde bir araya getirmekte zorlanıyorum.I know a lot of French words, but it's difficult for me to combine them into sentences.
O Fransızca değil.That isn't French.
Tom akıcı Fransızca konuşmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to speak fluent French.
Burada Fransızca konuşulur.French is spoken here.
Tom seninle Fransızca konuştu mu?Did Tom speak French to you?
Fransızca konuşmuyorlardı.They weren't speaking French.
Onlar Fransızca konuşabilirler.They're able to speak French.
Bu konuya tamamen Fransız'ım!This text is all Greek to me!
Çok hızlı bir şekilde Fransızca öğrendim.I learned French very quickly.
Bir Kanadalıdan Fransızca öğrendim.I learned French from a Canadian.
Fransızcayı oldukça akıcı konuşabilirim.I can speak French fairly fluently.
Ben her zaman Fransızca öğrenmek istedim.I've always wanted to learn French.
Tom Mary'nin Fransızca öğretmeni.Tom is Mary's French teacher.
Tom her gün iş yerinde Fransızca konuşmak zorunda.Tom has to speak French every day at work.
Gerçekten Fransızcayı iyi konuşuyorsun.You really speak French well.
Ben Fransızca konuşmayı seviyorum.I like speaking French.
Onlar Fransızca konuşmuyorlar.They don't speak French.
Onlar Fransızca konuşmaz.They don't speak French.
Tom Mary'nin Fransızca okuyarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought that Mary was wasting her time studying French.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmadığını biliyor.Tom knows that Mary doesn't speak French.
Tom çocuklarının Fransızca öğrenmesini istiyor.Tom wants his children to learn French.
İkimiz de Fransızca öğretmeniyiz.We're both French teachers.
Tom, Mary'nin çocuklarına Fransızca öğretti.Tom taught French to Mary's children.
Biz sadece evde Fransızca konuşuyoruz.We only speak French at home.
Üzgünüm ama ben Fransızca konuşmam.I'm sorry, but I don't speak French.
Tom genellikle Fransızca konuşmayacak.Tom usually won't speak French.
Tom bir süre Fransızca okudu.Tom studied French for a while.
Tom benim Fransızca öğrenmemi istedi.Tom wanted me to learn French.
Biz asla evde Fransızca konuşmayız.We never speak French at home.
Tom birçok Fransız şarkıları bilir.Tom knows many French songs.
Tom birçok Fransız şarkısı bilir.Tom knows many French songs.
Tom da Fransızca okuyor.Tom studies French as well.
Tom bozuk Fransızca konuşur.Tom speaks broken French.
Tom Fransızca öğrenmeli.Tom should learn French.
Tom'un Fransızca öğrenmesi gerekiyor.Tom should learn French.
Hem Tom hem de Mary Fransızca konuşamıyor.Both Tom and Mary can't speak French.
Arkadaşlarımdan hiçbiri Fransızca konuşmaz.None of my friends speak French.
Tom bir Fransızca öğretmeni mi?Is Tom a French teacher?
Bugün bir Fransızca ders alacağız.Today we are going to have a French lesson.
Fransızca konuştuğum dillerden biridir.French is one of the languages that I speak.
Tom ofiste Fransızca konuşabilen tek kişi.Tom is the only person in the office who can speak French.