Frak gömleği kirlidir.The dress shirt is dirty.
Eczane, Fresno Caddesi'nde.The pharmacy is on Fresno Street.
Eczane, Fresno Sokağı'nda.The pharmacy is on Fresno Street.
Biz Fransalıyız.We are from France.
Ben bir Fransız mektup arkadaşı arıyorum.I'm looking for a French penpal.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Does she speak English, French or German?
O Fransız'dır.He is French.
Akiko'nun Fransa'da pek çok arkadaşı var.Akiko has several friends in France.
O bize Fransızca öğretiyor.She's teaching us French.
Bay Suzuki Fransa'ya gitmeden önce Fransızca çalıştı.Mr. Suzuki studied French before he went to France.
Bay Suzuki Fransa'ya gitmeden önce Fransızca öğrendi.Before going to France, Mr. Suzuki studied French.
O iyi bir Fransız şarkıcı değil mi?Isn't she a good French singer?
O Fransızcayı Almancadan daha çok sever.He likes French more than German.
Frenleri tamir ederlerse, arabayı satın alacağım.I will only buy the car if they repair the brakes first.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemeliyim.Before going to work in Paris, I must brush up on my French.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.Before going to work in Paris, I have to brush up on my French.
Fransa bir cumhuriyettir.France is a republic.
Contador, Fransa Bisiklet Turunda sarı mayoyu kazandı.Contador won the yellow jersey in the Tour de France.
Fransa, 1998 Dünya Kupası'nın galibidir.France is the winner of the 1998 World Cup.
Lütfen San Francisco'ya git.Please go to San Francisco.
Fransız edebiyatını beğenir misin?Do you like French literature?
Fransız filmlerini seviyorum.I love French movies.
O, annesini ve kız arkadaşını Fransa'da bıraktı.He left his mother and his girlfriend in France.
Ben bir Fransız vatandaşıyım.I'm a French citizen.
Fransa'da bir Amerikan okulundan mezun oldum.I graduated from an American school in France.
Ben Fransızca ve de İspanyolca konuşabiliyorum.I can speak French and also Spanish.
Mireille Mathieu, Fransa'nın en iyi şarkıcılarından biridir.Mireille Mathieu is one of France's best singers.
Fransızca bir film görmek istiyorsun, öyle mi?You want to see a French movie, right?
İngilizce Fransızcadan gelen birçok ödünç kelimeye sahiptir.English has many loan words from French.
Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.Germany shares a border with France.
Fransızca hakkında herhangi bir bilgiye sahip misin?Do you have any knowledge of French?
Belki bir Fransız yemeğini tercih ederdiniz.Perhaps you would have preferred a French dish.
Aslında Marie Curie Fransız değil, Polonyalıdır.In fact, Marie Curie is Polish, not French.
Gelecek yıl Fransa'ya gitmeyi planlıyorum.I plan to go to France next year.
Şimdiye kadar geçirmiş olduğum en soğuk kış San Francisco'daki bir yazdı.The coldest winter I ever spent was a summer in San Francisco.
Portekiz'in Fransız büyük elçisidir.She's the French ambassador to Portugal.
The Golden Gate Bridge San Francisco'dadır.The Golden Gate Bridge is in San Francisco.
Fransa'da işçiler her yıl dört haftalık ücretli izin alırlar.Workers in France receive four weeks of paid vacation each year.
Bizim Fransa'ya gitmemiz için bir vizeye ihtiyacımız yoktur.We don't need a visa to go to France.
Tom, Fransızcayı İngilizceden daha kötü konuşur.Tom speaks French worse than English.
Güzel Fransızca lisanı kayboldu.The beautiful French language is lost.
İzlanda, Fransa ile bir ittifaka girdi.Iceland entered into an alliance with France.
Önceki gün Fransız cumhurbaşkanına resmi bir ziyaret yaptı.He made an official visit to the French president the day before yesterday.
Bu Fransız mı?Is this French?
Bu Fransızca mı?Is this French?
Fransa kralı keldir.The King of France is bald.
Güney Fransa'daki Katarlara Albililer denir.The Cathares in southern France were called Albigensians.
O, üç kez Fransa'da bulunmuştur.He has been to France three times.
Belgesel Morgan Freeman tarafından anlatıldı.The documentary was narrated by Morgan Freeman.
Fransa'yı ziyarete gittiğimizde bir vize gerekiyor.When we go to visit France we need a Visa.
Fritz sık sık okuldan kaçtığını itiraf ediyor.Fritz admits he often plays truant.
Fransızcam berbattır.My French is shitty.
Seninle Fransızca kullanmayı bıraktım.I've quit using French with you.
Seninle Fransızca konuşmaktan vazgeçeceğim.I'll stop speaking to you in French.
Bir gün Fransa'ya gitmek istiyorum.I'd like to go to France one day.
Ben biyoloji ve Fransızca öğretirim.I teach biology and French.
Bir gün içinde onlar Fransadaydı.Within one day, they were in France.
Onlar bir grup Fransıza saldırdı ve onlardan onunu öldürdü.They attacked a group of Frenchmen and killed ten of them.
İngilizler Fransızları yendi.The British defeated the French.
Britanyalılar, 1763'te Kuzey Amerika'da Fransızları yenilgiye uğrattı.The British defeated the French in North America in 1763.