Fransızlar da sık sık dil bilgisi hataları yaparlar.French people frequently make grammatical mistakes, too.
Fransızca yazmak, konuşmaktan daha zordur.Writing French is more difficult than speaking it.
Fransızca konuşursan benim için daha iyi olur.If you speak French, it'll be better for me.
Urbain Jean Joseph Le Verrier 1811'de Saint-Lô, Fransa'da doğdu.Urbain Jean Joseph Le Verrier was born in 1811 at Saint-Lô, France.
Fransızca "soleil" sözcüğü "güneş" anlamına gelir.The French word "soleil" means "sun".
Tom'un iyi bir Fransız-İngilizce Sözlüğü yok.Tom doesn't have a good French-English dictionary.
Kendime Fransızca öğrettim.I taught myself French.
Fransızca filmleri izleyerek çok Fransızca öğrendim.I've learned a lot of French by watching French movies.
Fransızca filmler izleyerek çok Fransızca öğrendim.I've learned a lot of French by watching movies in French.
Tom uygun şekilde Fransızca konuşmuyor.Tom doesn't speak French properly.
Fransızca anlıyorsun, değil mi?You do understand French, don't you?
Hiç Fransızca bilmiyorsun, değil mi?You don't know any French, do you?
Fransızca anlayabilirsin, değil mi?You can understand French, can't you?
Tom'un bu kadar iyi Fransızca konuşabileceğini düşünmedim.I didn't think Tom could speak French that well.
Tom'un Fransızcayı iyi konuşan birkaç arkadaşı var.Tom has a couple of friends who speak French well.
Tom'un çocuklarına haftada üç gün Fransızca öğretiyorum.I teach Tom's children French three days a week.
Son karşılaştığımızdan beri Fransızcam hiç gelişmedi.My French hasn't gotten any better since the last time we met.
Ne kadar Fransızca biliyorsun?How much French do you know?
Fransızcam o kadar iyi değil.My French isn't that good.
Fransızcanı geliştirmek ister misin?Would you like to improve your French?
Fransızcayı ne kadar iyi anlıyorsun?How well do you understand French?
Tom Fransızca anlayabiliyor mu?Can Tom understand French?
Tom Fransızca anlayabilmeyi diledi.Tom wished he could understand French.
Tom Mary'yi Fransızca çalışmaya başlaması için ikna etti.Tom convinced Mary to start studying French.
Tom Mary'nin Fransızca çalışarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought Mary was wasting her time studying French.
Fransızca çalışırım.I study French.
Ne kadar süredir Fransızca çalışıyorsun?How long have you studied French?
Tom'un Fransızca konuşmada oldukça iyi olduğunu biliyor muydun?Did you know Tom is pretty good at speaking French?
Fransızcayı ne kadar iyi konuşuyorsunuz?How well do you speak French?
Tom'un Fransızca konuşabildiğinden emin misin?Are you sure Tom can speak French?
Tom, Mary'ye Fransızca konuşamadığını söylemedi.Tom didn't tell Mary he couldn't speak French.
Burada Fransızca konuşamayan tek kişi sen değilsin.You're not the only one here who can't speak French.
Tom'un Fransızca konuşmayı bildiğine dair hiç bir fikrim yoktu.I had no idea Tom knew how to speak French.
Fransızca konuşabiliyor olmak çalışanlarımız için çok önemlidir.It's very important for our employees to be able to speak French.
Çalışanlarımızın Fransızca konuşabilmeleri çok önemli.It's very important for our employees to be able to speak French.
Tom kişisel olarak tanıdığım Fransızca konuşabilen tek kişidir.Tom is the only person I personally know who can speak French.
Fransızcamı geliştirmek için yapabileceğim bazı şeyler nelerdir?What are some things I can do to improve my French?
Tom seninle Fransızca konuşuyor mu?Does Tom talk to you in French?
O şarkının Fransızcada daha iyi ses verdiğini düşünüyorum.I think that song sounds better in French.
Tom'un Fransızca bildiğini düşünmüyordum.I didn't think Tom knew any French.
Tom bana bir Fransızca sözlük verdi.Tom gave me a French dictionary.
Fransız dersinde daha çok dikkat etmeliydim.I should've paid more attention in French class.
Tom daha iyi Fransızca anlayabilmeyi diledi.Tom wished he could understand French better.
Fransızcam eskisi kadar iyi değil.My French isn't as good as it used to be.
Tom artık Fransızca okumak istemedi.Tom didn't want to study French anymore.
Tom hiç Fransızca bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know any French.
Tom'la asla Fransızca konuşmadım.I've never spoken with Tom in French.
Biraz Fransızca öğrenmeliyim.I should learn some French.
Tom'un Fransızca konuşmadığını unuttum.I forgot that Tom didn't speak French.
Şu adamlar Fransızca konuşuyorlar.Those men are speaking French.
Şu adamlar Fransızca konuşuyor.Those men are speaking French.
O adamlar Fransızca konuşuyorlar.Those men are speaking French.
O adamlar Fransızca konuşuyor.Those men are speaking French.
Lütfen Fransızca konuş.Please speak French.
Lütfen Fransızca konuşunuz.Please speak French.
Lütfen Fransızca konuşun.Please speak French.
Tom, Mary'nin nasıl Fransızca konuşacağını öğrenmesini istedi.Tom wanted Mary to learn how to speak French.
Tom'un hiç Fransızca çalıştığını sanmıyorum.I don't think Tom has ever studied French.
Tom, Meryem'i kendisiyle Fransızca çalışması için ikna etti.Tom persuaded Mary to study French with him.
Çocuklarım henüz Fransızca konuşmuyor.My children don't speak French yet.