Ana içeriğe geç
Sözlük

fr ile cümle

fr kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hostes şöyle böyle Fransızca konuşabilir.The stewardess can speak French after a fashion.
Hostes çat pat Fransızca konuşabiliyor.The stewardess can speak French after a fashion.
İsviçre Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya arasında yer almaktadır.Switzerland is situated between France, Italy, Austria and Germany.
John dün Fransa'ya gitti.John left for France yesterday.
John Fransızcada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden çok üstün.John is head and shoulders above any of his classmates in French.
John, Fransızcayı iyi konuşamıyor.John can't speak French well.
John Oxford Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı profesörü ve eşi Fransız.John is professor of French literature at Oxford and his wife is French.
John'un babası biraz Fransızca bilgisine sahiptir.John's father has some knowledge of French.
John ayağını frene koydu ve biz aniden durduk.John put his foot on the brake and we stopped suddenly.
Jack Fransızca konuşabilir.Jack can speak French.
San Francisco'ya hoş geldiniz.Welcome to San Francisco.
San Fransisko'ya hoş geldiniz.Welcome to San Francisco.
Şu anda San Francisco'da saat kaç?What time is it now in San Francisco?
Saat kaçta San Fransisko'ya varırız?What time do we get to San Francisco?
San Francisco ne güzel bir şehir!What a beautiful city San Francisco is!
Bunu Fransızcaya çevirir misin?Will you translate this into French?
Bu makine Fransa'da imal edilmiştir.This machine was manufactured in France.
Bu ada 19.yüzyılda Fransa'ya aitti.This island belonged to France in the 19th century.
Bu şiir, orijinal olarak Fransızca yazılmıştır.This poem was originally written in French.
Bu sözcük Fransızcadan alıntı yapılmıştır.This word was borrowed from French.
Bu eski Fransız masa mobilyanın çok değerli bir parçasıdır.This old French table is a very valuable piece of furniture.
Cathy Fransızca ve Almanca konuşabilir.Cathy can speak French and German.
Fransızca Kanada'nın bir bölümünde konuşulur.French is spoken in a part of Canada.
Onlar Kanada'da İngilizce ve Fransızca konuşurlar.They speak English and French in Canada.
Kanada'da Fransızca konuşurlar mı?Do they speak French in Canada?
Kanada'da hem Fransızca hem de İngilizce konuşulur.Both French and English are spoken in Canada.
Biz her zaman oraya gidiyoruz! Değişlik olsun diye bir Fransız restoranına gidelim.We're always going there! Let's go to a French restaurant for a change.
Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır.The English Channel separates England and France.
Fransız filmlerini Amerikan olanlarına tercih ederim.I prefer French films to American ones.
O şarkının hiç Fransızca söylenildiğini duydun mu?Have you ever heard that song sung in French?
Çok iyi Fransızca konuşuyorsun. Keşke ben de senin kadar iyi konuşabilsem.You speak French very well. I wish I could speak it as well as you.
Ya İngilizce ya da Fransızca öğrensen iyi olur.You had better learn either English or French.
Fransızca olarak derdini anlatabilir misin?Can you make yourself understood in French?
Hiç Fransa'da bulundun mu?Have you ever been to France?
San Francisco'yu sever misiniz?Do you like San Francisco?
Sen Amerikalı mı yoksa Fransız mısın?Are you American or French?
3. dönemde Fransızca dersimiz var.We have French third period.
Bir saat önce telefon eden adam Frank idi.The man who telephoned an hour ago was Frank.
1972'de, Dr. Francine Patterson Koko'ya işaret dilini öğretmeye başladı.In 1972, Dr. Francine Patterson started to teach sign language to Koko.
11 saat içinde, 7.30 gibi San Francisco'ya varacağız.In 11 hours, we will arrive in San Francisco around 7:30.
Ken, sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşur.Ken studies not only English but French.
San Fransisko'yu bir dahaki ziyaretimde o otelde kalmak istiyorum.Next time I visit San Francisco, I'd like to stay at that hotel.
Bay Sano büyük bir akıcılık ile Fransızca konuşuyor.Mr Sano speaks French with great fluency.
Her şey bugünlerde nasıl, Frank?How's everything these days, Frank?
Bindiğimiz uçak San Fransisko'ya gitmek üzereydi.The plane we boarded was bound for San Francisco.
Bizim lisede Fransızca seçmeli derstir.At our high school, French is an elective.
Pazartesi günü San Fransisko'ya yelken açacağız.We sail for San Francisco on Monday.
Fransızca yerine Rusça öğrendik.We learned Russian instead of French.
Fransa'ya hava yoluyla seyahat ediyoruz.We are traveling to France by air.
Konuya Fransız kaldım.It's all Greek to me.
Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyorum.I find it much easier to speak French than English.
Avukat kuzenim şu anda Fransa'da.My cousin, who is a lawyer, is in France at present.
Amcamın iyi Fransızca bilgisi var.My uncle has a good knowledge of French.
Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Oğlum gelecek hafta Fransa'ya hareket edecek.My son is going to leave for France next week.
Babam hem İngilizce hem de Fransızca konuşabilir.My father can speak French as well as English.
Belirli bir dereceye kadar Fransızcayı anlayabilirim.I can understand French to a certain extent.
Bu mayoyu Fransa'dan sipariş ettim.I ordered this swimsuit from France.
Şarkının Fransızca söylendiğini duydum.I heard the song sung in French.
Kızı işe alacağım çünkü Fransızca konuşabiliyor.I will employ the girl, because she can speak French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod