Fransızca konuşursun, değil mi?You speak French, don't you?
Fransızca anlarsın, değil mi?You understand French, don't you?
Fransızca çalışmalıyım.I should study French.
Fransızcayı daha çok çalışmalıydım.I should've studied French harder.
Lisedeyken Fransızcayı daha ciddi şekilde çalışmalıydım.I should've studied French more seriously when I was in high school.
Fransızca çalışmalıydım.I should've studied French.
Frene bastım.I slammed on the brakes.
Biraz Fransızca konuşurum.I speak a little French.
Biraz Fransızca konuşurum fakat henüz onda çok iyi değilim.I speak French a little, but I'm not yet very good at it.
Neredeyse her gün Fransızca konuşurum.I speak French almost every day.
Fransızca ve İngilizce konuşurum.I speak French and English.
Tom kadar iyi Fransızca konuşurum.I speak French as well as Tom does.
Her gün Fransızca konuşurum.I speak French every day.
Fransızcayı İngilizceyi konuştuğumdan daha akıcı konuşurum.I speak French more fluently than I speak English.
Öğretmenlerimle Fransızca konuşurum.I speak French with my teachers.
Tom ve Mary ile Fransızca konuşurum.I speak French with Tom and Mary.
Fransızca da konuşurum.I speak French, too.
Zamanımın çoğunu Fransızca çalışarak geçirdim.I spent a lot of my time studying French.
Bütün günü Fransızca çalışarak geçirdim.I spent all day studying French.
Keşke kesinlikle Tom'un konuştuğu kadar iyi Fransızca konuşabilsem.I sure wish I could speak French as well as Tom does.
Keşke kesinlikle daha iyi Fransızca konuşabilsem.I sure wish I could speak French better.
Otuz yıl Fransızca öğrettim.I taught French for thirty years.
Tom'a üç yıl Fransızca öğrettim.I taught Tom French for three years.
Ben Tom'a üç yıl Fransızca öğrettim.I taught Tom French for three years.
Yakın bir ortaokulda Fransızca öğretirim.I teach French at a nearby junior high school.
Caddenin yukarısındaki lisede Fransızca öğretirim.I teach French at the high school up the street.
Kolej çocuklarına Fransızca öğretirim.I teach French to college kids.
Genç çocuklara Fransızca öğretirim.I teach French to young children.
Sanırım Tom sadece Fransızca konuşur.I think Tom only speaks French.
Üç yıl önce Tom'a Fransızca öğrettim.I taught Tom French three years ago.
Tom ve Mary'nin her ikisi de Fransızca öğreniyorlar.Tom and Mary both study French.
Fransızcada ''Seni seviyorum''u nasıl dersiniz?How do you say "I love you" in French?
Fransızca çok ilginç bir dildir.French is a very interesting language.
Her zaman Fransızca öğrenmek istedim.I've always wanted to study French.
Fransızca öğrenmeme yardım etmeye vaktin olur mu dersin?Do you think you'd have time to help me learn French?
Fransızca her zaman öğrenmek istediğim dillerden biridir.French is one of the languages I've always wanted to learn.
Keşke senin konuştuğun kadar iyi Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French as well as you do.
Tom'la hiç Fransızca konuşmadım.I've never spoken French to Tom.
Lisedeyken Fransızca eğitimi gördüm.I studied French when I was in high school.
Biz evde Fransızca konuşuruz.We speak French at home.
Tom ve ben genellikle birbirimizle Fransızca konuşuruz.Tom and I usually speak French to each other.
Uzun bir süre Fransızca konuşmadım.I haven't spoken French in a long time.
Fransızca konuştuğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've spoken French.
Ben o kadar iyi Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French all that well.
O işe başvurmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French well enough to apply for that job.
Keşke biraz daha iyi Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French a little better.
Ben senin sandığın kadar iyi Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French as well as you think I do.
Hiç Fransızca konuşamam.I don't speak French at all.
Ne kadar süredir Fransızca çalıştığım göz önüne alındığında onu daha iyi konuşabilmeliyim.Considering how long I've been studying French, I should be able to speak it better.
Fransızca kesinlikle öğrenmek için en kolay olan dil değildir.French is definitely not the easiest language to learn.
Ben iş yerinde her gün Fransızca konuşurum.I speak French every day at work.
Tom Fransızca alt yazılı bir Japon filmi izledi.Tom watched a Japanese movie with French subtitles.
Fransızca konuşabilen birini arıyorum.I'm looking for someone who can speak French.
Fransa'ya gideceksen Fransızcanı tazelemen gerekir.If you're going to go to France, you should brush up your French.
Fransa'ya gideceksen, Fransızcanı tazelemelisin.If you're going to go to France, you should brush up on your French.
Tom'un ana dili Fransızca.Tom's native language is French.
Fransızca yalnızca Fransa'da konuşulmaz.French is not only spoken in France.
Arkadaşlarımın çoğu Fransızca konuşabilir.Many of my friends can speak French.
Fransızcayı daha iyi konuşabilseydim, o işi alırdım.If I could have spoken French better, I might have gotten that job.
Tom Mary'nin konuştuğundan çok daha iyi Fransızca konuşur.Tom speaks French much better than Mary does.