fotoğrafçı ile cümle
fotoğrafçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.A fényképezés felülmúlta a kultúrát, az enyémet is beleértve.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Fotografia przekraczała kulturę, również moja własną.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Fotografia transcende cultura, inclusiv pe a mea.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Fotografie overstijgt cultuur, inclusief de mijne.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Fotografie weist über Kultur hinaus, einschließlich meiner eigenen.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Fotografi melampaui budaya, termasuk saya sendiri.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.사진은 제 자신의 문화 뿐만 아니라, 모든 문화를 초월합니다.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.La fotografia trascende le culture, compresa la mia.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.La fotografía trascendía la cultura, incluyendo la mía.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.La photographie transcende la culture, y compris la mienne.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Nhiếp ảnh vượt qua văn hóa, ngay cả của tôi.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Фотография превзошла культуру, включая меня самого.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Фотографията превъзхождаше културата, включително моята собствена.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.צילום מתעלה מעבר לתרבות, כולל זו שלי.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.التصوير الفوتغرافى تجاوز الثقافة، بما فيها تقافتى.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.そして写真は私にとって見えないものを表現する言語であり
Fotoğrafçı olan?Cóż.
Fotoğrafçı oldum. Her şeyi bırakıp fotoğrafçı oldum.Am devenit fotograf, am abandonat totul și m-am făcut fotograf.
Fotoğrafçı oldum. Her şeyi bırakıp fotoğrafçı oldum. Benim için önemli olan fotoğrafçılığı yapmaya başladım.Я став фотографом, залишив усе та став фотографом, я почав фотографувати, це було для мене важливо.
Fotoğrafçı oldum. Her şeyi bırakıp fotoğrafçı oldum. Benim için önemli olan fotoğrafçılığı yapmaya başladım.Я стал фотографом, бросил всё и стал фотографом, стал делать фотографии на важную для меня тематику.
Fotoğrafçı oldum. Her şeyi bırakıp fotoğrafçı oldum.Ich ließ alles hinter mir und wurde Fotograf.
Fotoğrafçı oldum. Her şeyi bırakıp fotoğrafçı oldum.Ik liet mijn oude leven achter me en werd fotograaf.
Fotoğrafçı oldum. Her şeyi bırakıp fotoğrafçı oldum.Je suis devenu photographe, j'ai tout abandonné et je suis devenu photographe.
Fotoğrafçı oldum.사진 작가가 되었지요.
Fotoğrafçı oldum.Tornei-me fotógrafo.
Fotoğrafçı oldum.Zostałem fotografem.
Fotoğrafçı oldum.הפכתי צלם,
Fotoğrafçı oldum.أصبحت مصوراً فوتوغرافياً
Fotoğrafçı oldum.全てを投げ出して
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Cô nàng đang cố ép máy ghi hình tôi ăn, là cái giấc mơ của mọi nhiếp ảnh gia.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Dia mencoba untuk memaksa memberi makan kamera saya, yang menjadi impian setiap fotografer.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Ela estava a tentar alimentar a minha câmara à força, o que é o sonho de qualquer fotógrafo.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Elle essayait de nourrir mon appareil-photo de force, ce qui est le rêve de tout photographe.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Hon försöker tvångsmata min kamera, vilket är varje fotografs dröm.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Hun prøver at tvangsfodre mit kamera, hvilket er enhver fotografs drøm.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Încearcă să îmi hrănească aparatul cu forţa, ceea ce e visul oricărui fotograf.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.그녀는 저의 카메라를 억지로 먹이려고 했습니다. 모든 사진작가의 꿈처럼 말이죠.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Megpróbálta lenyomni őket a gépem torkán is, ami minden fényképész álma.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Próbowała na siłę nakarmić mój aparat, co jest marzeniem każdego fotografa.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Se koettaa pakkosyöttää kameraani, mikä on joka valokuvaajan unelma.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Sie versuchte, meine Kamera zwangszuernähren, was der Traum eines jeden Fotografen ist.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Snažila sa prinútiť jesť môj foťák, čo je snom každého fotografa.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Snažila se násilně nakrmit můj fotoaparát, což je sen každého fotografa.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Stava cercando di nutrire a forza la mia macchina fotografica, il sogno di tutti i fotografi.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Trataba de alimentar a mi cámara por la fuerza que es el sueño de todo fotógrafo.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Ze probeert mijn camera te voederen... de droom van elke fotograaf. (Gelach)
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Вона намагалася нагодувати мою камеру, а це, до речі, мрія кожного фотографа.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Она пыталась накормить мою камеру — это мечта каждого фотографа.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.Опитваше се да храни насила фотоапарата ми, което е мечтата на всеки фотограф.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.היא ניסתה להאכיל בכוח את המצלמה שלי, שזה חלומו של כל צלם.
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.وحاولت اطعام كميرتي وهذا حلم كل مصور
Fotoğraf makinama da zorla yedirmeye çalışıyordu ki bu her fotoğrafçının hayalidir.私のカメラに食べさせようとしました 写真家には夢のようです 彼女はいらいらすると 私の顔に空気の泡を吹きかけました
Fotoğraftan anlıyordu. Ona fotoğrafçılığın inceliklerini öğretti.Ze had een goed oog en leerde Cristina veel over de kunst van fotografie.
Fotoğraftan anlıyordu. Ona fotoğrafçılığın inceliklerini öğretti.و علمت كريستينا الكثير عن التقاط الصور
Gay Yaşam dergisinden bir fotoğrafçı var burada.C'e' il fotografo di A Bears Life Magazine.
Gay Yaşam dergisinden bir fotoğrafçı var burada.Es ist ein Fotograf vom A Bears Life Magazin hier.
Gay Yaşam dergisinden bir fotoğrafçı var burada.Il y a un photographe ici d'un magazine d'actualité Bears.
Gay Yaşam dergisinden bir fotoğrafçı var burada.Είναι ένας φωτογράφος εδώ από το περιοδικό "A Bears Life".
Gay Yaşam dergisinden bir fotoğrafçı var burada.Здесь фотограф из медвежьего журнала.
Gay Yaşam dergisinden bir fotoğrafçı var burada.今からあたしの撮影するの