fotoğrafçı ile cümle

fotoğrafçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğrafçılığı öylece hayatıma koydum.لقد جعلت من التصوير حياتي.
Fotoğrafçılığı öylece hayatıma koydum.長期的なプロジェクトを通して
Fotoğrafçılık benim için bir meslek değil.Para mí, la fotografía no es una profesión.
Fotoğrafçılık benim için bir meslek değil.Pentru mine, fotografia nu e o profesie.
Fotoğrafçılık benim için bir meslek değil.Для меня, фотография — это не профессия.
Fotoğrafçılık benim için bir meslek değil.それよりも ずっとずっと奥深いものです
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Fotografering har været min passion lige siden jeg var gammel nok til at holde på et kamera.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Fotografia od zawsze była moją pasją. Fotografia od zawsze była moją pasją.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Fotografia sa stala mojou veľkou vášňou, už keď som dokázal vziať do ruky fotoaparát.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Fotografie is mijn passie sinds ik oud genoeg ben om een camera vast te houden.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Fotografija je bila moja strast odkar sem zmogel držati fotoaparat.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Fotografování byla má vášeň už od dob, kdy jsem byl natolik starý, abych uzvedl fotoaparát.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.사진찍는 일은 제가 카메라를 들 수 있는 나이가 된 이후로 저의 열정이었습니다,
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Seit ich alt genug bin, eine Kamera in der Hand zu halten, ist Fotografie meine Leidenschaft.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Valokuvaaminen on ollut intohimoni siitä asti kun olin tarpeeksi vanha pitelemään kameraa.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.Фотография стала моей страстью, как только я достаточно подрос, чтобы держать в руках фотоаппарат.
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.צילום היה התשוקה שלי מאז שהייתי גדול מספיק להחזיק מצלמה,
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.لطالما كان التصوير هو شفغي المطلق منذ حين كان في مقدوري حمل آلة التصوير
Fotoğrafçılık bir kamerayı elime alacak yaşa geldiğimden beri benim tutkum oldu.写真は 私がずっと 情熱を傾けてきたものです 今日は 私が一番 大切にしている
Fotoğrafçılık hakkında kendine güveni olamayan Cristina'yı yüreklendiriyordu.Alentó el trabajo de Cristina... ...aunque siempre era muy tímida para permitir que lo vea.
Fotoğrafçılık hakkında kendine güveni olamayan Cristina'yı yüreklendiriyordu.Bátorította Cristinát a fényképezésre, bár a lány túl félénk volt, hogy megmutassa neki a képeket.
Fotoğrafçılık hakkında kendine güveni olamayan Cristina'yı yüreklendiriyordu.Encorajava o trabalho da Cristina, apesar dela se mostrar sempre muito tímida... ...em deixar que o vissem.
Fotoğrafçılık hakkında kendine güveni olamayan Cristina'yı yüreklendiriyordu.Hij moedigde haar aan, ondanks dar ze te verlegen was om haar werk te tonen.
Fotoğrafçılık hakkında kendine güveni olamayan Cristina'yı yüreklendiriyordu.شجع عمل كريستينا مع أنها كانت خجولة لكي تسمح له برؤيته
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Aldrig var en karl för fotografering.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Aldrig var sådan en fyr for fotografering.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Jamais un pareil homme pour la photographie.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Không bao giờ là một đồng nghiệp về các nhiếp ảnh.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."사진에 대해 이러한 사람 사귀어 본적이 없어요.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Koskaan ei niin kaveri valokuvaukseen.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Mai stato un compagno per la fotografia.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nem volt olyan ember a fotózás.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Niciodată nu a fost un astfel de om pentru fotografie.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nie war ein solcher Kerl für die Fotografie.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nigdy nie było takiego człowieka na fotografii.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nikdy nebol taký kolega pre fotografovanie.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nikdy nebyl takový kolega pro fotografování.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nikoli bilo tako kolegi za fotografiranje.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nooit was zo'n kerel voor de fotografie.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nunca foi um sujeito para a fotografia.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Nunca fue un hombre de la fotografía.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Tidak pernah seperti rekan untuk fotografi.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Ποτέ δεν ήταν τόσο τους συναδέλφους για τη φωτογραφία.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Никога не е бил такъв сътрудник за фотография.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Никогда не было таких товарищей для фотографии.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."Ніколи не було таких товаришів для фотографії.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."מעולם לא היה כזה בחור לצילום.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı."لم يكن يوما في مثل هذا زميل للتصوير الفوتوغرافي.
"Fotoğrafçılık için böyle bir adamdı.ときに彼が彼の心を改善すべきだとカメラを離れてスナップしてから、ダイビング
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.Fotografia oferea sistemului judiciar o unealtă care transforma cetăţeni inocenţi în infractori.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.Fotografia oferowała systemowi sprawiedliwości narzędzie do transformacji niewinnych obywateli w przestępców.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.Fotografie bood het gerechtelijk systeem een middel dat onschuldige burgers tot criminelen maakt.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.Fotografie bot dem Strazvollzugssystem ein Werkzeug, um unschuldige Bürger zu Verbrechern zu machen.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.사진술은 경찰, 검찰, 법원에 무고한 시민을 범죄자로 둔갑시키는 도구를 제공했습니다. 사진술은 경찰, 검찰, 법원에 무고한 시민을 범죄자로 둔갑시키는 도구를 제공했습니다.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.La fotografía dio al sistema judicial un mecanismo que transformaba a inocentes en criminales.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.La fotografia fornì al sistema giuridico un mezzo che trasforma cittadini innocenti in criminali.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.Фотография предоставила системе уголовной юстиции инструмент, превращающий невиновных граждан в преступников.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.הצילום הקנה למערכת המשפטית כלי שהפך אזרחים חפים מפשע לפושעים.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.التصوير يقدم لنظام العدالة ضد المجرمين أداة تقوم بتحويل المواطنين الأبرياء إلى مجرمين.
Fotografçılık karşımıza bir anda adalet sistemine masumları suçlu gösteren bir araç olarak çıkıyor.無実の市民を犯罪者に変える道具になるのです しかし刑事司法制度は 写真で人を見分けることの限界を

İlgili Sayfalar