Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Ai cũng biết rằng xương khi đã hóa thạch, nếu cho vào axit, sẽ bị tiêu hủy hoàn toàn.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.현재 우리는 뼈가 화석화된다는 것을 아는데, 이것을 산에 넣어버리면, 아무것도 남게되지 않을테지요.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Mindannyian tudjuk, hogy a csontok kövült szövetek, így ha savba dobjuk őket, semminek sem kellene maradnia.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Nu vet vi ju alla att ben är fossilerade, så om man lägger dem i syra, borde ingenting bli kvar.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Nu weten we allemaal dat botten gefossiliseerd zijn en dat als je ze in zuur gooit er niets van overblijft.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Știm că oasele sunt fosilizate, așa că, dacă sunt expuse la acid, n-ar trebui să mai rămână nimic.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Todos sabemos que los huesos están fosilizados y, por ende, si uno lo pone en ácido no debería quedar nada.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Todos sabemos que os ossos estão fossilizados. Portanto, se os mergulharmos em ácido não devia sobrar nada.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Tutti sappiamo che le ossa sono fossilizzate, e che se si buttano nell'acido non dovrebbe rimanere nulla.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Vi ved alle, at knogler er forstenede, så hvis du lægger den i syre, så burde der ikke være noget tilbage.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Všetci vieme, že kosti sú skamenelé, takže keď ich ponoríte do kyseliny, nemalo by z nich nič ostať.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Všichni víme, že kosti jsou zkamenělé, takže pokud je ponoříte do kyseliny, nemělo by z nich nic zůstat.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.Wiemy, że kości są skamieniałe, więc po zanurzeniu ich w kwasie nie powinno nic zostać.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.כולנו יודעים שעצמות הן מאובנות, ואם תזרוק אותם לתוך חומצה, לא אמור להישאר דבר.
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.وكما نعرف ان العظام تتحلل ان تم وضعها في مواد حمضية فلن يتبقى منها شيء
Şimdi biliyoruz ki kemikler fosilleşmiştir ve onları aside yatırırsanız geride birşey kalmaması lazım.もし酸に浸ければ 何も残らないはずです しかし実際には違いました
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Dych, ktorý sa sfosilizoval na železo.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Egy lehelet, amely vasként kövült meg.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Henkäys, joka on nyt fossiloitunut rautakerroksiksi.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Hơi thở đó đã trở thành hóa thạch.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Hun adem is nu gefossiliseerd tot ijzer.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Ihr Atem ist zu Eisen geworden.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.그것들의 호흡이 화석화 된 것이 지금의 철입니다.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.O suflare care-i fosilizată acum în fier.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Sebuah nafas yang sekarang memfosil menjadi besi.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Su aliento fosilizado es ahora como el hierro
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Ten oddech skamieniał jako żelazo.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Um sopro que está fossilizado agora como ferro.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Un respiro ora fossilizzato sotto forma di ferro.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Un souffle fossilisé aujourd'hui devenu du fer.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Μια ανάσα που τώρα έχει απολιθωθεί ως σιδήρο.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Един дъх, сега фосилизиран като желязо.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.נשימה שהתאבנה עתה לברזל.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.التنفس الذى محتجز كحديد.
Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.隕石が物質を運んできました 膜もおそらくその一つです
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.또한 200년전에 또 다른 일이 일어났습니다. 다른 에너지 광맥인 석유를 발견한 것입니다.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.În ultimii 200 de ani, încă ceva s-a întâmplat: Am dat peste o altă mină de energie în combustibilii fosili.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.Narazili sme na ďalšiu energetickú zlatú baňu vo fosílnych palivách.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.Under de senaste 200 åren har mer hänt. Vi har snubblat över en till energifest i form av fossila bränslen.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.И в последние 200 лет произошло нечто другое: мы наткнулись на ещё одно золотое дно — ископаемое топливо.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.וב-200 השנים האחרונות, קרה משהו אחר: נתקלנו ב"מכרה זהב" נוסף של אנרגיה שהוא דלק ממאובנים.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.و خلال فترة 200 سنةٍ مضت، حصل شيئٌ آخر: عثرنا على منجمٍ آخرٍ للطاقة يتمثّل في الطاقة الأُحفورية.
Son 200 yılda önemli bir şey daha oldu: bir başkaenerji kaynağını keşfettik, fosil yakıtlar.他のエネルギー鉱脈を見つけたのです 石油です 石油と集団学習によって
Tüm fosil yakıtların arasında iklime en zarar veren çeşit linyit.De todos los combustibles fósiles, el lignito tiene el peor impacto en el clima.
Ve atmosferi onlar değiştirdi. Şimdi demir olarak fosilleşen nefesleriyle.Они изменили атмосферу - организмы, сейчас твердые и окаменевшие словно железо.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.A tak isto sa objaví aj príznak vyhynutia -- napríklad skameneliny odrazu vymiznú.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Dojde také k náhlému zaniknutí - náhle totiž zmizí fosílie.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.E ci sarebbe anche un'estinzione - alcuni fossili scomparirebbero all'improvviso.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Er zou ook een uitstervingsincident zijn -- fossielen zouden ineens verdwijnen.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.És lenne benne kipusztulási esemény is, hiszen a fosszíliák hirtelen eltűnnének.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Et il y a aussi une phase d'extinction -- des fossiles vont disparaitre soudain.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Ja lajit kuolevat sukupuuttoon -- fossiilit katoaisivat yhtäkkiä.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.그리고 화석 같은 것들이 갑자기 사라지는 멸종 사건도 있을 것입니다.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Lalu ada juga peristiwa kepunahan -- seperti fosil yang tiba-tiba menghilang.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Şi ar fi un eveniment de exterminare -- fosilele ar dispărea brusc.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Und es werden Arten aussterben - wie Fossilien, plötzlich verschwinden.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Và sẽ có cả những sự tuyệt chủng -- như các hóa thạch sẽ tự nhiên biến mất.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Y habrá también una extinción y los fósiles desaparecerán de repente.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.Zobaczono by masowe wymieranie, nagle znikałyby różne skamieliny.
Ve ayrıca nesil tükenme durumları da olabilir -- fosillerin aniden kaybolması gibi.А еще будут следы массового вымирания - как будто внезапно исчезнут окаменелые ископаемые.