Ana içeriğe geç
Sözlük

fosil ile cümle

fosil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Нам также не хватает энергоносителей.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.מעריכים כי עד 2050, פי שניים
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.نحن جائعون جداً للوقود الأحفوري أيضاً.
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti."Paul nunca vió que un fósil hiciera eso".
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti.קריין: פול מעולם לא ראה מאובן שעושה ככה.
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti.المعلق: بول لم ير حفرية تقوم بذلك.
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti.よし 3つ数えたら降りるぞ
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor.Kommentator:
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor.Le narrateur:
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Jestem na wymarciu - paleontolog zbierający skamieniałości.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Tôi gần như tuyệt chủng - tôi là một nhà cổ sinh vật học sưu tầm các hóa thạch.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Yo estoy casi extinguido... soy un paleontólogo que colecciona fósiles.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Аз съм почти изчезнал... аз съм палеонтолог, който събира фосили.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Я почти вымер — я, палеонтолог, который собирает ископаемые.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Ano, oheň nás učinil lidmi; fosilní paliva nás učinila moderními lidmi.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Feuer machte uns zu Menschen; fossile Brennstoffe machten uns modern.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.아실테지만, 불은 우리를 인간으로 만들었어요; 화석연료는 우리를 현대화시켰죠.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Lửa làm ta thành loài người; chất đốt hóa thạch làm ta hiện đại.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Ogień stworzył z nas ludzi; paliwa kopalne nas unowocześniły.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Reparem, o fogo tornou-nos humanos; os combustíveis fósseis fizeram-nos modernos.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vedete, il fuoco ci ha resi umani; i carburanti fossili ci hanno reso moderni.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vedeţi, focul ne-a făcut oameni, combustibilii fosili ne-au făcut moderni.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vous voyez, le feu a fait de nous des humains ; les combustibles fossiles nous ont rendus modernes.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vuur maakte ons tot mens; fossiele brandstoffen maakten ons modern.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Ya saben, el fuego nos hizo humanos; los combustibles fósiles, modernos.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Видите ли, огонь создал человека, а ископаемое топливо создало современного человека.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Знаете, че огънят ни е направил хора; горивата от вкаменелости ни направиха съвременни.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.האם יהיה לנו דלק בלי פחד? האם נוכל להמציא מחדש את האש?
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.كما ترون, الوقود جعلنا بشراً الوقود المتحجر جعلنا عصريين.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.化石燃料は 私たちを近代化しました しかし私たちは安全で 堅固 健康で
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Je ne pense pas que beaucoup d'entre vous ici voient
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.청중 여러분들께도 보일지 모르겠습니다만 사진속에 화석이 보입니다.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Pewnie nikt z was nie widzi tutaj żadnej skamieliny. Pewnie nikt z was nie widzi tutaj żadnej skamieliny.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Saya tidak yakin apakah ada di antara pemirsa yang dapat melihat fosil di gambar ini,
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Не уверена, что многим из вас видно окаменелость, изображённую на фотографии.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.אני בספק אם אתם בקהל יכולים לראות את המאובן שנמצא כאן בתמונה,
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.أشك في أن العديد من الحضور يمكن أن يرى البقايا الموجود في هذه الصورة،
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.この写真の中に化石が映っているのですがお分かりですか? とても気をつけて見ると ここに顎があります 下顎です
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Als we een fossiel vinden, markeren we het.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Bila kami menemukan fosil, kami akan menandai lokasinya.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Cănd găsim o fosilă, o marcăm.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Cuando encontramos un fósil, lo marcamos.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Kiedy znajdziemy skamielinę, oznaczamy ją.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.저희가 화석을 발견하면 바로 표시합니다.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Lorsque nous trouvons un fossile, nous marquons son emplacement.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Quando troviamo un fossile lo segniamo.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Wenn wir ein Fossil finden, markieren wir es.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Όταν βρίσκουμε ένα απολίθωμα, το σημειώνουμε.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Когато намерим фосил, ние го маркираме.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Когда мы находим окаменелость, мы маркируем её.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.כשאנחנו מוצאים מאובן, אנחנו מסמנים אותו.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.عندما نجد بقايا متحجرة، نضع عليها علامة.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.今日では GPS技術を活用します
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.Als je een fossiel wilt worden, is het nodig ergens te sterven waar je botten snel begraven worden.
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.Bila anda ingin menjadi fosil, anda sebaiknya meninggal di tempat yang secara cepat mengubur tulang anda.
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.Dacă vrei să devii o fosilă, ar cam trebui să mori undeva unde oasele tale sunt îngropate repede.
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.Jeśli chcesz stać się skamieliną, musisz umrzeć gdzieś, gdzie twoje kości zostaną szybko pogrzebane.
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.여러분 뼈를 화석으로 남기고 싶으시다면 유골이 빠르게 매장될 수 있는 곳에서 죽음을 맞이해야 합니다.
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.Se volete diventare un fossile dovete morire in qualche luogo dove le vostra ossa vengono sepolte rapidamente.
Bir fosil olmak istiyorsanız, aslında kemiklerinizin çabucak gömüleceği... ...bir yerde ölmeniz gerekiyor.Si quieren volverse fósiles, necesitan morir en un lugar donde sus huesos se entierren rápidamente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod