Ana içeriğe geç
Sözlük

fosil ile cümle

fosil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Snadno se množí pomocí stonkových řízků.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.Svůj první létající stroj začal stavět v zimě 1902-1903.
Fosilleri Moğolistan'da bulunmuştur.Jeho fosílie byly nalezeny na území dnešního Mongolska.
Fosil Arjantin'in Patagonya bölgesinde bulunmuştur.Vyskytuje se v Argentině na většině území Patagonie.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.Od mládí sbíral minerály a fosilie.
Bu liste Avustralya veya Antarktika bölgesinde fosilleri bulunan dinozorları listelemektedir.Toto je seznam měn používaných v Austrálii a Oceánii platný k datu 1.
Fosil çok tartışma yarattı.Fosila a stârnit multe controverse.
Aradığı fosilleri bulamayınca 1890'da Cava'ya taşındı.După ce nu a reușit să găsească fosile în Sumatra, el s-a mutat la Java în 1890.
Fosilleri Avrupa'da bulunmuş olmalıdır.Fosile sale au fost găsite în Argentina.
2003 yılında bulunan fosil 18.000 yıl öncesi ile tarihlendirilmektedir.Găsit în 2003, scheletul a fost datat la aproximativ 18.000 de ani vechime.
Avrupa'daki en eski insan fosilleri Romanya topraklarında bulunmuştur.Cele mai recente fosile ale sale au fost găsite în România.
Fosilleri ve fosilleşmeyi araştıran bilim dalına paleontoloji adı verilir.Știința care se ocupă cu studiul fosilelor este paleontologia.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Este nevoie de o instalație de coș de fum pentru evacuarea gazelor de ardere.
Örneğin; fosil yakıtlar ekonomide ve politikada hayati bir konudur.Acesta este un exemplu despre importanța unui aliment în economie și societate.
Bu bölgede çok sayıda fosil türü keşfedilmiştir.Totuși, câteva specii fosile au fost descrise.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.140 de cusături au fost necesare și cicatricile mai sunt încă vizibile.
Karıncayiyengillerin fosilleşmiş kalıntıları Güney Amerika'dan başka kıtalarda da bulunmuştur.Câteva observații notabile privind peștii aligator au fost raportate din afara Americii de Nord.
Gerçi, Darwin'in iddiaları; fosil kayıtları ile doğrulanmadan önce, hiçbir fosil kaydı yok iken söylenmişti.Ipotezele lui Darwin au fost propuse fără aducerea în sprijinul lor a unor dovezi fosile.
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.Speciile fosile sunt absente în Asia de Est.
Fosillerine en az 300 milyon yıl önceki dönemlerda rastlanır.O fosilă de mixină arată că au evoluat puțin în ultimii 300 de milioane de ani.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.De asemenea, regiunea conține fosile înăuntrul zăcămintelor Koobi Fora, unice în lume.
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.Combustibilii fosili reprezintă principala cauză a încălzirii globale.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Könnyen összetéveszthetők a valódi fosszíliákkal.
Fosil Arjantin'in Patagonya bölgesinde bulunmuştur.Fosszíliáit az argentínai Patagónia területén találták meg.
Tanımlanan fosillerin bir veya iki türe ait olduğu konusu açık değildir.Tisztázatlan, hogy a leírt fosszíliák egy vagy két fajt képviselnek.
Abelisaurus’un bilinen tek kafatası fosili, özellikle sağ tarafı olmak üzere, eksiktir.Az egyetlen ismert fosszilizálódott Abelisaurus koponya hiányos, főként a jobb oldalán.
Kuzey Amerika'da çok çeşitli dinozorların yaşadığını gösteren zengin dinozor fosil kayıtları mevcuttur.Észak-Amerikában sokféle dinoszaurusz nagy mennyiségű fosszíliáját fedezték fel.
Son Kretase'den beri fosilleri bilinmektedir.Fosszíliáik a kréta időszak óta ismertek.
Fosillerin yoğunluğu, sayısı ve kalitesi açısından bakıldığında, milli park alanındaki fosiller benzersizdir.A fosszíliák számát, egymáshoz közelségét és minőségét tekintve a helyszín világméretekben is páratlan.
Afrika ve Kuzey Amerika'da fosilleri çokça bulunmaktadır.Európában és Észak-Amerikában gyakori fosszília.
Fosiller Dünya’daki yaşamın bilinen en eski kanıtlarını sağlarlar.Fosszilis leletek őrzik az élet keletkezésének legrégebbi bizonyítékait.
Dinozor fosilleri Avustralya veya Antarktika'da bulunmuş olmalıdır.Az állat fosszíliáinak Ausztrália vagy az Antarktisz területéről kell származnia.
Fosilleri Moğolistan'da bulunmuştur.Fosszíliáit Mongóliában fedezték fel.
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.Ez a kontinens gazdag, de foltos és hiányos fosszilis rekorddal rendelkezik.
3.2 milyon yıllık olan bu fosile Lucy adı verilmiştir.Itt található a 3 millió éves Lucy koponya.
Bu canlıya dair fosiller Moğolistan'da Nemegt Formasyonu'nda bulunmuştur.E theropoda fosszíliáit a mongóliai Nemegt Formációban fedezték fel.
Bu toynaklıların fosillerine dünyanın her yerinde rastlanabilir.Ezeket a kemény cipős set táncokat a világon mindenhol ugyanúgy adják elő.
Fosillere halen de rastlanılmaktadır.A fókák vedleni is szoktak.
Almanya ve İtalya'da bu türe ait fosiller bulunmuştur.Itáliától Németalföldig léteztek ilyen műhelyek, céhek.
Bulunmuş olan en eski balık fosilleri 500 milyon yaşındadır.Legrégebbi ismert fosszíliája 65 millió éves.
Kömür dünyanın en zengin fosil yakıtıdır.A vízgőz a leghatékonyabb természetes üvegházgáz.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Ez a fosszilis energiahordozóktól való elszakadásra kényszeríti a világot.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.A sivatag közepén az első fosszilis bálnacsontvázakat 1902-03 telén találták meg.
Fosil Arjantin'in Patagonya bölgesinde bulunmuştur.Sen fossiili löydettiin Patagoniasta Argentiinasta.
Bu bölgede çok sayıda fosil türü keşfedilmiştir.Alueelta on löydetty useita merkittäviä kädellisten fossiileja.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Suon polttoviljelyksen vaikutusten selvittelyä.
Katı yakıtların en önemli olanları doğal katı yakıt olarak adlandırdığımız fosil kömürlerdir.Merkittävimpiä uusiutumattomia luonnonvaroja ovat esimerkiksi fossiiliset polttoaineet.
Sıklıkla, yaşayan fosil olarak anılırlar.Niitä voidaankin pitää elävinä fossiileina.
Bu eserdeki fosil yorumlamaları Bilim Devrimi'nin sonrasına kadar etkin kalmıştır.Uskonpuhdistuksen vaikutukset ulottuvat myös tieteelliseen vallankumoukseen.
Ancak çok ender durumlarda bazen magmatik ve metamorfik kayaçlarda da fosil bulunabilir .Joskus kuitenkin löytyy yksittäisiä kivi- tai metalliesineitä.
Karıncayiyenlere ait fosil buluntuları çok azdır.Kirppujen fossiiliaineisto on vähäistä.
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.Sen fossiileita on löydetty Madagaskarilta.
2003 yılında bulunan fosil 18.000 yıl öncesi ile tarihlendirilmektedir.Εντοπίστηκε το 2003 και χρονολογείται στα 18.000 χρόνια πριν.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.Έχουν βρεθεί πάνω από 100 σκελετοί, ενώ κάποιοι είναι ολοκληρωμένοι.
Fosilleri Avrupa'da bulunmuş olmalıdır.Τα απολιθώματά του έχουν βρεθεί στην Αργεντινή.
Bu geniş enerji gereksinimlerinin büyük bir bölümü fosil yakıtlardan sağlanmaktadır.Μερικές από τις βιολογικές ανάγκες του ανθρώπου καλύπτονται από αυτήν την πηγή ενέργειας.
Abelisaurus’un bilinen tek kafatası fosili, özellikle sağ tarafı olmak üzere, eksiktir.Το ένα γνωστό απολιθωμένο κρανίο Αβελίσαυρου είναι ατελές, ειδικά στην δεξιά πλευρά.
Bitki fosiline benzemelerine karşılık fosil değillerdir.Δεν πρόκειται να εξαντληθούν ποτέ, σε αντίθεση με τα ορυκτά καύσιμα.
Tanımlanan fosillerin bir veya iki türe ait olduğu konusu açık değildir.Είναι ασαφές αν ήταν έδρα ενός ή δύο Αγάδων.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Αυτές μπορούν να μπολιάζονται με τα πρότυπα ριζώματα των εσπεριδοειδών.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod