Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Om het belang van dit fossiel samen te vatten, kunnen we het volgende zeggen.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Para resumir el significado de este fósil, podemos decir lo siguiente.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Pentru a rezuma importanța acestei fosile, putem spune următorul lucru.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Per sintetizzare il significato di questo fossile, ecco cosa possiamo dire.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Pour résumer l'importance de ce fossile, nous pouvons dire la chose suivante.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Wir können die Bedeutsamkeit dieses Fossils wie folgt zusammenfassen:
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Για να συνοψίσω τη σπουδαιότητα αυτού του απολιθώματος, μπορούμε να πούμε τα ακόλουθα.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.За да обобщим значението на този фосил, можем да кажем следното.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Підбиваючи підсумки дослідження цієї неймовірної копалини, ми можемо зробити такі висновки.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.Подводя итоги значимости этого ископаемого, мы можем сказать следующее.
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.כדי לסכם את חשיבות המאובן הזה, נוכל לומר כך:
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.إنها لا تُحفظ جدياً، كما تعلمون. إذاً فالمعروفة التي لدينا حول أسلافنا
Bu fosilin önemini özetleyecek olursak, şunu söyleyebiliriz.この化石の意義をまとめると次のとおりです 従来 我々の祖先に関する知識は
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Acest os nu exista în colecția noastră de fosile, dar există la acest schelet.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Det var ikke kendt i de fossile spor, og vi har det i dette skelet.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Er war bei Fossilien nicht bekannt, und wir haben einen in diesem Skelett.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Het was onbekend in het fossielenbestand, maar we zien het in dit skelet.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.이것은 화석 기록으로 알려지지 않았고 우리는 이 해골에 그 뼈를 가지고 있습니다
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Nei reperti fossili non si è mai trovato, ma ne abbiamo uno in questo scheletro.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Nie znaleziono wcześniej jej skamieniałości. Nie znaleziono wcześniej jej skamieniałości.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.No fue conocido en los datos de fósiles, y sí lo tenemos en este esqueleto.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Nous n'avions pas cet os dans nos archives de fossiles, mais nous l'avons dans ce squelette.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Sitä ei ollut aiemmissa fossiileissa, mutta tässä luurangossa se on.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Δεν ήταν γνωστό από τα απολιθώματα, και το έχουμε σε αυτόν το σκελετό.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Вона не була відомою у палеонтологічних записах, але ми віднайшли її у цьому скелеті.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Не се среща в данните за фосили, но я имаме в този скелет.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Она не была известна в палеонтологической летописи, но мы её обнаружили в этом скелете.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.היא לא היתה מוכרת בתיעוד המאובנים, ובשלד הזה היא קיימת.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.لتسمع عندما تبكي هذه الفتاة لأمها، لكان صوتها أقرب للشمبانزي من البشر.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.この骨格で判明しました この骨を分析した所 明らかにチンパンジーと似ていました
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Acei combustibili fosili ne-au creat civilizaţia.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Ces combustibles fossiles ont bâti notre civilisation.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Die fossiele brandstoffen hebben onze civilisatie gebouwd.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Diese fossilen Brennstoffe haben unsere Zivilisation gebaut.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Estes combustíveis fósseis construíram a nossa civilização.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.그런 화석연료들은 우리의 문명을 일으켰죠.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Nhiên liệu hóa thạch này đã xây nên nền văn minh nhân loại.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Questi liquidi fossili hanno costruito la nostra civiltà.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir. Servetimizi onlar yarattı.Paliwa kopalne zbudowały cywilizację, dobrobyt. zbudowały cywilizację, dobrobyt.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Tato fosilní paliva dala vzniknout naší civilizaci.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Горивата от вкаменелости са изградили цивилизацията ни.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.Ископаемое топливо создало нашу цивилизацию.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.של ארבעה מיילים מעוקבים של שאריות רקובות שנותרו מיצורי ביצות פרימטיביים . דלקי המאובנים הללו
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.ذلك الوقود المتحجر قد أنشأ حضارتنا.
Bu fosil yakıtlar medeniyetimizi inşa etmiştir.我々の文明を 作ってきました それらは我々の富を 作り出してきました
Bu, fosil yakýt çađýnýn baţlangýcýyla sona erdi.(제임스 하워드 쿤슬러 / '장기 비상시대' 저자) 우리가 가진 모든 걸 쏟아부어왔습니다. 석유 문제는 앞으로 3년에서 5년 사이에
Bu, fosil yakýt çađýnýn baţlangýcýyla sona erdi. Ţimdi tüm gezegeni dolaţabilir ve istediklerini alabilirler.- Ne-am vărsat bogăția în construirea unei infrastructuri pentru o viață de zi cu zi care nu are viitor.
Bu, fosil yakýt çađýnýn baţlangýcýyla sona erdi. Ţimdi tüm gezegeni dolaţabilir ve istediklerini alabilirler.- Vi har satsat vĂĽr välfärd pĂĽ att bygga en infrastruktur fĂśr dagligt liv som inte har nĂĽgon framtid.
Bu, fosil yakýt çađýnýn baţlangýcýyla sona erdi. Ţimdi tüm gezegeni dolaţabilir ve istediklerini alabilirler.- Vložili sme naše bohatstvo do stavania infraštruktúry pre každodenný život, ktorá nemá budúcnosť.
Bu, fosil yakýt çađýnýn baţlangýcýyla sona erdi.Συνήθως κατέρρεαν επειδή δεν τους απέμεναν αποθέματα, εύκολα προσβάσιμα αποθέματα.
Bu, fosil yakýt çađýnýn baţlangýcýyla sona erdi.- Мы тратим наши богатства на построение инфраструктуры для жизни, у которой нет будущего.
Bu gliseraldehit 3-fosfat. Bu da fosfogliseraldehit. İkisi de aynı moleküller sadece farklı isimler.Гліцеральдегід-3-фосфат та 3-ФГА - це одна і та сама молекула, хоч назви різні.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Algo que hoy es totalmente imposible... eliminar nuestra dependencia de la energía fósil.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Ami ma még teljesen lehetetlen: megszabadulni a fosszilis energiáktól való függésünktől.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Ceea ce este astăzi complet imposibil -- să ne eliberăm de dependenţa de combustibilul fosil.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Co je dnes kompletně nemožné -- zbavit se závislosti na fosilních palivech.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Co jest dziś absolutnie niemożliwe? Uniezależnienie się od paliw kopalnych.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Điều mà ngày hôm nay chúng ta không thể từ bỏ hoàn toàn là sự phụ thuộc vào nhiên liệu hóa thạch.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.오늘날에는 완전히 불가능한 일. 화석 연료에 대한 의존에서 벗어나는 그 놀라운 가능성을 말입니다.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.O que é que hoje é completamente impossível? É livrarmo-nos da nossa dependência das energias fósseis.