Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Temos também muito apetite por combustíveis fósseis.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.We hongeren ook erg naar fossiele brandstoffen.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Wir sind auch hungrig nach fossilen Brennstoffen.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Έχουμε μεγάλη ανάγκη και από ορυκτά καύσιμα.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Ми також дуже голодні до викопного палива.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Много сме гладни също и за фосилни горива.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.Нам также не хватает энергоносителей.
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.מעריכים כי עד 2050, פי שניים
Ayrıca fosil yakıtlar konusunda da çok açız.نحن جائعون جداً للوقود الأحفوري أيضاً.
Bağlanan bu ATP molekülü hidrolizle ADP artı fosfat grubu moleküllerine ayrılır.ל-ADP ולמולקולה של זרחן, זה משנה את
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti."Paul nunca vió que un fósil hiciera eso".
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti.קריין: פול מעולם לא ראה מאובן שעושה ככה.
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti.المعلق: بول لم ير حفرية تقوم بذلك.
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor. Daha önce fosilin böyle tepki verdiğini hiç görmemişti.よし 3つ数えたら降りるぞ
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor.Kommentator:
Belgesel: Paul fosillerle çalışıyor.Le narrateur:
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Jestem na wymarciu - paleontolog zbierający skamieniałości.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Tôi gần như tuyệt chủng - tôi là một nhà cổ sinh vật học sưu tầm các hóa thạch.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Yo estoy casi extinguido... soy un paleontólogo que colecciona fósiles.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Аз съм почти изчезнал... аз съм палеонтолог, който събира фосили.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Я почти вымер — я, палеонтолог, который собирает ископаемые.
Bilinmesi iyi olacak başka bir kelime. Tüm bu süreceyse oksidatif fosforilasyon deniyor. .Así que el proceso entero se llama fosforilación oxidativa.
Bilinmesi iyi olacak başka bir kelime. Tüm bu süreceyse oksidatif fosforilasyon deniyor. .Assim todo o processo é chamado fosforilação oxidativa.
Bilinmesi iyi olacak başka bir kelime. Tüm bu süreceyse oksidatif fosforilasyon deniyor. .Takže celý ten proces se nazývá oxidativní fosforylace.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Ano, oheň nás učinil lidmi; fosilní paliva nás učinila moderními lidmi.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Feuer machte uns zu Menschen; fossile Brennstoffe machten uns modern.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.아실테지만, 불은 우리를 인간으로 만들었어요; 화석연료는 우리를 현대화시켰죠.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Lửa làm ta thành loài người; chất đốt hóa thạch làm ta hiện đại.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Ogień stworzył z nas ludzi; paliwa kopalne nas unowocześniły.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Reparem, o fogo tornou-nos humanos; os combustíveis fósseis fizeram-nos modernos.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vedete, il fuoco ci ha resi umani; i carburanti fossili ci hanno reso moderni.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vedeţi, focul ne-a făcut oameni, combustibilii fosili ne-au făcut moderni.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vous voyez, le feu a fait de nous des humains ; les combustibles fossiles nous ont rendus modernes.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Vuur maakte ons tot mens; fossiele brandstoffen maakten ons modern.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Ya saben, el fuego nos hizo humanos; los combustibles fósiles, modernos.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Видите ли, огонь создал человека, а ископаемое топливо создало современного человека.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.Знаете, че огънят ни е направил хора; горивата от вкаменелости ни направиха съвременни.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.האם יהיה לנו דלק בלי פחד? האם נוכל להמציא מחדש את האש?
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.كما ترون, الوقود جعلنا بشراً الوقود المتحجر جعلنا عصريين.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.化石燃料は 私たちを近代化しました しかし私たちは安全で 堅固 健康で
Bİraz daha teminoloji vereyim. Substrat düzeyinde fosforilasyon.Já que quero ensinar terminologia...
Bİraz daha teminoloji vereyim. Substrat düzeyinde fosforilasyon.Това се случва когато АТФ се синтезира директно по време на гликолиза или цикъла на Кребс.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Je ne pense pas que beaucoup d'entre vous ici voient
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.청중 여러분들께도 보일지 모르겠습니다만 사진속에 화석이 보입니다.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Pewnie nikt z was nie widzi tutaj żadnej skamieliny. Pewnie nikt z was nie widzi tutaj żadnej skamieliny.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Saya tidak yakin apakah ada di antara pemirsa yang dapat melihat fosil di gambar ini,
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.Не уверена, что многим из вас видно окаменелость, изображённую на фотографии.
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.אני בספק אם אתם בקהל יכולים לראות את המאובן שנמצא כאן בתמונה,
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.أشك في أن العديد من الحضور يمكن أن يرى البقايا الموجود في هذه الصورة،
Birçoğunuzun bu fotoğraftaki fosili... fark etmediğini düşünüyorum.この写真の中に化石が映っているのですがお分かりですか? とても気をつけて見ると ここに顎があります 下顎です
Bir fosfat kopardığında şekli değişirKetika plunks dari fosfat, berubah bentuk.
Bir fosfat kopardığında şekli değişirKiedy odrywa resztę, zmienia swój kształt.
Bir fosfat kopardığında şekli değişir Önce şunu bir yazalımCuando plunks apagado el fosfato, cambia de forma. ~Pausa~
Bir fosfat kopardığında şekli değişirQuando ela retira o fosfato, muda de forma.
Bir fosfat kopardığında şekli değişirVe chvíli kdy se odštěpí fosfor, změní se tvar.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Als we een fossiel vinden, markeren we het.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Bila kami menemukan fosil, kami akan menandai lokasinya.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Cănd găsim o fosilă, o marcăm.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Cuando encontramos un fósil, lo marcamos.
Bir fosil bulduğumuzda, onu işaretliyoruz.Kiedy znajdziemy skamielinę, oznaczamy ją.