formel ile cümle

formel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
36
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Georg Simmel ile birlikte formel sosyolojinin kurucusu olarak kabul edilmektedir.Together with Georg Simmel, he is considered the founder of formal sociology.
Modern İngilizcede formel (morfolojik) bir vokatif hâl bulunmamaktadır.Modern English lacks a formal (morphological) vocative case.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.He believed that intellectual purposes, formal causes, guided all natural processes.
Sentaks : Formel bünyeler içinde bulunan simgeler arasındaki bağlantılar ve ilişkiler.Syntactics is relations among signs in formal structures.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Now let's formally define what a problem looks like.
Derece 4 ve 5, formel; şekli tezahüre karşılık gelir:Degrees 4 and 5 correspond to formal manifestation:
Hintikka, formel epistemik mantığın ve mantık için oyun semantiğinin kurucusu olarak kabul edilir.Hintikka is regarded as the founder of formal epistemic logic and of game semantics for logic.
Ayrıca Kai Ebel ile birlikte Das Magazin Formel Exlusiv programının moderatörlüğünü yaptı.Zusammen mit Kai Ebel moderierte sie zudem das Magazin Formel Exclusiv.
Georg Simmel ile birlikte formel sosyolojinin kurucusu olarak kabul edilmektedir.Gemeinsam mit Georg Simmel gilt er als Begründer der formalen Soziologie.
Ayrıca Kai Ebel ile birlikte Das Magazin Formel Exlusiv programının moderatörlüğünü yaptı.Avec Kai Ebel, elle a également animé le magazine Formel Exclusiv.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.Egli credeva che fini intellettuali, cause formali, guidassero tutti i processi naturali.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.Аристотель верил, что всеми природными процессами руководят интеллектуальные цели, формальные причины.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.وأعرب عن اعتقاده بأن الأهداف الفكرية والأسباب الرسمية هي التي تقود العمليات الطبيعية.
Gödel bir formel sistemde "bu önerme ispatlanabilir değildir" şeklinde bir önerme kurdu.In wezen construeerde Gödel een formule die stelt dat zij in een gegeven formeel systeem onbewijsbaar is.
Modern İngilizcede formel (morfolojik) bir vokatif hâl bulunmamaktadır.In het Moderne Engels is can (kunnen) een overgebleven preterito-presens.
Koşullu bağımsızlık kavramının daha formel bir tanımlaması koşullu dağılım kavramına dayandırılır.Це поняття природним чином узагальнює поняття диференціала функції.
Matematik olarak rastgele örnekleme daha formel bir şekilde tanımlanır.Matematikai szempontból éppen annyira jól definiált fogalom, mint más számok.
Matematik olarak rastgele örnekleme daha formel bir şekilde tanımlanır.Matematiikassa välimatkalla oletetaan useimmiten tarkempaa kriteeriä.
Koşullu bağımsızlık kavramının daha formel bir tanımlaması koşullu dağılım kavramına dayandırılır.Neutraalimmalla sanalla separatismi viitataan samankaltaiseen ilmiöön.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.Ia percaya bahwa tujuan intelektual, formal penyebab, dipandu semua proses alam.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.他相信形式因指导了所有的自然进程。
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.그는 지적인 목적, 형태적인 원인이 모든 자연 과정을 이끈다고 믿었다.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Ahora, definamos formalmente el concepto de "problema".
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Giờ chúng ta hãy định nghĩa xem vấn đề (bài toán) là gi nhé.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Kini mari kita mendefinisikan secara resmi seperti apa masalah itu.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Maintenant définissions formellement ce qu'est un problème.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Nun definieren wir formal, wie ein Problem aussieht.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Nyní si formálně definujeme, jak vypadá problém.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Ora definiamo formalmente com'è fatto un problema.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Poďme teraz formálne definovať ako problém vyzerá.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Vamos agora definir formalmente os aspectos de um problema.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Zdefiniujemy teraz formalnie, na czym polega problem.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.Теперь давайте формально определим как выглядит наша проблема.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.دعونا شكلياً نعرف كيف تبدو المشكلة.
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.問題には多くの構成要素があります
Şimdi bir problemi formel biçimde tanımlayalım.现在,让我们正式定义一个问题是怎样的。

İlgili Sayfalar