form ile cümle

form kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak 2006'da sakatlığından ötürü forma giyemedi.Nur 2014 konnte er krankheitsbedingt nicht teilnehmen.
16 yaşında Pınar Karşıyaka A takımında forma giyme şansı buldu.Schon mit 16 Jahren debütierte Shanice van de Sanden in der A-Nationalmannschaft.
Sıvı formik asit (formic acid) uygulamasında çözelti % 65 oranında olmalıdır.Typisch ist eine maximale Luftfeuchtigkeit von 65 % realisierbar.
8 oyuncu 200'den fazla forma giymiştir.Mehr als 80 Künstler spendeten über 100 Werke.
Şu an Montpellier HSC takımının formasını giymektedir.Derzeit trägt sie den Dress des Erstdivisionärs HSC Montpellier.
Şu an Çankırıspor takımının formasını giymektedir.Jetzt weiß er, welches Festgewand sie trägt.
Zirkonyum heksagonal kristal formunda bir yapı gösterir.Das Hexakisoktaeder kommt in der Natur als Kristallform vor.
Formayı kapmak için çalışacağım.Versuch die Formel zu stehlen startet.
Her ne kadar kalişin formasyonları iyi anlaşılsa da orijinal olan şili kalişi tam olarak bilinmiyor.So ein Satz ist auch dann witzig, wenn man die ursprüngliche Sequenz nicht kennt.
Ancak fazla forma şansı bulamadı ve SPAL takımına transfer oldu.Sie konnte aber keine nennenswerten Erfolge erzielen, weshalb sie zum Skicross wechselte.
Almanya formasıyla U-16 ve U-15 maçlarında toplam 10 maça çıkmıştır.Engelman bestritt für den DFB insgesamt sechs Spiele in der U-15- und U-16-Auswahl.
Bahia'da forma giymektedir.Abby findet darin Stiefel.
Millî formayla çıktığı en büyük turunuva ise 2006 FIFA Dünya Kupası oldu.Das letzte hier in Serie hergestellte Modell war der im Juli 2006 eingeführte Fiat Perla geworden.
Çocukları avlamakta kolay olduğu için en çok palyaço formunu kullanır.Einen Schachwettbewerb für Kinder gewinnt der Junge zwar mühelos.
Bu takımın U-15 kadrosunda forma şansı buldu.Dort konnte er in der U-15-Mannschaft des Vereins durch seine Offensivkraft überzeugen.
Bu homolog serilerin genel formülü CnH2n şeklindedir.Ihre allgemeine Summenformel für die homologe Reihe lautet CnH2n.
3 Formula 1 şampiyonluğu bulunan Nelson Piquet'nin oğludur.Piquet ist der Sohn des dreifachen Formel-1-Weltmeisters Nelson Piquet.
Bu turnuvaların ardından bir daha millî takım forması giymedi.Danach hat jedoch kein Spieler die Nummer wieder getragen.
O sadece bir formalite.C'est juste une formalité.
Formunu korumalısın.Tu dois garder la forme.
Tom formunda görünüyor.Tom semble être en forme.
Bu genellikle <Message Format>/<Transmission Format> olarak yazılır.Cela est communément écrit : <Message Format>/<Transmission Format>.
Format Pioneer tarafından Kasım 1999'da geliştirildi ve DVD Forum tarafından kabul gördü.Le format a été créé par Pioneer en novembre 1999 et a été approuvé par le DVD Forum.
Çan kulesi onun şimdiki formuna 1514 yılında ulaştı.Le campanile a atteint sa forme actuelle en 1514.
Basketbol mücadeleleri 3x3 formantında yapıldı.Le tournoi de basketball a lieu avec le format 3x3.
FADH ve FADH2, indirgenmiş FAD formlarıdır.FADH et FADH2 sont les formes réduites de la FAD.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.La théorie que nous connaissons aujourd'hui fut formalisée par Politzer, Gross et Wilzcek en 1975.
Örneğin, 0/0, 0×∞, ∞−∞, ve ∞/∞ belirsiz formları bu kurallarda da geçerlidir.Certains cas, comme 0/0, 0×∞, ∞ – ∞ ou ∞/∞, ne sont pas non plus couverts par ces règles.
Hatta bu durumu John Stewart Bell, 1964 yılında Bell Eşitsizliği adı altında formülize etti.C'est en 1964 que John Bell utilise cette idée et formule une inégalité.
RC helikopterin uçan gelişmiş bir formuna 3D denir.Une forme avancée de pilotage d'hélicoptères RC est appelée 3D.
Jenson Button, 2009 Formula 1 Dünya Şampiyonudur.Jenson Button, pilote de Formule 1, champion du monde en 2009.
Formula 2 böylece 1952'de ortaya çıkmıştır.La Formule 2 fait ainsi son apparition en 1952.
Siyah giyen adam Locke'ın formuna bürünmüştür.L'homme en noir apparaît ensuite sous la forme de Locke.
Kimyasal formülü: Be3Al2Si6O18 şeklindedir.Sa formule chimique est : Be3Al2Si6O18.
Bu Bekenstein–Hawking formülü olarak da adlandırılır.La formule ci-dessus est connue sous le nom de formule de Bekenstein-Hawking.
2003 ve 2005 yılları arasında Drama ve Tiyatro Çalışmaları okudu, Worcester Sixth Form College'e katıldı.Entre 2003 et 2005, il étudie aussi l'art dramatique et le théâtre à la Worcester Sixth Form College (en).
Birçok Formula 1 pilotu gibi, Button da, Monako'da yaşamakta.Mosley, à l'instar de beaucoup de pilotes de Formule 1, vit à Monaco.
Ayrıca Kai Ebel ile birlikte Das Magazin Formel Exlusiv programının moderatörlüğünü yaptı.Avec Kai Ebel, elle a également animé le magazine Formel Exclusiv.
Performans The Confessions Tour'un, 2007'de yayınlanan CD ve DVD formatlarının ikisinde de bulunmaktadır.La performance est incluse à la fois dans les versions CD et DVD de The Confessions Tour sorti en 2007.
Spektral teoremi bir Hilbert uzayı üzerinde tanımlı normal bir operatör için integral formülü vermektedir.Le théorème spectral donne une formule intégrale pour les opérateurs normaux sur un espace de Hilbert.
Ancak formayı sezonun ikinci yarısında kaptı.Mais la forme revint lors de la seconde moitié de saison.
Bu çizgiler daha sonra deneysel olarak gözlemlenmiş ve formüle olan güven artmıştır.Ces raies seront observées expérimentalement plus tard, renforçant la confiance en cette formule.
Bergkamp, ilk millî formayı 1990 yılında İtalya'ya karşı giydi.Bergkamp fait ses débuts internationaux en 1990 face à l'Italie.
Abraham-Lorentz kuvvetinin birçok farklı formülasyonları elde edilmiştir.Plusieurs paradoxes sont associés à la force d'Abraham-Lorentz.
Formülün ana değeri budur.C'est ce qui fait l'intérêt pratique de la formule.
Claudia (ve Clodia) kadınlar tarafından kullanılan formudur.Claudia et Clodia sont les prénoms féminins issus de ces nomina.
Elio de Angelis ilk Formula 1 yarışına çıkmıştır.Elio de Angelis monte sur son premier podium.
İki tarihi formu e (е) ve ye (є) bulunmaktadır.Il est composé de deux vielles (so u et so i), et d'un khene.
Cauchy integral teoremini ve Cauchy integral formülünü genelleştirir.Il généralise le théorème intégral de Cauchy et la formule intégrale de Cauchy.
Bu H τ {\displaystyle {\mathcal {H}}_{\tau }} bir Hilbert uzayı formudur.Soit H {\displaystyle H} un espace de Hilbert.
Bundesliga takımalrından SV Darmstadt 98'da forma giymektedir.Bundesliga, où il est opposé au SV Darmstadt 98.
Bazı İmparatorluk yasaları, "Senato'ya Söylev" formunu alırdı ve yasalaşmadan önce yüksek sesle okunurlardı.Certaines lois impériales prirent la forme de « discours au Sénat » et étaient lues devant l’assemblée.
Sonuçta bu işlemlerin sonucun da Akifer den (su taşıyan formasyondan) su alınır.Puis, il s'extrait soudainement de l'eau dans laquelle il était dissimulé.
Bu değerlerin formülleri referanslarda bulunabilir.La démonstration peut être trouvée dans les références.
Ancak liberal demokrasilerde de sansür değişik formlarda bulunabilir.Une démocratie libérale peut prendre diverses formes constitutionnelles.
Bu şampiyonada, 2011'de kullanılan formata geri dönüş yapıldı.Pour le match de 2011, un nouveau format a été utilisé.
Wilt Chamberlain'in forma numarasıdır.5 par Wilt Chamberlain.
McCollum'un erkek kardeşi C. J. McCollum, NBA'de Portland Trail Blazers forması giymektedir.Il est le grand frère de C.J. McCollum, joueur des Trail Blazers de Portland en NBA.
Quicken Interchange Format (QIF), finansal bilgilerin aktarımında kullanılan açık bir tanımlamadır.Quicken Interchange Format (QIF) est un format d'échange de données financières.
1889-90 sezonunda da Southworth formu başarılı bir şekilde devam ediyordu.En 1891–92, Southworth continue dans sa forme prolifique.

İlgili Sayfalar