Fakat bu fobi, genellikle çocuklar banyonun kötü bir şey olmadığını anladıklarında ortadan kalkar.그러나 두려움은 어린이들에게 일반적으로 나타나는 일이므로 그들은 목욕이 두려워 할 일이 아니라는 것을 배워야 한다.
Küçüklüğünde suya karşı fobisi vardı.왜냐하면 그는 어릴 때 물을 무서워했기 때문이다.
Bu fobiden muzdarip olanlar, yüksek ses kaynağından kurtulmak için endişeli hale gelirler.이 주파수를 느끼는 청소년은 불쾌감 때문에 해당 공간을 떠나 멀리 달아난다.
Bu fobi, kişi ölüme şahit olunca veya çocukken cenaze törenine katılmak zorunda bırakıldığında gelişebilir.הפחד יכול לנבוע מתוך מעדות למקרה מוות, או מתוך הכרח להימצא בהלוויה במהלך הילדוּת.
Buna ironik olarak en uzun fobi kelimesidir.המאפיין הבולט ביותר בלשון הסיפור הוא האירוניה.
Yılanlara karşı fobisi vardır.הוא פוחד מנחשים.
Basit fobiler arasında,aqufobi daha yaygın alt tipler arasındadır.Извън простите фобии, хидрофобията е сред най-общите подвидове.
Bu fobi spesifik fobi sınıfına girer.Тази фобия е ситуационна специфична фобия.
Talasofobi için semptomlar, çoğu belirlenmiş fobi ile aynıdır.Симптомите на таласофобията са подобни, както при повечето специфични фобии.
Anlatıcı bu örnekleri, kendisini dehşete düşüren canlı canlı gömülme fobisine bir dayanak olarak anlatır.Разказвачът споменава тези примери, за да осигури контекст за своята парализираща фобия от погребване жив.
Anya'nın tavşan fobisinin nedeni bu bölümde anlaşılmıştır.Djeva sa zecom u Louvreu se smatra vrhuncem ovakvog slikarstva.
Sosyal bir fobidir ve sosyal bir izolasyona sebebiyet verebilir.To môže viesť k sociálnej izolácii a agorafóbii.
Birçok fobiye sahip insan ayrıca, yaşlandıklarında toplumda aktif bir rol oynamayacaklarından korkuyorlar.Mnogi starejši nimajo sredstev za ohranjanje aktivne vloge v družbi.
Birçok insan bu fobiye sahiptir.Šiitais yra daugelis etninių biharių.
Araştırma erkeklerin %58'inin kadınlarınsa %48'lik kısmının bu fobiden acı çektiği tespit etti.Pasak tyrimo, 18 % tokių pacientų patyrė apymirtinių įspūdžių.
Onda da tıpkı erkek kardeşi gibi yaşlılık fobisi vardır.Mõnel juhul on ta ka nii hull kui tema vennad.
Bu fobi sıklıkla genç yaşta ortaya çıkmasına rağmen, daha sonradan da gelişebilir.See on kõige tavalisem noorukieas, kuid võib toimuda ka hiljem.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Acestă fobie de matematică privează ştiinţa şi medicina de numărul incomensurabil de talente de care e nevoie.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Deze wiskunde-angst ontneemt wetenschap en geneeskunde een onmetelijke hoeveelheid broodnodig talent.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Diese Mathe-Phobiker entziehen der Wissenschaft und Medizin eine unabsehbare Menge an notwendigem Talent.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.수학에 대한 이런 두려움이 과학계와 의학계로부터 꼭 필요로되는 수많은 젊은이들을 몰아냈습니다.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Lęk przed matematyką pozbawia naukę i medycynę niezliczonych ilości potrzebnych talentów.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Эта математикофобия лишает науку и медицину огромного количества так необходимых талантов.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.חוששי המתמטיקה הללו מונעים מהמדע והרפואה כמויות עצומות של כשרון שנזקקים לו נאושות.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.هذا الخوف من الرياضيات يحرم العلوم والصحة من عدد لا يحصى من المواهب التي نحتاجها بيأس.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.数学恐怖症のせいで 科学や医薬が 必要としている人材が不足しています 不安を払しょくする方法は次のとおりです
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Chúng tôi gọi đó là "mycophobia", nỗi sợ hãi vô cớ không giải thích được khi gặp nấm mốc.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Kita sebut hal itu mikofobia, ketakutan tak rasional ketika berhubungan dengan jamur.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.곰팡이류를 접했을 때 잘 알지 못해 느끼는 공포를 저희는 균공포증이라고 부릅니다.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.La chiamiamo micofobia, l'irrazionale paura dell'ignoto quando essa riguarda i funghi.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.La llamamos micofobia, el miedo irracional a lo desconocido cuando se trata de hongos.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Mikofóbiának hívjuk, az ismeretlentől való irracionális félelmet, ha ez a gombákhoz kapcsolódik.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Nazýváme to mykofóbie, iracionální strach z neznámého, týkající se hub.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Nazywamy to mykofobią irracjonalny strach przed nieznanym dotyczącym grzybów.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Noi o numin micofobia, frica iraţională de necunoscut cînd vine vorba despre ciuperci.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Nous appelons ça la mycophobie, la peur irrationnelle de l'inconnu quand il s'agit de champignons.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Se on mykofobiaa, irrationaalista tuntemattoman pelkoa sienten suhteen.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Vi kalder det mykofobi, den irrationelle frygt for det ukendte, når det kommer til svampe.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Vi kallar det mykofobi, den irrationella rädslan för det okända när det kommer till svampar.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Volá sa to mykofóbia, iracionálny strach z neznámeho, čo sa húb týka.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.We noemen het mycofobie: de onredelijke angst voor het onbekende van paddenstoelen.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Wir nennen das Mykophobie, die irrationale Angst vor dem Unbekannten, wenn es um Pilze geht.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Την ονομάζουμε μυκητοφοβία, τον παράλογο φόβο του άγνωστου όταν αναφερόμαστε σε μύκητες.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Мы называем это микофобией - иррациональный страх неизвестного, когда дело касается грибов.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.Наричаме го микофобия, ирационалният страх от непознатото, що се отнася до гъби.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.אנו מכנים זאת מיקופוביה - פחד לא הגיוני מהבלתי נודע הקשור לפטריות.
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.نسميها فوبيا الفطريات الخوف اللامنطقي من المجهول بالنسبة للفطريات
Buna "mantar fobisi" diyoruz: mantarlar hakkında, bilinmeyenlere karşı beslenen akıldışı korku.菌類に関して現れる 未知のものへのいわれのない恐怖のことです キノコの成長はとても速い
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.단 4시간 만에, 공포증에 대한 아주 놀은 치유율을 보여주는 방법이었어요.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.Binnen 4 uur was al een hoog percentage mensen van hun fobieën genezen.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.Dia banyak menyembuhkan orang dengan fobia dalam 4 jam.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.En cuatro horas obtiene una alta tasa de curación de fobias.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.En quatre heures, il avait un taux de guérison énorme de personnes qui avaient des phobies.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.În 4 ore avea un procent uriaș de vindecări la pacienții cu fobii.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.In 4 ore aveva già un numero di persone guarite dalle fobie.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.In vier Stunden hatte er eine riesige Heilungsrate bei Menschen mit Phobien.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.Négy órán belül hatalmas volt a gyógyulás aránya a fóbiásoknál.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.No espaço de quatro horas, tinha uma taxa elevada de curas em pessoas com fobias.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.På fyra timmar kunde han bota en stor del av sina patienter med fobier. Vi talade om ormar.
Dört saat içinde, fobisi olanları tedavi etme oranı inanılmaz yüksek.Trong bốn giờ ông đã chữa được một số lượng lớn người mắc những bệnh ám ảnh.