"Mary Tom'a flört ettiğimizi mi söyledi?" "Evet." "Onu öldüreceğim.""Mary told Tom we were dating?" "Yes." "I'm going to kill her!"
Tom'la flört etme tarzını hatırlıyorum.I remember the way you used to flirt with Tom.
O herkesle flörtlü.She's flirty with everyone.
Diş macunlarının çoğu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Çoğu diş macunu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Dalgıçlar Florida sahili açıklarında binlerce İspanyol altın sikkesi buldu.Divers have found hundreds of Spanish gold coins off the coast of Florida.
Biz felaketle flört ediyoruz.We're flirting with disaster.
Çok daha genç bir kızla flört etmek onun için bir sorun değildi.Dating a much younger girl wasn't a problem for him.
Siyah pantolon ile floresan sarı çoraplar giymek iyi bir görünüm değil.Wearing fluorescent yellow socks with black pants isn't a good look.
Rahatla. Flört etmek eğlenceli olmalı.Relax. Dating is supposed to be fun.
Flört etmek çok stresli olabilir.Dating can be very stressful.
Tom Mary ile flört etmeye başladı.Tom began flirting with Mary.
Tom ofisdeki pek çok kadınla flört etti.Tom flirted with many women in the office.
Mary onunla flört etmeye devam etti.Mary kept on flirting with him.
Tom Florida'da bir yerde bir plajdaydı.Tom was on a beach somewhere in Florida.
Tom'la flört ettiğini gördüm.I saw you flirting with Tom.
Tom ve Mary Florida'da bir tatil evine sahip.Tom and Mary own a vacation home in Florida.
Bazen erkek arkadaşım başka kadınlarla flört ediyor.Sometimes my boyfriend flirts with other women.
O bana bir flört yorumu yaptı.He made a flirty comment to me.
O benimle flört etti.He flirted with me.
On florin için, bir dizi pul gönderirim.For ten florins, I send a series of stamps.
Onun senin flörtün olduğunu sandım.I thought she was your date.
Miami, Florida'daki en büyük kenttir.Miami is the biggest city in Florida.
Yine flört etmeye başladım.I've started dating again.
Tom, Florida'ya çekildi.Tom retired to Florida.
Dev salyangozlar Florida'yı istila ettiler.Giant snails have invaded Florida.
Onunla utanmadan flört etti.She flirted with him shamelessly.
O, Floransa'da yatılı okulda.She's in boarding school in Florence.
O yaklaşık iki yıldır onunla flört ediyor.She has been going out with him for about two years.
Akifer, Florida'nın ana içme suyu kaynağıdır.The aquifer is Florida's main source of drinking water.
Tom kızımla flört ediyor.Tom is dating my daughter.
Onunla flört etmiyordum.I wasn't flirting with him.
Tom'la flört etmiyordum.I wasn't flirting with Tom.
Tom flörte başlamaya hazır mı?Is Tom ready to start dating?
Siz ikiniz gerçekten birbirinizle flört ediyor musunuz?Are you two really dating each other?
Fadıl ve Leyla yaklaşık bir yıldır birbirleriyle flört ediyorlardı.Fadil and Layla dated each othe for about a year.
Leyla'nın gizli bir flört hayatı vardı.Layla had a secret dating life.
Leyla umutsuzca mükemmel erkeği bulmak için flört etmeye başladı.Layla started dating because she desperately wanted to find the perfect man.
Fadıl ve Leyla bir süredir flört ediyorlardı.Fadil and Layla had been dating for a while.
Fadıl kolej boyunca Leyla'yla flört etmeye devam etti.Throughout college, Fadil continued to date Layla.
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla flört ediyordu.Fadil was dating a Muslim woman from Egypt.
Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla flört etti.Fadil dated a Muslim girl from Egypt.
Birkaç aylık flörtten sonra Fadıl'ın gerçek niyeti ortaya çıktı.After a few months of dating, Fadil's true colors emerged.
Tom telefonda Mary ile flört etti.Tom flirted with Mary on the phone.
Tom işyerinde Mary ile flört etti.Tom flirted with Mary at work.
Leyla ve Sami flört etmeye başladılar.Layla and Sami started dating.
Tom ve Mary flört etmeye başladılar.Tom and Mary have started dating.
Leyla'nın hayalindeki flörtü bir kabusa dönüştü.Layla's dream date turned into a nightmare.
Online flört tehlikeli olabilir.Online dating may be dangerous.
Sen ve Tom ne kadar zaman birbirlerinizle flört ettiniz?How long did you and Tom date each other?
Sami 19 yaşındaki Leyla'yla flört ediyordu.Sami was dating 19-year-old Layla.
Sami yine flört etmeye başladı.Sami started dating again.
Florida nemli ve bunaltıcı havasıyla bilinir.Florida is known for it's humid, muggy weather.
O bütün akşam onunla flört etti.He flirted with her all evening.
Tom Mary'nin bir iş arkadaşıyla flört ettiğini gördü.Tom saw Mary flirting with a coworker.
Mary Tom'un bir iş arkadaşıyla flört ettiğini gördü.Mary saw Tom flirting with a coworker.
Tom'un seninle flört ettiğini sanıyordum.I thought Tom was flirting with you.
Tom Mary'nin John'la flört ettiğini duydu.Tom heard Mary flirting with John.
Tom, Mary'nin John'la flört ettiğini gördü.Tom saw Mary flirting with John.
Leyla semtteki herkesle flört etti.Layla flirted with everyone on the ward.