fizikçi ile cümle

fizikçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.Thuyết lượng tử kỳ lạ đến mức, các nhà vật lý phải dùng đến những cách giải thích chứa đầy nghịch lý.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.To jest takie "dziwne", że fizycy uciekają się od jednego do drugiego paradoksalnego wytłumaczenia.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.Είναι τόσο παράξενο που οι φυσικοί καταφεύγουν στη μια ή στην άλλη παράδοξη ερμηνεία του.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.Она настолько странна, что физики прибегают то к одной, то к другой парадоксальной её интерпретации.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.Толкова е странна, че физиците прибягват до една или друга парадоксална интерпретация.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.[צחוק] היא כה משונה, שכל פיזיקאי מחפש מפלט בפרשנות פרדוקסלית כזו או אחרת לגביה.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.إنها في غاية الغرابة لدرجة إن الفيزيائيون يقعون.. في تفسيرات متناقضة.
Öyle tuhaftır ki, fizikçiler teorinin mantığa aykırı görünen izahatlarına başvurmuşlardır.いろいろな逆説的な解釈をしなければならないほどです この場で講演することになっているデイヴィッド=ドイッチェは
Paul Steinhardt, New York' tan bir fizikçi ve Aranda/Lasch mimarlik bir yerleştirme üzerinde çalıştılar.뉴욕의 물리학자 폴 스테인하트와 건축가 아란다/라쉬, 둘은 함께 런던의 세르펜틴 미술관에서 함께
Paul Steinhardt, New York' tan bir fizikçi ve Aranda/Lasch mimarlik bir yerleştirme üzerinde çalıştılar.פול סטיינהארט, פיזיקאי מניו-יורק, וארנדה/לאש, אדריכלים, שיתפו פעולה במיצג
Paul Steinhardt, New York' tan bir fizikçi ve Aranda/Lasch mimarlik bir yerleştirme üzerinde çalıştılar.مثلا "بول ستاينهارت" وهو عالم من نيويورك، و "أرندا/لاش" وهي معمارية، تعاونا في إنشاء
Paul Steinhardt, New York' tan bir fizikçi ve Aranda/Lasch mimarlik bir yerleştirme üzerinde çalıştılar.建築家のアランダとラッシュ 彼らは共同で ロンドンで 展示を行いました
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Baiklah, fisikawan partikel bukan siapa-siapa jika tidak ambisius.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Bem, se os físicos de partículas não forem ambiciosos, não interessam.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Chà các nhà vật lý hạt không là gì nếu không tham vọng.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Ei bine, fizicienii implicați sunt foarte ambițioși.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Et bien, les physiciens des particules ne sont rien si ce n'est ambitieux.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Fiziki osnovnih delcev so izredno ambiciozni.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Fyzici jsou prostě ambiciózní.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Hiukkasfyysikot ovat kunnianhimoisia.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Je kunt van deeltjesfysici zeggen wat je wilt, ze zijn wel ambitieus.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.글쎄요, 입자물리학자들은 열정을 빼면 시체에요.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.La ricerca sulle particelle deve essere ambiziosa.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Nos, a részecske fizikusok enyhén szólva ambiciózusak.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Nun ja, wenn Teilchenphysiker eines sind, dann ehrgeizig.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Nuž, časticový fyzici sú, keď už nič iné, ambiciózni.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Si los físicos de partículas son algo, es ser ambiciosos.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Tjah, partikelfysikere er først og fremmest ambitiøse.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Λοιπόν, οι Σωματιδιακοί Φυσικοί είναι φιλόδοξοι.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Ами, физиците на елементарни частици не са нищо, ако не са амбициозни.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Ну, якщо фізики не амбітні, то вони ніхто.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.Потому что ученые, изучающие элементарные частицы, пустое место без движения вперед.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.מפני, שפיזיקת חלקיקים היא מאוד שאפתנית.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.حسناً، علماء فيزياء الجسيمات لا يكونون طبيعيون؛ إن لم يكونوا طموحين.
Peki, parçacık fizikçileri hırslı olmazsalar hiçbir şey değiller.素粒子物理の目的は全てのものが何からできていて
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.A apărut datorită unui fizician matematic rus şi era o teorie complicată.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Een gecompliceerde theorie.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Egy orosz matematikai fizikus teóriája volt, ami komplikált egy elmélet volt.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Era atribuída a um físico matemático russo, e era uma teoria complicada.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Era stata elaborata da un fisico matematico russo, era una teoria complicata.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Ini berkat seorang fisika-matematikawan Rusia, dan itu adalah teori yang rumit.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.러시아의 수학물리학자가 세운 가설이었는데요. 복잡한 가설이었습니다.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.On la devait à un physicien-mathématicien russe, et c'était une théorie compliquée.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Sie stammte von einem russischen Mathematikphysiker und sie war kompliziert.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Tack vare en rysk matematisk fysiker, och det var en komplicerad teori.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Teoria zaproponowana przez fizyka matematycznego z Rosji, która była bardzo skomplikowana.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Ήταν χάρη σ' ένα Ρώσο μαθηματικό φυσικό και ήταν μια πολύπλοκη ιστορία.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Але це була складна теорія.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.И это была сложная теория.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.Тя принадлежеше на един руски математически физик, и беше доста сложна теория.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.זו הומצאה על ידי מתמטיקאי פיזיקאי רוסי, וזו הייתה תאוריה מסובכת.
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.منسوبة لعالم رياضي روسي وكانت نظرية معقدة
Rus bir matematiksel fizikçinin teorisi, ve çok karmaşıktı.複雑な理論です 後ですぐに紹介しますが
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.Al comenzar a pulsar y contraerse el sonido, nuestros físicos pueden saber cuándo se emitirá un fotón.
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.Amint a hang pulzálva összehúzódik, fizikusaink tudni fogják, hogy egy fotonemisszió fog következni.
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.Jakmile začne zvuk pulzovat, naši fyzici jsou schopni poznat, kdy bude emitován foton.
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.소리는 진동하고 수축하기 시작함에 따라 우리 물리학자들은 언제 광자가 방출될 지 알 수 있습니다.
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.Quando il suono comincia a pulsare e a contrarsi, i nostri fisici possono dirci quando un fotone verrà emesso.
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.Słysząc pulsowanie dźwięku fizycy przewidują moment emisji fotonu.
Ses atıma ve büzüşmeye başlayınca, fizikçilerimiz bir fotonun salınacağını söyleyebiliyorlar.Когато звукът започне да пулсира и да се свива, нашите физици могат да кажат кога ще бъде излъчен фотон.

İlgili Sayfalar