Ana içeriğe geç
Sözlük

fincan ile cümle

fincan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir fincan kahve için zamanın var mı?Do you have time for a cup of coffee?
"Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı.""Tom drank three cups of coffee after dinner." "No wonder he couldn't sleep."
Fincanda çatlaklar vardı bu nedenle içecek dışarı sızdı.There were cracks in the cup so the drink leaked out.
Tom işe gitmeden önce üç fincan kahve içti.Tom drank three cups of coffee before he left for work.
Tom benim fincanımdan içti.Tom drank out of my cup.
Tom bir fincan çay içti.Tom drank a cup of tea.
Bir fincan çay isteyen biri var mı?Anyone fancy a cuppa?
Tom bir bardak portakal suyu ve bir fincan kahve sipariş etti.Tom ordered a glass of orange juice and a cup of coffee.
Fincanın kulpu kırıldı.The handle of the cup has broken off.
Bir günde beş fincan kahve içerim.I drink five cups of coffee a day.
Günde üç ya da dört fincan kahve içerim.I drink three or four cups of coffee a day.
Bir fincan çay alabilir miyim, lütfen?Can I have a cup of tea, please?
Genellikle öğle yemeği ile iki fincan kahve içerim.Usually I drink two cups of coffee with lunch.
Kahvaltı için Sandra bir dilim ekmek ve bir fincan kahve aldı.For breakfast, Sandra had a slice of bread and a cup of coffee.
Tom günde üç fincan kahve içer.Tom drinks three cups of coffee a day.
Bir fincan çay her şeye çare olabilir mi?Can a cup of tea remedy anything?
Bir fincan kahve alayım lütfen.I'll have a cup of coffee, please.
Benim bir fincan şekere ihtiyacım var.I need a cup of sugar.
Tom Maria'nın önüne bir fincan kahve koydu.Tom put a cup of coffee in front of Maria.
O zaten üç fincan kahve içti.He's already drunk three cups of coffee.
Tom fincanı kırdı.Tom broke the cup.
Tom bana bir fincan çay koydu.Tom poured me a cup of tea.
Tom bir fincan çay sipariş etti.Tom ordered a cup of tea.
Kahve fincanı ağzına kadar dolu.The cup of coffee is full to the brim.
Ben de bir fincan kahve isterim, lütfen.I'd like a cup of coffee, too, please.
Tom bir fincan kahve isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I wanted a cup of coffee.
Şu andan itibaren, ofise geldiğimde masamın üzerinde sıcak bir fincan kahve istiyorum.From now on, I want a hot cup of coffee on my desk when I arrive at the office.
Çay fincanı düştü ve parçalandı.The teacup fell down and shattered.
Bir fincan kahve için buluşalım.Let's meet for a cup of coffee.
Önce bir fincan çay alalım.Let's have a cup of tea first.
Bejo bronz fincanda zencefilli bir kahve yapar.Bejo makes a ginger coffee in a bronze cup.
Bu bir fincan.This is a cup.
Tom fincanı ağzına kadar doldurdu.Tom filled the cup to the brim.
Sana bir fincan kahve yaptım.I've made you a cup of coffee.
Tom bana bir fincan çay doldurdu.Tom poured a cup of tea for me.
Bir fincan daha kahve içmek isterim.I'd like to drink another cup of coffee.
Şimdiden üç fincan kahve içtim.I've drunk three cups of coffee already.
Günde en az üç fincan kahve içerim.I drink at least three cups of coffee a day.
Bir fincan kahve içinceye kadar uykum geldi.I was feeling sleepy until I drank a cup of coffee.
Kendime bir fincan kahve daha doldurdum.I poured myself another cup of coffee.
Kendime üçüncü bir fincan kahve doldurdum.I poured myself a third cup of coffee.
Kendime bir fincan kahve aldım.I bought myself a cup of coffee.
Sadece bir fincan kahve istedim.I only wanted a cup of coffee.
Kendime bir fincan çay doldurdum.I poured myself a cup of tea.
Sadece benim fincanımdan içtin.You just drank from my cup.
Kendime bir fincan çay yaptım.I made myself a cup of tea.
"Ne alırsınız?" "Üç fincan kahve istiyorum, lütfen.""What would you like?" "I'd like three cups of coffee, please."
Hızlı bir fincan kahve almak ister misin?Do you want to grab a quick cup of coffee?
Bu çay fincanı küçücük.This teacup is tiny.
Bir fincan sıcak çay ister misiniz?Would you like a cup of hot tea?
Bir fincan daha kahve için zamanın var mı?Do you have time for one more cup of coffee?
Lütfen bana bir fincan kahve getirir misiniz?Would you please get me a cup of coffee?
Sana bir fincan kahve almamı ister misin?Would you like for me to get you a cup of coffee?
Tom bir fincan kahve yaptı.Tom made a pot of coffee.
Onlar bir fincan kahve içtiler.They drank a cup of coffee.
Benim kahve fincanım Tom'unkinin yanında.My coffee cup is next to Tom's.
Benim fincanımdan içtin.You drank from my cup.
Benim fincanımdan kim içti?Who drank from my cup?
Sadece bir tane temiz fincan var.There's only one clean cup.
Şu anda bir fincan kahve için vaktim yok.I don't have time for a cup of coffee right now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
fincan ile cümle - Sayfa 7 - fincan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App