Ana içeriğe geç
Sözlük

fin ile cümle

fin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar günün sonunda asla fincanlarını geri almazlar.They never take back their cups at the end of the day.
Tom klavyesinin üzerine bir fincan kahve döktü.Tom spilled a cup of coffee all over his keyboard.
Tom bir fincan kahve daha içmek istediğini söyledi.Tom said he'd like to have another cup of coffee.
Biri benim bütün fincan keklerimi yemiş.Someone ate all my cupcakes.
Finlandiya'nın sana ihtiyacı var.Finland needs you.
Finlandiya Rusya'yı Kış Olimpiyatları hokey turnuvasından eledi.Finland eliminated Russia from the Winter Olympics hockey tournament.
Sen bize bir fincan kahve yaparken ben çabucak çamaşırları asarım.I'll quickly hang the washing out while you make us a cup of coffee.
Fincanı ağzına kadar doldurdu.He filled the cup to the brim.
Tom kahve fincanını mutfakta yere düşürdü.Tom dropped his coffee cup on the kitchen floor.
Tom mutfağa gitti ve kendine bir fincan kahve doldurdu.Tom went into the kitchen and poured himself a cup of coffee.
Kaç tane tabak ve fincan var?How many plates and cups are there?
Bir fincan daha kahve alabilir miyim?Can I get another cup of coffee?
Seni bir fincan kahve için rahatsız edebilir miyim?Could I trouble you for a cup of coffee?
Bir fincan daha kahve için zamanımız var mı?Do we have time for another cup of coffee?
Tom sincabına Fındık adını verdi, çünkü fındığı seviyor.Tom named his squirrel Hazelnut, because it likes hazelnuts.
Tom, Mary'ye onun John'a bir fincan kahve ikram etmesini önerdi.Tom suggested to Mary that she offer John a cup of coffee.
Hadi, sana bir fincan kahve ya da bir şey ısmarlayayım.Come on, let me buy you a cup of coffee or something.
Sana bir fincan kahve ısmarlayabilir miyim?Can I buy you a cup of coffee?
Tom bir parça tost yedi ve bir fincan kahve içti.Tom ate a piece of toast and drank a cup of coffee.
Tom Mary'nin önüne bir fincan sıcak kahve koydu.Tom put a cup of hot coffee in front of Mary.
Tom gerçekten bir fincan sıcak siyah kahve istedi.Tom really wanted a cup of hot black coffee.
Tom fincanını düşürüp kırdı.Tom dropped his cup and broke it.
Kal ve benimle bir fincan kahve iç.Stay and have a cup of coffee with me.
Hiç Fince tekerlemeler biliyor musun?Do you know any Finnish tongue-twisters?
O bir finansal dahi.He's a financial wizard.
Kanadalı sağlık sistemi, vergi gelirleriyle finanse edilir.The Canadian health care system is paid for by tax revenue.
Onların kampanyaları hükümet tarafından finanse ediliyor.Their campaigns are financed by the government.
Bir fincan kahve istiyorum lütfen.I want a cup of coffee, please.
Onlar Helsinki, Finlandiya'da yaşarlar.They live in Helsinki, Finland.
Seçim kampanyasını finanse etme şansı yoktur.There's no chance of him financing his electoral campaign.
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.Tom's squirrel is not shy at all. He even stole nuts from right under my nose!
Bizim finansmanın tümünü kaybettik.We lost all of our funding.
Size bir fincan kahve getirebilir miyim, efendim?Can I get you a cup of coffee, sir?
Bir fincan kahve alabilir miyim, lütfen?Can I have a cup of coffee, please?
Götürmek için bir fincan kahve alabilir miyim?Can I get a cup of coffee to go?
Masana bir fincan sıcak çay koydum.I put a cup of hot tea on your desk.
Takımım hiç çeyrek finalden öteye gidemedi.My team has never advanced beyond the quarter-finals.
Fince Macarca ve Estonya dili Ural dillerdirHungarian, Finnish, and Estonian are Uralic languages.
Türkiye bu yılki Dünya Kupası'nda finale çıkmadı.Turkey did not qualify in this year's World Cup.
Bu sabah sadece bir parça tost ve bir fincan kahve aldım.I only had a piece of toast and a cup of coffee this morning.
Fin insanlarının çoğu Çinli insanlara karşı çok arkadaş canlısıdır.Most of the Finnish people are very friendly to Chinese people.
Ben de iki fincan çay içiyorum.I also drink two cups of tea.
Birçok Fin kültürle ilgilidir.Many Finns are interested in culture.
O Japon bir işadamı ama Finlandiya'da yaşıyor.He is a Japanese businessman, but he lives in Finland.
Tom final sınavları için hazırlanırken çok çalıştı.Tom burnt the candle at both ends preparing for his final exams.
Tom'un bir fincan şekere ihtiyacı var.Tom needs a cup of sugar.
Fındık besleyicidir.Nuts are nutritious.
Tom bir fincan çay yapıyor.Tom is making a cup of tea.
Çok soğuk olması dışında Finlandiya hakkında fazla şey bilmiyorum.I don't know much about Finland, except that it's very cold.
Kırmızı yaban mersini Finlandiya'da popülerdir.Lingonberries are popular in Finland.
Finlandiya tehlikeli midir?Is Finland dangerous?
Bir fincan kahve almaya gidelim.Let's go grab a cup of coffee.
Tom bir fincan kahve alıyor.Tom is getting a cup of coffee.
Tom sadece bir çörek ve bir fincan kahve istiyor.Tom just wants a muffin and a cup of coffee.
Tom bir fincan kahve için bahçıvanı davet etti.Tom invited the gardener in for a cup of coffee.
Tom kahve fincanını düşürdü.Tom dropped his coffee cup.
Ürün eser miktarda fındık ve gluten içerebilir.The product may contain trace amounts of nuts and gluten.
Tom az önce son kahve fincanını içti.Tom just drank the last cup of coffee.
Tom Mary için bir fincan çay yapıyor.Tom is making a cup of tea for Mary.
Tom bir fincan çay yudumluyor.Tom is sipping a cup of tea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod