Ana içeriğe geç
Sözlük

fin ile cümle

fin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir fincan kahve içelim.Let's get a cup of coffee.
Lütfen bir fincan kahve istiyorum.I'd like a cup of coffee, please.
Bir fincan kahve istiyorum ve onu şimdi istiyorum.I want a cup of coffee and I want it now.
Tom, Mary'nin ona bir fincan kahve getirmesini istedi.Tom wanted Mary to bring him a cup of coffee.
Bir fincan kahve almaya gitmek ve konuşmak ister misin?Do you want to go get a cup of coffee and talk?
Bütün istediğim bir fincan kahve ve bir parça tost.All I want is a cup of coffee and a piece of toast.
Bir fincan kahve almak için benimle gelmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come with me to get a cup of coffee?
Ben finansmanımı üç eşit parçaya böldüm.I divided my funding into three equal parts.
Fince öğrenmek istiyorum.I'd like to learn Finnish.
Birinin patronun fincanını kullandığını ve kim olduğunu çok iyi bildiğimizi düşünüyoruz.We think someone, and we know very well who, used the boss's cup.
"Norman Finkelstein kimdir?" "O Amerikalı bir siyaset bilimcidir""Who is Norman Finkelstein?" "He is an American political scientist."
Fincan boştu.The cup was empty.
Finlandiya'ya cennet diyecek kadar ileri gitmezdim.I would not go so far as to call Finland a paradise.
Fince öğrenmek zaman alır.Learning Finnish takes time.
Bu, bütün Finlandiya'nın en büyük elektrik santralı.This is Finland's biggest power station of all.
Sana bir fincan kahve alabilir miyim?Can I get you a cup of coffee?
Neden içeri gelmiyorsun ve bir fincan kahve içmiyorsun?Why don't you come in and have a cup of coffee?
Fince çok ilginç bir dildir.Finnish is a very interesting language.
Fincanım nerede?Where's my cup?
Bu fincanlar porselen mi?Are these cups porcelain?
Bu fındıkları kıracak bir şeyin var mı?Have you got something to crack these nuts?
Bir çörek ve bir fincan kahve aldım.I had a donut and a cup of coffee.
Sincap fındık yedi.The squirrel ate the hazelnuts.
Sincap, fındıkları yedi.The squirrel ate the hazelnuts.
Senin için bir final sorum var.I have one final question for you.
Ben bugün sadece final sınavıma girdim.I just had my final exam today.
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
Sadece bir fincan kahve yaptım.I just made a pot of coffee.
Final sınavında birkaç hata yaptım.I made several mistakes on the final exam.
Tom ve Mary birlikte bir fincan kahve içti.Tom and Mary had a cup of coffee together.
Marika neden Japonca-Fince tercüman olarak çalışmıyor?Why doesn't Marika work as a Japanese-Finnish translator?
Marika, Japoncadan Finceye herhangi bir çizgi roman çevirdi mi?Did Marika translate any comic books from Japanese into Finnish?
Marika seni Fince öğrenmen için destekledi mi?Did Marika encourage you to learn Finnish?
Marika sana Fince mektuplar yazdı mı?Did Marika write you letters in Finnish?
Sen Fince öğrenmeden önce Marika ile hangi dilde konuştun?In which language did you speak with Marika before you learnt Finnish?
Fince öğrenmek ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to learn Finnish?
Fince öğrenmek ne kadar zamanınızı aldı?How long did it take you to learn Finnish?
Hiç Fince kelime hatırlıyor musun?Do you remember any words in Finnish?
Hiç Fince kelime hatırlıyor musunuz?Do you remember any words in Finnish?
Fince bir şey söylediğim her zaman Marika mutlu olurdu.Marika was happy every time I said something in Finnish.
Lütfen bana bir fincan kahve daha ver.Please give me another cup of coffee.
Marika'yla, öğrenmek için İsveççeyi Finceden daha kolay buldum.With Marika, I found Swedish easier to learn than Finnish.
Marika İsveççe konuşmayı Finceden daha mı fazla sevdi?Did Marika love to speak Swedish more than Finnish?
Sincaplar fındıkları sever.Squirrels like nuts.
Sincaplar fındıklardan hoşlanır.Squirrels like nuts.
Tom satış makinesinden bir fincan kahve aldı.Tom bought a cup of coffee from a vending machine.
Tom bir fincan kahve almak için mutfağa gitti.Tom went to the kitchen to get a cup of coffee.
Tom, o bir yudum alırken Mary için fincanı tuttu.Tom held the cup for Mary as she took a sip.
Sana bir fincan kahve daha getireceğim.I'll bring you another cup of coffee.
Tom dolaptan bir fincan çıkardı.Tom took a cup out of the cabinet.
Sana bir fincan çay yapacağım.I'll make you a cup of tea.
Tom kendine bir fincan kahve ve bir çörek aldı.Tom helped himself to a cup of coffee and a donut.
Tom kalktı ve bir fincan kahve almak için mutfağa gitti.Tom got up and walked into the kitchen to get a cup of coffee.
Tom kahve fincanını aldı ve onu içmeye başladı.Tom picked up his coffee cup and started drinking out of it.
Tom bir fincan kahve taşıyarak salona geldi.Tom came into the lounge, carrying a cup of coffee.
Tom Mary'nin önüne bir fincan kahve koydu.Tom put a cup of coffee down in front of Mary.
Tom kahve fincanını aldı ve bir yudum aldı.Tom picked up his coffee cup and took a sip.
Tom fincanı aldı ve içmeye başladı.Tom picked up the cup and started to drink.
Tom ve Mary bir fincan kahve içerken sohbet etti.Tom and Mary talked over a cup of coffee.
Tom Mary'ye bir fincan kahve önerdi.Tom offered Mary a cup of coffee.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod