filmlerin ile cümle
filmlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Dave, mám tvůj rentgen na počítači doma." "Rameno bude v pořádku, ale máš něco na plíci."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Dave, obejrzałem Twoje zdjęcie rentgenowskie na ekranie komputera w domu".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."그는 "Dave, 제가 집 컴퓨터에서 X-ray 이미지를 열었습니다."라고 말했죠.
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Dia berkata, "Dave, saya melihat gambar rontgenmu di layar komputer di rumah saya."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Ele disse, "Dave, eu coloquei o seu raio-X no écran do computador em casa."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Er sagte: "Dave, ich habe das Röntgenbild auf meinem Computerbildschirm zu Hause."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Han sa, "Dave, jag tog fram din röntgenbild på min dator här hemma."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Hij zei: 'Dave, ik bekeek het röntgenbeeld op het scherm van de computer thuis."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Il a dit, "Dave, j'ai affiché la radio sur l'écran de mon ordinateur à la maison."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Mi disse, "Dave, ho rivisto la tua radiografia sul monitor del computer di casa."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Y dijo: "Dave, tengo la placa de rayos-X en la pantalla del computador de mi casa".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Είπε, "Dave, ανέβασα την ακτινογραφία στην οθόνη του υπολογιστή στο σπίτι."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Дейв, прегледах рентгеновите ти снимки на компютърния екран в къщи."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Он сказал: "Дэйв, я пересмотрел твой снимок дома на экране компьютера.
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."הוא אמר, "דייב, קיבלתי את תמונת הרנטגן במסך במחשב בביתי."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."قال لي " داف لقد رأيت الأشعة السينية على شاشة الكومبيوتر فى منزلي ".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."と彼が言いました。 「肩は異常ないよ。しかし、デイブ、
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Also ist der Markt für diese Filme größer.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Assim, o mercado desses filmes é maior.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Deci piaţa pentru acele filme este mai largă.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Dus is de markt voor deze films groter.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Jadi pasar untuk film-film seperti itu lebih besar.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.따라서 액션 영화 시장이 더 큽니다.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Le marché pour ces films est donc plus grand.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Marknaden för dessa filmer är större.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Por tanto el mercado para esas películas es mayor.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Quindi, il mercato per quei film è più ampio.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Tehát a piac azon filmek számára nagyobb.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Trh pro tento druh filmů je větší.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Więc rynek na te filmy jest większy.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Έτσι η αγορά για αυτές τις ταινίες είναι μεγαλύτερη.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Затова пазарът за тези филми е по-голям.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Поэтому рынок больше для такого кино.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.Тож ринок для цих фільмів більший.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.ולכן, השוק לסרטים האלה גדול יותר.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.لذلك فالسوق لتلك الأفلام أكبر.
Dolayısıyla, bu filmlerin piyasası daha büyüktür.より多くの投資が行われ、
Ekranı bölme efekti ise Carrie de dahil olmak üzere Brian De Palma filmlerindeki tekniğe dayanır.Hiệu ứng chiếu phim phân màn là kỹ xảo từng được Brian De Palma sử dụng để phân cảnh phim, ví dụ như Carrie.
Ekranı bölme efekti ise Carrie de dahil olmak üzere Brian De Palma filmlerindeki tekniğe dayanır.La tecnica di dividere lo schermo è ripresa da Brian De Palma, che l'ha usata in vari film fra cui Carrie.
Ekranı bölme efekti ise Carrie de dahil olmak üzere Brian De Palma filmlerindeki tekniğe dayanır.zaś efekt podzielonego ekranu z dzieł Briana de Palmy, choćby z "Carrie".
Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var ve onları okumalısınız.Der er meget god skrivning om indflydelsen som drenge-volds film har på piger, og man bør læse det.
Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var ve onları okumalısınız.Er is veel moois geschreven over de impact van films met jongensgeweld op meisjes. Moet je lezen. Heel goed.
Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var ve onları okumalısınız.남성 위주의 폭력적인 영화가 여자 아이들에게 끼치는 영향에 대한 좋은 글들이 많이 있는데, 여러분들이 꼭 읽어보셔야 합니다. 아주 좋아요.
Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var ve onları okumalısınız.Veliko dobrega je napisanega o vplivu fantovskih nasilnih filmih na dekleta, kar preberite si.
Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var ve onları okumalısınız.Багато написано про вплив, що мають "пацанські" стрічки з насильством на дівчат, і ви мусите це прочитати.
Erkek-şiddetli filmlerin kızlar üzerindeki etkileri hakkında bir sürü iyi makale var ve onları okumalısınız.テーマにした本は たくさんあります とても良いので お勧めします 反対に 男性が受ける影響について テーマにした本は 少ないのです
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Aber die Hälfte davon waren aus Indien.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Dar jumătate din ele sunt indiene.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.E la metà circa sono indiani
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.그 중 절반이 인도에서 만들어진 것입니다.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Maar de helft komt uit India.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Mas metade deles são indianos.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Nhưng phân nửa trong đó là phim Ấn Độ.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.No son tantas Pero la mitad de éstas son de la India.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Połowa z nich to filmy indyjskie.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Οι μισές από αυτές είναι Ινδικές.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Але половина з них - індійські фільми.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Но половината от тези са индийски.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.Половина из них были индийские.
Fakat bu filmlerin yarısı Hint filmleri.אבל חצי מהם הם הודים.