filmlere ile cümle

filmlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Paramın çoğunu elbiselere, müziğe, filmlere ve arkadaşlarla çıkmaya harcarım.I spend most of my money on clothes, music, movies and going out with friends.
Kırmızı ve yeşil OLED filmler, mavi OLED filmlere kıyasla daha uzun ömürlüdür.Red and green OLED films have longer lifespans compared to blue OLED films.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.That's what the fight films are about too.
Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular.A number of countries devised other ways of bringing sound to silent films.
Birçok film yazmış, yönetmiş ve farklı ülkelerde, farklı dillerden filmlere yapımcılık yapmıştır.He has featured, produced and directed several Nigerian films over the years.
Gance başarılı bir biçimde sessiz filmlerden sessiz filmlere geçmeyi başaramamıştır.McGowan successfully made the transition from silent film to talkies.
En son teknolojilerin kullanılması ile bu tür filmlere yapılmasına büyük katkı sağlamıştır.From a technical point of view, making these films was very difficult.
Şark Ekpresi çeşitli roman ve filmlere konu oldu.Religious violence in India have been a topic of various films and novels.
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""They just want to consume movies and records that way."
Yabancı filmlere çok fazla dalmıştık.Bernard Pinayon Agbaosi: We have been so deep into the foreign movies.
"Yakın geçmişimize ilişkin arındırıcı filmlere gereksinimimiz var."We need cathartic movies that speak about our recent past.
Genelde ağırlık bağımsız filmlere veriliyor.The focus is on independent films.
Bazı ülkelerde pornografik filmlere kısıtlama getirilebilir.Further restrictions are often placed on such material.
Kurgusal polis devletleri, romandan filmlere ve video oyunlarına kadar medyada yer almıştır.Fictional police states have featured in media ranging from novels to films to video games.
Kariyeri geç sessiz filmlere ve erken sesli filmlere yayıldı.[2]Her career spanned late silent films and early sound films.[2]
Bu nitelikler Yeni Gerçekçi filmlere cesur, neredeyse belgesel bir görünüm kazandırdı.Neorealist directors were concerned primarily with portraying the daily life of ordinary people.
Sinemaya sesin geldiği dönemde kısa bir süreliğine kısa filmlere döndü.In an exciting time in the film business with the arrival of sound, he briefly returned to shorts.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.Und darum geht es im Film.
Sinemada da burlesk tarzı filmlere rastlanır.Auch im Kino war Bates zu sehen.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Miramax devient la branche films indépendants de Disney.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.Cette fois, je veux parler de films.
Kırmızı ve yeşil OLED filmler, mavi OLED filmlere kıyasla daha uzun ömürlüdür.Les versions rouge et bleue ne sont par contre plus compatibles avec les générations suivantes de jeux.
Gorki Stüdyolarında 1950'li yıllardan beri yabancı filmlere dublaj yapılmasında da faaliyet göstermiştir.Depuis le début des années 1950, le Gorki Film Studio s'est investi dans le doublage de films étrangers.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.La prise de risque paraît étonnante pour un film d'une telle envergure.
Ama filmlere devam edeceğini belirtmiştir.Cependant, elle a indiqué vouloir continuer à tourner dans les films.
Rothenburg, çeşitli filmlere, özellikle fantastik yapımlarda yer aldı.Masanetz compose de nombreuses musiques de films, en particulier pour des films fantastiques.
Gorki Stüdyolarında 1950'li yıllardan beri yabancı filmlere dublaj yapılmasında da faaliyet göstermiştir.Desde la década de 1950, el Estudio de Cine Gorki se ha dedicado asimismo al doblaje de películas extranjeras.
Sık sık tarihsel filmlere mekan olmaktadır.Ocasionalmente se dedica a proyectos de historietas.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.Además, para eso van al cine.
Holiganlarıyla filmlere konu olmuştur.Io coi miei film voglio parlar delle persone.
Birçok film yazmış, yönetmiş ve farklı ülkelerde, farklı dillerden filmlere yapımcılık yapmıştır.In altri casi i film furono rititolati e distribuiti in versioni differenti a seconda dei Paesi.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Miramax задумывалась как компания по производству независимого некоммерческого кино.
Sık sık tarihsel filmlere mekan olmaktadır.Часто есть возможность передачи файлов.
Müzede yalnız ulusal filmlere ait materyallar değil, ayrıca yabancı film materyalleri de sergilenmektedir.الأهم من ذلك ليس فقط محتوى الأفلام الفردية السياسية بل أيضا دور السينما نفسها.
Birçok film yazmış, yönetmiş ve farklı ülkelerde, farklı dillerden filmlere yapımcılık yapmıştır.Produziu e dirigiu filmes em vários países e em várias línguas.
Tüm filmlere el koyulur ve büyük bir kısmı yok edilir.As armas são confiscadas e a maior parte destruída.
Serinin bazı kitapları Norveç ve İsveç ortak yapımı filmlere dönüştürülmüştür.Protagonizou várias filmes na Noruega e Suécia.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.A mesma situação é encontrada para filmes.
En son teknolojilerin kullanılması ile bu tür filmlere yapılmasına büyük katkı sağlamıştır.Além disso existia uma nova tecnologia envolvida na produção desses filmes.
Yüzyıl olduktan sonra rollerini sanatsal filmlerden büyük filmlere değiştirdi.Na de eeuwwisseling wisselde hij rollen in grote films af met arthouse-films.
Birçok film yazmış, yönetmiş ve farklı ülkelerde, farklı dillerden filmlere yapımcılık yapmıştır.Hij schreef, produceerde en nam films op in verschillende talen en landen.
Kitaplar 3 adet aynı adı taşıyan filmlerede örnek olmuştur.De vier boeken zijn verfilmd in de gelijknamige films.
Süper kahraman romanları 1940'lı yıllardan filmlere dönüşmeye başlamıştır.Films met superhelden in de hoofdrol bestaan al sinds de jaren 40.
Serinin bazı kitapları Norveç ve İsveç ortak yapımı filmlere dönüştürülmüştür.Hij heeft deelgenomen aan een aantal Deense, Noorse en Zweedse filmproducties.
Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular.Filmindustrin i andra länder hittade på andra sätt att ge ljud åt stumfilmer.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.För filmerna Nu gäller det livet!
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Кінокомпанія «Miramax» придбала права на екранізацію.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.Це стосується і кіно.
Sinemada da burlesk tarzı filmlere rastlanır.Ve filmu se objevují i záběry hostince.
Müzede yalnız ulusal filmlere ait materyallar değil, ayrıca yabancı film materyalleri de sergilenmektedir.Muzeum nemá vlastní sbírky, ale vystavuje pouze dokumenty Národního archivu.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Miramax este o companie americană de film care distribuie filme independente și străine.
1921 sonrasında kısa filmlere son verip normal uzunluktaki komedi filmlerine yöneldi.La începutul anilor 1920, a scris scenarii pentru mai multe filme de comedie, de obicei scurte.
Kırmızı ve yeşil OLED filmler, mavi OLED filmlere kıyasla daha uzun ömürlüdür.Foliile OLED roșii și verzi au o durată de viață mai mare comparativ cu foliile OLED albastre.
Bunun yanında bazı turnuvalar filmlere konu olmuş veya tema olarak işlenmiştir.Ugyanakkor, ami a többi filmben működött, azt átvettem, vagy utaltam rájuk.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Miramax on myös levittänyt elokuvia.
Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular.Stumfilmindustrien i noen land fant også andre måter å frambringe lyd til stumfilmen.
Sık sık tarihsel filmlere mekan olmaktadır.Inneholder ofte elementer av periodefilm.
Sonrasında filmlere ve televizyona odaklandı.Så til film og fjernsyn.
Bu olay filmlere de konu olmuştur.Også på selve filmen skjedde det merkelige ting.
Genellikle izlediği filmlere "Komedi Şakası Filmi" der.Bộ phim thường dùng những trò cười dạng "cắt nội dung liên tục".

İlgili Sayfalar