Ana içeriğe geç
Sözlük

filmini ile cümle

filmini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.Jej powodem było czy druga część Harry'ego Pottera jest równie dobra, jak pierwsza.
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.O tema da discussão era este: saber se o segundo filme do Harry Potter era tão bom como o primeiro.
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.Und dies war es, über was sie sich stritten: ob der zweite Harry Potter-Film so gut war wie der erste.
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.Và điều họ tranh luận là: phần thứ hai của bộ phim Harry Potter có hay như phần thứ nhất không.
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.Και το σημείο διαφωνίας τους ήταν το εξής: εάν η δεύτερη ταινία του Χάρυ Πότερ ήταν εξίσου καλή με την πρώτη.
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.А целият спор беше за това: дали вторият филм за Хари Потър беше добър колкото първия.
Tartıştıkları konu, Harry Potter serisinin ikinci filminin birincisi kadar güzel olup olmadığıydı.Спор состоял в том, был ли второй фильм о Гарри Поттере так же хорош, как первый.
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.마치 우리가 1863년의 "링컨" 영화를 보는 것과 같을 거에요.
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.Nó giống như cách mà chúng ta nhìn về bộ phim "Lincoln" năm 1863
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.זה כמו עבורנו לצפות בסרט "לינקולן" שמתרחש ב- 1863
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.فإنه كمشاهدتنا لفيلم "لنكولن" في عام 1863:
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.歴史なのです
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Być może widzieliście film "Kontakt", który w pewien sposób pomógł temu zdobyć popularność.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Forse conoscete il film "Contact", che l'ha reso popolare.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Il se peut que vous connaissiez le film "Contact," qui l'a en quelque sorte fait connaître.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Je kent wellicht de film "Contact", die dat min of meer populariseerde.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Puede que les sea familiar la película "Contacto", que lo popularizó.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.여러분들 "콘택트"라는 영화를 많이 보셨을 텐데요. 그 영화가 SETI를 유명하게 했죠.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.SETIを人気にした映画さ 実際の人間が 地球外に出て
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Şi s-ar putea să fiţi familiarizaţi cu filmul "Contact", care cumva popularizează asta.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Und Sie kennen vielleicht den Film "Contact", der das Konzept mehr oder weniger bekannt gemacht hat.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Вам может быть известен фильм "Контакт", который это популяризировал.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.Може би сте чували за филма "Контакт", който беше доста нашумял.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.יתכן ואתם מכירים את הסרט "קונטאקט" (Contact), מה שדי פירסם את התופעה.
"Temas" filmini anımsayabilirsiniz, o filmle popülerlik kazanmıştı.وربما سمعت عن فيلم "إتصال"، وهو نوعاً ما جعل الفكرة أكثر شعبيةً.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Aceasta a fost vara în care ediția specială a filmului "Întâlnire de gradul trei" a fost prezentată.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Azon a nyáron történt, amikor megjelent a "Harmadik típusú találkozások" speciális kiadása.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Bylo to léto, kdy byla uvedena speciální edice filmu Blízká setkání třetího druhu.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.C'était l'été où la version spéciale du film "Rencontres du 3ème Type" est sortie.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Det var sommaren då specialutgåvan av "Närkontakt av tredje graden" släpptes.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Dit was de zomer toen de speciale editie van "Close encounters of the third kind" werd uitgebracht.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Era el verano en que se estrenó la edición especial de "Close Encounters of the Third Kind".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Era l'estate in cui uscì l'edizione speciale di "Incontri Ravvicinati del Terzo Tipo."
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Foi o verão em que foi lançada a edição especial "Encontros Imediatos de 3º grau".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.In diesem Sommer wurde die Special Edition von "Unheimliche Begegnungen der Dritten Art" veröffentlicht.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.이 해 여름에 "미지와의 조우" 의 특별판이 개봉되었습니다.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Lato, kiedy pojawiła się specjalna edycja "Bliskich spotkań trzeciego stopnia".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Vào một ngày hè khi bản đặc biệt của phim "Kiểu tiếp xúc thứ ba" được phát hành.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Ήταν το καλοκαίρι που βγήκε η ειδική έκδοση της ταινίας "Στενές επαφές τρίτου τύπου".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Беше лятото, когато специалното издание на "Близки срещи от третия вид" излезе по кината.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.Это было тем летом, когда вышла специальная редакция "Близких контактов третьей степени".
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.זה היה הקיץ שבו המהדורה המיוחדת של "מפגשים מהסוג השלישי" יצאה למסכים.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.كان هذا في الصيف عندما صدرت الطبعة الخاصة من " لقاءات قريبة من النوع الثالث "
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.公開されました わたしは両親と休暇でジャージー・ショアにいました
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.Di atas, film yang diprogram untuk tidak larut, dan di bawah, film yang diprogram untuk larut dalam air.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.En haut, un film programmé pour ne pas se dégrader, en bas, un film programmé pour se dégrader dans l'eau.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.위에는, 분해하지 않게 프로그램 된 필름이 있고, 밑에는 물에 분해되게 만든 필름이 있습니다.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.Na vrhu je prevleka, programirana tako, da se ne razgradi. Na dnu pa prevleka, programirana za razkroj v vodi.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.Плёнка вверху была запрограммирована не разлагаться, плёнка внизу была запрограммирована растворяться в воде.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.למעלה, יש שיכבה שתוכננה לא להתכלות, ולמטה, שיכבה שתוכננה להתכלות במים.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.في الأعلى، لدينا فيلم تمت برمجته بحيث لا يتحلل، وفي الأسفل، فيلم تمت برمجته حتى يتحلل في الماء.
Üstte çözülmemeye programlanmış bir filminiz var... ...altta da, suda çözülmeye programlanmış bir film var.下は水中で分解するよう設定されたフィルムです ご覧のとおり 下のフィルムは
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.I to było tak, że poświęciła całe dwa odcinki promując film "Sekret"
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.C'était parce qu'elle a fait deux shows entiers faisant la promotion de ce film "Le secret".
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.En dat was toen ze twee volledige shows deed om de film "The Secret" te promoten.
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.És ez az volt, hogy két teljes műsort szentelt 'A titok' népszerűsítésének.
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.그것은 바로 그녀가 그녀의 두개의 쇼 전체를 영화 "비밀"을 홍보하는데 할애했다는거야.
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.Oprah ha dedicato due puntate intere a promuovere quel film, "The Secret".
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.Şi a fost atunci când a făcut două spectacole întregi promovând filmul "Secretul".
Ve bu "The Secret" filminin promosyonunu yaptığı iki şovuydu.Und das kam daher, dass Oprah zwei ganze Wochen lang Werbung für den Film "The Secret" gemacht hat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod