Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.E potete vedere, in qualche modo viene impollinato, germina, cresce.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Et comme vous pouvez le constater, il se pollinise, germe et pousse.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Je kunt zien dat hier een soort van bestuiven, ontkiemen, groeien optreedt.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.보실 수 있듯이, 그건 일종의 수분작용, 발아작용, 성장입니다
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Láthatják: megtermékenyül, kicsírázik, növekszik.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Și veți putea vedea, că parcă polenizează, germinează, crește.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Und Sie können sehen, er befruchtet, keimt, wächst in gewisser Weise.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Và bạn có thể thấy một số hoạt động dạng như thụ phấn, nảy mầm, sinh trưởng.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Widzicie - rozprzestrzenia się, kiełkuje, rośnie
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Y pueden ver como que se poliniza, germina, crece.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Και μπορείτε να δείτε άρχιζει να βγάζει ρίζες και να μεγαλώνει.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Ви можете бачити, як він запилюється, проростає та продовжує рости.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.И както може да се уверите, той един вид се опрашва, покарва, расте.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Можно видеть, что он как бы опыляет, прорастает, растёт.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.אתם יכולים לראות שזו מין האבקה, נביטה וגדילה.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.وكما ترون، فهى بشكل ما تلقّح وتنبت وتنمو.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.授粉、発芽、生育している感じになります この無機物は管になりました
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Dias virão em que Jacó lançará raízes; Israel florescerá e brotará; e eles encherão de fruto a face do mundo.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Er zal een tijd komen dat Israël wortelschiet, uitbot en bloeit en de hele wereld met haar vruchten vult!
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Jövendõben Jákób meggyökerezik, virágzik és virul Izráel, és betöltik a földnek színét gyümölcscsel.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.후일에는 야곱의 뿌리가 박히며 이스라엘의 움이 돋고 꽃이 필것이라 그들이 그 결실로 지면에 채우리로다
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Nei giorni futuri Giacobbe metterà radici, Israele fiorirà e germoglierà, riempirà il mondo di frutti
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.På hin Dag skal Jakob slå Rod, Israel skyde og blomstre og fylde Verden med Frugt.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Przyjdzie do tego, że się Jakób rozkorzeni, zakwitnie i rozrodzi się Izrael, i napełni okrąg ziemski owocem.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Sau nầy , Gia-cốp đâm rễ , Y-sơ-ra-ên kết nụ và nở hoa , chắc sẽ ra trái đầy trên mặt_đất .
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Sau nầy, Gia-cốp đâm rễ, Y-sơ-ra-ên kết nụ và nở hoa, chắc sẽ ra trái đầy trên mặt đất.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Tulevina aikoina juurtuu Jaakob, Israel kukkii ja kukoistaa ja täyttää maanpiirin hedelmällänsä.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Vo dňoch, ktoré prijdú, zakorení Jakoba; pučať a kvitnúť bude Izrael, a tvár okruhu sveta bude plná plodu.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.Vždyť na to přijde, že se vkoření Jákob, zkvetne a zroste Izrael, a naplní okršlek zemský ovocem.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.В грядущие дни укоренится Иаков, даст отпрыск и расцветет Израиль; и наполнится плодами вселенная.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.В идните поколения Яков ще се закорени, Израил ще напъпи и цъфне, И те ще напълнят лицето на света с плод.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.הבאים ישרש יעקב יציץ ופרח ישראל ומלאו פני תבל תנובה׃
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.في المستقبل يتأصل يعقوب. يزهر ويفرع اسرائيل ويملأون وجه المسكونة ثمارا.
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.將 來 雅 各 要 扎 根 、 以 色 列 要 發 芽 開 花 . 他 們 的 果 實 、 必 充 滿 世 界
Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.將來 雅各 要 扎根 、 以色列 要 發芽 開 花 . 他 們的 果實 、 必充 滿 世界
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.그리고 마을의 운하 길과 묘지에도 먹거리가 자라게 되었습니다.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Le alzaie dei canali sono commestibili, e abbiamo cimiteri che germogliano.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Máme riečne vlečné cesty s jedlými plodinami a rašiace cintoríny.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Na ścieżkach holowniczych rosną owoce i warzywa, a na cmentarzach kwitną kwiaty.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Nous avons des chemins de halages comestibles le long du canal, et des cimetières florissants.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Podél vodních kanálů vedou "poživatelné" chodníčky a na našich hřbitovech všechno raší.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.(Râsete) Avem faleze comestibile de-a lungul canalului și avem cimitire roditoare.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.(Skratt) Vi har ätbara växter längs kanalerna, och sprudlande kyrkogårdar.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.(Smeh) Imamo užitne poti ob kanalu in imamo bujno cvetoče pokopališče.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Temos caminhos ao longo do canal que são comestíveis, e temos cemitérios verdejantes.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Tenemos caminos de sirga comestibles y cementerios que germinan.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Van ehető csatornapartunk, és virágba borult temetőnk.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.We hebben eetbare jaagpaden, en kerkhoven in bloei.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Wir haben essbare Kanal-Wanderpfade und auf unseren Friedhöfen sprießt es.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.Έχουμε βρώσιμα μονοπάτια δίπλα στο κανάλι, και νεκροταφεία γεμάτα βλάστηση.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.(Смях) Имаме канали с ядливи растения по поречието и кълнове растат на гробищата.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.У нас есть съедобные тропинки вдоль канала, у нас есть всходы на кладбищах.
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.יש לנו שבילים אכילים לאורך התעלות, ויש לנו בתי קברות נובטים,
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.لدينا ممرات لسحب القوارب قابلة للأكل ، ولدينا مقابر ذات براعم .
Yenilebilir yedekçi yollarımız var ve filiz veren mezarlıklarımız.墓地にも茂っています ここは土壌がすごくいいんです (笑)
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Ett ungt fruktträd är Josef, ett ungt fruktträd vid källan; dess grenar nå upp över muren.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Et ungt frukttre er Josef, et ungt frukttre ved kilden; grenene skyter ut over muren.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Et yppigt Vintræ er Josef, et yppigt Vintræ ved Kilden, Ranker slynger sig over Muren.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Giô-sép là chồi của cây tươi tốt, Mọc gần bên suối nước; Nhành nhánh phủ bao trên ngọn tường.
‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.Giô-sép là chồi của cây tươi_tốt , Mọc gần bên suối nước ; Nhành nhánh phủ bao trên ngọn tường .