Onun bütün fotoğraflarının filigranı var.All her photos have watermarks.
Daha sonra filigranın harfleri veya tasarımı açıkça görülebiliyordu.The letters or design of the watermark could then be clearly seen.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.You may have read that we put watermarks in.
Kosova'nın filigran sanat ve zanaatlarıKosovo's filigree arts and crafts
Kosova zengin filigran geleneğini yeniden keşfediyor.Kosovo rediscovers its rich filigree tradition.
Prizren filigran el sanatlarıyla tanınıyor. [Linda Karadaku]Prizren is known for its filigree handicrafts. [Linda Karadaku]
48 yaşındaki Ndue Paluca filigran parçaları yapmaya on yaşında küçük bir aile dükkanında başlamış.Ndue Paluca, 48, started making filigree pieces when he was ten years old, in a small family shop.
Paluca gibi, 18 yaşındaki oğlu Liridon da erken yaşta filigran işine başlamış.Like Paluca, his son, Liridon, 18, also began filigree work at an early age.
Şu anda ustalık mertebesine ulaşmış ve orijinal filigran eserler tasarlıyor.He has achieved a level of mastery now designing original filigree pieces.
Cihazdaki kamera uygulamasında, fotoğraflara filigran eklenebilir.The camera app has an option of including watermarks in the picture.
Filigrana sahip ancak taranmış görselde görünmüyor.A watermark is present, but not visible in scanned image.
Ancak hiçbir filigran bulunmuyordu.Nie było ani jednej apostazji.
Ancak hiçbir filigran bulunmuyordu.Dock var ingen betong inblandad då.
Kağıt orijinal olarak numarayla filigranlanıyordu.Linjen var oprindelig nummerløs.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Anda mungkin pernah membaca bahwa kita memberikan tanda khusus di dalamnya.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.우리는 여기에 워터마크를 삽입하지요.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Misschien hebben jullie gelezen dat we er watermerken in stoppen.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.(n.t semne distinctive pentru recunoasterea originalului de copii)
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Olette ehkä lukeneet, että me liitämme mukaan vesileimoja.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Podem ter lido que pusemos marcas de água.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Probabilmente avete letto che ci inseriamo della filigrana.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Quizás hayan leído que les ponemos marcas de agua.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Sie haben vielleicht gehört dass wir Waterzeichen eingebaut haben.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Talán olvasták, hogy vízjeleket tettünk bele.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Umieściliśmy znaki wodne.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Vous l'avez peut-être lu, nous avons inséré des signatures.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Μπορεί να ακούσατε ότι βάλαμε ένα υδατογράφημα.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Вы наверное читали, что мы поместили в него водяной знак.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.Може да сте чели, че поставихме отличителни знаци вътре.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.אולי קראתם ששמנו 'סימני מים' בפנים
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.ربما قرأتم أننا وضعنا علامات مائية فيها.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.つまりこういう事です