Ana içeriğe geç
Sözlük

filan ile cümle

filan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Dünyanın kapasitesi bitmişmiş, fakirleşecekmişiz filan boşver" diyor.Al diavolo la capacità di carico della Terra, al diavolo il fatto che potremmo impoverirla ".
"Dünyanın kapasitesi bitmişmiş, fakirleşecekmişiz filan boşver" diyor.Persetan dengan daya dukung bumi, masa bodoh dengan fakta bahwa kami mungkin miskin. "
"Dünyanın kapasitesi bitmişmiş, fakirleşecekmişiz filan boşver" diyor.Väliäkö maan kantokyvyllä, väliäkö sillä että me saatamme köyhtyä.
"Dünyanın kapasitesi bitmişmiş, fakirleşecekmişiz filan boşver" diyor.По дяволите капацитета на Земята и факта, че могат да се изчерпят ресурсите."
Ee, ikinci çekime filan çađýrmadýlar mý?Συγγνώμη που σας έβαλα σε κόπο.
- Ee, ne iţ yapýyor? - Bilmiyorum ama... ...fabrikalarý filan var galiba bunlarýn.Καλό μάθημα.
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"네가 어떤 어떤 학교에 들어가고 싶다면 AP 과학 과목이 필요해."
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Bạn cần môn Khoa học Nâng cao nếu bạn muốn đến chỗ nọ chỗ kia."
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Ci vuole una preparazione scientifica per entrare in bla bla bla"
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Du brauchst diesen Kurs, um jene Uni besuchen zu können."
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Îți trebuie un curs de știință AP ca să mergi la bla bla bla."
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Potrzebujesz rozszerzonej informatyki jeśli chcesz się dostać do gdzieś-tam"
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Se necesita una ciencia tal si uno quiere ir a da-da-da".
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Тебе нужно углубленно изучать точные науки, если ты хочешь поступить туда-то".
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"Трябва ви напреднал научен курс, ако искате да отидете в надада"
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"אתם צריכים מדעים אם אתם רוצים ללכת לנהנהנה."
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işte"ستحتاج إلي علوم التنسيب المتقدم إذا أردت الذهاب إلي الجامعة الفلانية."
"Eğer şu şu üniversiteye gitmek istiyorsan bir AP dersi al" filan fıstık işteそんなの自分らしくありません
"falanca ekonomi modelini, filanca modele; veya Macintosh'u Windows'a yeğlemek kurallara aykırı değil de특정 경제모델 대신 다른 모델을 선호하거나 윈도우 대신 매킨토시를 좋아하는 건 괜찮지만
"falanca ekonomi modelini, filanca modele; veya Macintosh'u Windows'a yeğlemek kurallara aykırı değil de"מדוע לגמרי לגיטימי לתמוך ברפובליקנים או בדמוקרטים,
"falanca ekonomi modelini, filanca modele; veya Macintosh'u Windows'a yeğlemek kurallara aykırı değil deמדוע לגמרי לגיטימי לתמוך ברפובליקנים או בדמוקרטים,
"falanca ekonomi modelini, filanca modele; veya Macintosh'u Windows'a yeğlemek kurallara aykırı değil deهذا النموذج الاقتصادي مقابل ذلك، (برنامج) مكنتوش بدلا من ويندوز،
"falanca ekonomi modelini, filanca modele; veya Macintosh'u Windows'a yeğlemek kurallara aykırı değil de意見を持つことは完璧に正当なはずなのに こと宇宙の始まりについて
Falan filan.A tak dále.
Falan filan.Atď., atď.
Falan filan.Dsb,., dsb.
Falan filan.Ecc...
Falan filan.Enz., enz.
Falan filan.Etc., etc.
Falan filan.Etc., etc.
Falan filan.Etc.., etc...
Falan filan.Etc., etc.
Falan filan.Et cetera, et cetera.
Falan filan.Etc...
Falan filan.Etc...
Falan filan.In tako naprej.
Falan filan.I tak dalej, I tak dalej.
Falan filan.등등 등등...
Falan filan.Stb., stb.
Falan filan.Vân vân...
Falan filan.И така нататък, и така нататък.
Falan filan.И т.д.
Falan filan.І так далі, і тому подібне.
Falan filan.וכו', וכו'.
Falan filan.الخ، الخ
Falan filan.等等等等
'Filancanın pikabı daha büyük.Причината е в ниската цена.
Hatıralar... İlişki... filan.Vaše vzpomínky, asociace a tak dále.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.전 집에서 도망치곤 했어요. 6월 9일이나 10일쯤 해서 경찰들이 올 지도 모른다는 걸 알고 있었거든요.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Ik liep van huis weg als ik wist dat de politie misschien kwam, rond de 9de of 10de juni of zo.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Şi obişnuiam să fug de acasă când ştiam că poliţia ar putea veni în jurul datelor de 9 sau 10 iunie.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Uciekałem więc z domu, wiedząc, że policja może się zjawić w okolicach 10-tego czerwca.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Y yo solía huir de casa cuando calculaba que ya vendría la policía, cerca del 9 ó 10 de junio o así.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Аз бягах от къщи, когато знаех, че полицията може да дойде около девети или десети юни, някъде там.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.А я убегал из дома, когда знал о возможности полицейского нашествия, примерно 9ого или 10ого июня.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.وكنت قد هربت من المنزل، عندما علمت أن الشرطة رُبما تأتي في التاسع أو العاشر من شهر يونيو أو هكذا
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.警察が来るだろうと 家から逃げたものです そして祖母はある日こう言いました
Her sabah iki posta; simit, çay kurabiyesi filan dađýtýyoruz.Είναι ο αδερφός του φίλου μου που έχω να τον δω χρόνια. Γιατί να μην του μιλήσω;
Her sabah iki posta; simit, çay kurabiyesi filan dađýtýyoruz.Той е брат на гаджето ми и не съм го виждала от години.Защо да не бъда добра с него?
"Hiç kanama yok, falan filan, rengine bakın." filan deyip kendi aralarında konuştular."Không có máu tụ, blah blah nhìn vào màu sắc kìa", họ đang nói với nhau như vậy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod