Ana içeriğe geç
Sözlük

fil ile cümle

fil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Filmi onunla izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to watching the movie with her.
Tom ve Mary'nin her ikisi de eski filmleri severler.Tom and Mary both like old movies.
Hem Tom hem de Mary eski filmleri severler.Tom and Mary both like old movies.
Bu benim en sevdiğim film.This is my favourite movie.
Bu benim gözde filmim.This is my favourite movie.
O filmi izleyerek vaktimi boşa harcamamalıydım.I shouldn't have wasted my time watching that movie.
Ben filtreli kahveyi sevmem.I don't like filter coffee.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en kötü filmlerden biridir.This is one of the worst movies that I have ever seen.
O film orijinali kadar ilginç değil.That movie isn't as interesting as the original.
Gerçeği söylemek gerekirse, ben o filmi zaten izledim.To tell the truth, I've already seen that movie.
İyi filmler kişinin ufuklarını genişletirler.Good films expand one's horizons.
Bu filmin altyazısını nereden bulabilirim?Where can I find the subtitle for this movie?
Filmden sonra devam edeceğiz.We’ll continue after the film.
Mary, Bollywood filmlerini sever.Mary likes Bollywood movies.
Bu ne biçim bir film?What the hell kind of movie is this?
Bir film seyretmek için dışarı çıkmayı önerdi.He suggested going out to watch a movie.
Geçenlerde harika bir film izledim.I watched a great movie recently.
Çocukken Jurassic Park filmini sevdim.When I was a kid, I loved the film Jurassic Park.
Ben bu filmi daha önce televizyonda izledim.I've already watched this film on the telly.
Bir filozof, kendininkinin dışındaki tüm sorunları çözebilen bir adamdır.A philosopher is a man who can solve all problems, except for his own.
Bu tozu havadan filtre etmek olanaksızdır.This dust is impossible to filter from the air.
Bu filmi kim izliyor?Who is watching the movie?
Müzik, filmin yapısıyla uyum içinde.The music is in balance with the structure of the movie.
Afrika filinin, Asya filinden daha büyük kulakları vardır.The African elephant has bigger ears than the Asian elephant.
O bir film tutkunu.He's a movie buff.
Kristof Kolomb filtre edilmemiş deniz suyu içti.Christopher Columbus drank unfiltered seawater.
Bir film izlemesi için onu davet et.Invite him over to watch a movie.
Bu filmde 13A yaş sınırı var.This movie is rated PG-13.
Ben bir film izliyorum.I am watching a film.
Hollywood filmlerini severim.I love Hollywood movies.
O bağımsız bir film.It's an indie movie.
O Hintçe bir film.It's a Hindi movie.
Bu, filin bir dişidir.This is an elephant's tusk.
Bu, bu filmi ilk kez izleyişim.This is the first time I've watched this film.
Dün televizyonda aynı saatte üç iyi film vardı. Ve onlardan hiçbirini görmedim.Yesterday, there were three good films at the same time on the TV. And I saw none of them.
Film bu sinemada gösteriliyor olacak.The movie will be showing in this movie theater.
Bu film gerçekten ebedi bir başyapıt.This movie is indeed a timeless masterpiece.
Steven Spielberg bir film yönetmenidirSteven Spielberg is a film director.
Ben bu filmi izleyemem. Ben ondan hoşlanmıyorum.I cannot watch this film. I don't like it.
Eski bir film izliyorum.I am watching an old film.
Eski bir film seyrediyorum.I am watching an old film.
Bu filmi hiç seyrettin mi?Have you ever watched this film?
Bu filmdeki kadınlar çok sıradan bir şekilde giyinmişler.The women in this film are dressed in a very conventional way.
Ben gerçekten bu filmi onunla izlemek istiyorum.I really want to see this movie with her.
Neredeyse her gün film izlerim.I watch movies almost every day.
Neredeyse her gün film seyrederim.I watch movies almost every day.
Onun bu filmi izlemesine izin vermeyin.Don't let him watch this film.
Bu, onların son filmi.It is their last movie.
Eğer binlerce filmi İngilizce izlersem, ben onda akıcı olacak mıyım?If I watch a thousand movies in English, will I become fluent in it?
Bu insanın içini ısıtan bir film.This is a heartwarming movie.
Ben filmi izledim.I saw the movie.
Amerikan filmlerinde, siyah adam her zaman ilk olarak ölür.In American movies, the black guy always dies first.
Bu filmi izleyemem, çok fazla şiddet var.I can't watch this film, there is too much violence in it.
Bazı Asya filmlerini anlamak çok zordur.Some Asian films are very difficult to understand.
Ne zaman bu filmi izlesem ağlarım.I cry every time I watch this movie.
Bu filmi her izleyişimde ağlarım.I cry every time I watch this movie.
Stanley Kubrick, Amerikalı bir film yönetmenidir.Stanley Kubrick was an American film director.
Tom'un en sevdiği film "Brokeback Mountain"dır.Tom's favorite movie is Brokeback Mountain.
Fildişi Sahilli dünyanın en büyük kakao üreticisidir.Ivory Coast is the world's biggest cocoa producer.
Film çekmekten vazgeç.Stop filming.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod