Bence, bir film bir kitaptan çok daha eğlencelidir.In my opinion, a movie is much more entertaining than a book.
"Sen şimdi bir film yıldızı mısın?" "Hayır, salak.""Are you a movie star now?" "No, silly."
Karım Filistinlidir.My wife is Palestinian.
Eşim, çocuklarımın annesi, Filistinlidir.My wife, the mother of my children, is Palestinian.
Tom sık sık film indirir.Tom frequently downloads movies.
O, film komik olduğu için güler.He laughs because the film is funny.
O, film komik olduğu için gülüyor.He's laughing because the film is funny.
Bütün bu fillerin zarf biçimlerini çalışmama yardım eder misin?Can you help me to work out the adverbial forms of all these verbs?
Bu fillerin zarf biçimlerini çalışmama yardım eder misin?Can you help me to work out the adverbial forms of these verbs?
Bu, çocuklar için değil, yetişkinler için olan bir filmdir.It is a film for adults, not for children.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en kötü filmlerden biri.This is one of the worst movies I have ever seen.
Ben bir film izlemeye gideceğim. Gelmek ister misin?I'm going to go see a movie. Want to come?
Korku filmlerinden nefret mi ediyorsun?Do you hate horror movies?
Filler su içiyorlar.The elephants are drinking water.
Tom Mary'ye ne tür filmler izlemeyi sevdiğini sordu.Tom asked Mary what kind of movies she liked to watch.
Bir Fransız filmi izlemek istiyorsun, bu doğru mu?You want to watch a French film, is that right?
Aslanlar, kurtlar, filler ve atların hepsi hayvandırlar.Lions, wolves, elephants, and horses are all animals.
Onlar bugün iyi bir film gösteriyor olacaklar.Today they'll be showing a good film.
Onlar bugün iyi bir film gösterecekler.Today they'll show a good movie.
O filmi gördünüz mü?Have you seen that movie?
Filmin bir başyapıt olduğunun ortaya çıkmasına şaşırdım.To my surprise, the film turned out to be a masterpiece.
Geçen sefer, inanılmaz bir film izledim.Last time, I watched an amazing film.
Sessiz filmleri sever misin?Do you like silent movies?
Bunun bir film olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think this is a movie?
Filmi kaçırdım. Sen onu izledin mi?I missed the movie. Did you see it?
Bu harika filmi izlemeyi kaçıramazsın.You can't miss seeing this wonderful film.
Dünyanın önde gelen kakao üreticileri Fildişi Sahili, Gana ve Endonezya'dır.The world's leading cacao producers are Côte d’Ivoire, Ghana, and Indonesia.
Bu bir randevu değil. Biz sadece birlikte bir film izleyeceğiz.It's not a date. We're just going to see a movie together.
O gösteri Boston bölgesinde filme çekildi.That show was filmed in the Boston area.
Geçen sefer iyi bir film izledin mi?Did you see a good film last time?
Bu filmin Fransızca altyazısı var.This movie has French subtitles.
Dün gece izlediğimiz film İngilizce altyazılı Fransızca idi.The movie we saw last night was in French with English subtitles.
İzlediğimiz film İngilizce altyazılı Fransızca idi.The movie we watched was in French with English subtitles.
Titanik filmi tüm dünyada izleyicilere taşındı.The movie Titanic moved audiences around the world.
Bu film tüm dünyada izleyicilere taşındı.This film moved audiences around the world.
O filmi seninle izlemek istiyordum.I wanted to watch that movie with you.
Tom video mağazasından bir film kiraladı.Tom rented a movie at the video store.
Baklava kıyılmış fındık ile dolu filo hamur katmanları yapılan tatlı hamurdur.Baklava are sweet pastries made from layers of filo dough filled with chopped nuts.
Tom film başlar başlamaz uykuya daldı.Tom fell asleep almost as soon as the movie started.
Tom film başladığında uykuya daldı.Tom fell asleep as soon as the movie started.
Mary film başladığında uykuya daldı.Mary fell asleep just as the movie started.
Tom filmin sonuna doğru uyandı.Tom woke up toward the end of the movie.
Tom filmin yarısında uyuyakaldı.Tom fell asleep halfway through the movie.
Mary filmin ortasında uykuya daldı.Mary fell asleep halfway through the movie.
Filmin yarısında çıktım.I left halfway through the movie.
Bu, seyrettiğim en korkunç filmdi.That was the scariest movie I've ever seen.
Tom ve Mary bir korku filmi izlemeye gitmeye karar verdiler.Tom and Mary decided to go see a scary movie.
Film gerçekten korkutucuydu.The movie was really scary.
Bir korku filmi izleyelim.Let's watch a horror movie.
Tom bir korku filmi izlemekte ısrar etti.Tom insisted on watching a scary movie.
Kapa çeneni ve filmi izle.Shut up and watch the movie.
Tom ve Mary bir film izledi.Tom and Mary watched a movie.
Filmden sonra uyuyakaldılar.They fell asleep after the movie.
Tam film başladığında Tom uyuyakaldı.Tom fell asleep just as the movie started.
Filmle ilgili ne düşünüyorsunuz?What do you think of the movie?
Tom taşınabilir bir DVD oynatıcıda bir film izledi.Tom watched a movie on a portable DVD player.
Mary kahveyi süzmek için kağıt filtre kullanır.Mary uses a paper filter to strain coffee.
O, kameraya film koymayı unuttu.He forgot to load the camera with film.
Tom hangi filmi seyretmek istedi?What movie did Tom want to see?
O filmi tekrar görmek istiyorum.I want to see that movie again.