Bizler yeni bir dünyada,... ...750 milyon insanın kısıtlama olmadan fikirlerini paylaştığı,...,ו 750 מיליון אנשים משתפים ברעיונות
Bizler yeni bir dünyada,... ...750 milyon insanın kısıtlama olmadan fikirlerini paylaştığı,...حيث 750 مليون شخص يشاركون أفكارهم
Bizler yeni bir dünyada,... ...750 milyon insanın kısıtlama olmadan fikirlerini paylaştığı,...そのなかで、7億5千万の人々がアイデアを共有し、 垣根を意識する事も無く、
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Ale uznávame za dobré počuť od teba, jako smýšľaš. Lebo o tejto sekte nám je známe, že sa jej všade protivia.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Ale žádámeť od tebe slyšeti, jak smyslíš; nebo víme o té sektě, že se jí všudy odpírá.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Dar am vrea să auzim părerea ta, pentrucă ştim că partida aceasta pretutindeni stîrneşte împotrivire.``
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››이에 우리가 너의 사상이 어떠한가 듣고자 하노니 이 파에 대하여는 어디서든지 반대를 받는줄 우리가 앎이라 하더라
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Želimo pa slišati od tebe, kaj misliš; kajti za to ločino nam je znano, da ji povsod ugovarjajo.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Впрочем желательно нам слышать от тебя, как ты мыслишь; ибо известно нам, что об этом учении везде спорят.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››И едни повярваха това, което говореше, а други не вярваха.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Та бажаємо від тебе чути, що ти думаєш; бо про сю єресь відоме нам, що всюди противлять ся їй.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››אמנם חפצים אנחנו לשמע את אשר בלבבך כי נודע לנו אשר בכל מקום יריבו אל הכת הזאת׃
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››ولكننا نستحسن ان نسمع منك ماذا ترى لانه معلوم عندنا من جهة هذا المذهب انه يقاوم في كل مكان
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››但 我 們 願 意 聽 你 的 意 見 如 何 . 因 為 這 教 門 、 我 們 曉 得 是 到 處 被 毀 謗 的
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››但 我 們願 意 聽 你 的 意見 如何 . 因 為這 教門 、 我們曉 得 是 到處 被 毀謗 的
Biz yazılım servislerini yazılım mühendisliğiyle ilgili büyük fikirleri göstermek için kullanıyoruz.Comentários sobre os fóruns sobre as pessoas que estão preocupados que estamos gastando tempo
Biz yazılım servislerini yazılım mühendisliğiyle ilgili büyük fikirleri göstermek için kullanıyoruz.Εμείς χρησιμοποιείτε λογισμικό υπηρεσίες να αποδείξει αυτές τις μεγάλες ιδέες λογισμικού μηχανική.
Biz yazılım servislerini yazılım mühendisliğiyle ilgili büyük fikirleri göstermek için kullanıyoruz.我们正在用软件服务来展示软件工程中的这些大思路。
Borghese Galerisi. Yeni bir eser üzerinde çalışırken, fikirlerin dışavurumuna özen gösteriyorum.Cuando trabajo en una nueva obra, presto más atención a la expresión de ideas.
Borghese Galerisi. Yeni bir eser üzerinde çalışırken, fikirlerin dışavurumuna özen gösteriyorum.Quando lavoro su un nuovo pezzo, presto più attenzione all'espressione delle idee.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Am început să schimbăm idei pentru a crea un proiect muzical colaborativ.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Aztán elkezdtünk ötletelni egy kollaboratív zenei videó projektről.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Dan kami mulai menciptakan ide-ide untuk membuat proyek video musik kolaboratif
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.E abbiamo cominciato a buttar giù qualche idea per creare un progetto per un video musicale collaborativo.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.E começámos a saltar entre ideias para fazer um projecto vídeo-musical colaborativo.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.En we begonnen te brainstormen voer het maken van een collaboratief muziekvideoproject.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Et nous avons commencé à lancer des idées pour faire un projet de vidéo musicale collaborative.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.I zaczęliśmy żonglować pomysłami o stworzeniu wspólnego teledysku.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.우리는 협업 뮤직 비디오를 만들기 위한 아이디어들을 모으기 시작했습니다.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Y empezamos a lanzarnos ideas para hacer un proyecto de video clips colaborativos.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Začali jsme si pohrávat s myšlenkami na vytvoření kolaborativního projektu na hudební video.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.І ми почали жваво обговорювати ідею проекту спільно створеного музичного кліпу.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.Мы начали живо обсуждать идеи проекта совместно созданного музыкального клипа.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.והתחלנו לזרוק רעיונות להקים פרויקט ליצירת קליפ בדרך של שיתוף פעולה
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.وبدأنا بتجاذب الأفكار لعمل مشروع فيديو موسيقي تعاوني.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.ミュージックビデオの共同制作プロジェクトを開始しましたが 作品を作り上げるために結束できる
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.אז הם פיתחו את רעיונותיהם.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Alors ils ont développé et re-développé ces idées.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Asadar ei si-au dezvoltat si reiterat aceste idei.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Así que desarrollaron e iteraron estas ideas.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.E così hanno sviluppato e iterato queste idee:
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.그들은 아이디어를 발굴하고 시험해보았죠.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Sie entwickelten und iterierten also diese Ideen.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Tehát fejlesztették s ismételgették az ötleteiket.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Tieto svoje nápady rozpracovali a vycibrili.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.Ze ontwikkelden en verfijnden hun ideeën.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.И они их развили.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.И така, те развиха и преповториха тези идеи.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.هكذا تمكنوا من تطوير وأعداد أفكارهم.
Boylece, bu fikirleri gelistirdiler ve yenilediler.そしてIDEOとアキュメンは彼らと数週間取り組み
Böylece, bunlardan bir şeyler çıkarabilirsiniz Ya da daha iyisi, yeni fikirler için ilham alabilirsiniz.Dadurch können wir etwas erfahren, oder, was sogar besser ist, es kann uns zu neuen Ideen inspirieren.
Böylece, bunlardan bir şeyler çıkarabilirsiniz Ya da daha iyisi, yeni fikirler için ilham alabilirsiniz.In questo modo si puÚ ricavarne qualcosa o ancora meglio: può ispirare nuove idee.
Böylece, bunlardan bir şeyler çıkarabilirsiniz Ya da daha iyisi, yeni fikirler için ilham alabilirsiniz.It can inspire new ideas.
Böylece, bunlardan bir şeyler çıkarabilirsiniz Ya da daha iyisi, yeni fikirler için ilham alabilirsiniz.Ou, au mieux, cela vous inspirera une nouvelle idée.
Böylece, bunlardan bir şeyler çıkarabilirsiniz Ya da daha iyisi, yeni fikirler için ilham alabilirsiniz.В таком случае Вы сможете узнать что-то из этого. Или что еще лучше: это может вдохновить на новые идеи.
Böylece büyük fikirleri karşılaştırıp farklarına bakabiliyoruz.A tak můžeme porovnávat a dávat do kontrastu velké myšlenky.
Böylece büyük fikirleri karşılaştırıp farklarına bakabiliyoruz.En dus kunnen we de grote ideeën vergelijken.
Böylece büyük fikirleri karşılaştırıp farklarına bakabiliyoruz.Então podemos comparar e contrastar as grandes ideias.
Böylece büyük fikirleri karşılaştırıp farklarına bakabiliyoruz.Et donc nous avons pû comparer et opposer les grandes idées.
Böylece büyük fikirleri karşılaştırıp farklarına bakabiliyoruz.Így összehasonlíthatjuk és szembeállíthatjuk a nagy gondolatokat.