fiil ile cümle
fiil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Có hàng tá động từ loại này, mỗi cái có nhiệm vụ hình thành nên câu.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.E ci sono dozzine di verbi di questo tipo, ciascuno dei quali modella la sua frase.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Er zijn tientallen, massa's werkwoorden van dit type. Elk geven ze vorm aan hun zin.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Es gibt Dutzende solcher Verben, und jedes davon formt seinen Satz entsprechend.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Exista o multime de verbe de acest fel, fiecare dintre ele modelandu-si propria propozitie.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Existen docenas o veintenas de verbos de este tipo y cada cual da forma a su frase.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Ezernyi ilyen ige létezik, mindegyik meghatározza a mondatot, amiben szerepel.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Il y a des dizaines de verbes dans ce genre, et chacun construit sa phrase.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.이와 같이 하나하나의 문장 형태를 만드는 수 십개의 동사들이 있어요.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var."Sam lavou". Há um grande número de verbos deste tipo, e cada um deles modela a sua frase.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Takich czasowników jest mnóstwo. Każdy nadaje kształt zdaniu.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Υπάρχουν πάρα πολλά ρήματα αυτού του τύπου, καθένα από τα οποία μορφοποιεί την πρόταση στην οποία περιέχεται.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Є величезна кількість дієслів такого типу, кожне з яких визначає форму речення.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Има дузини от този вид глаголи, всеки от които оформя изречението.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.Существуют десятки и сотни глаголов такого типа, каждый из которых формирует своё предложение.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.יש עשרות ומאות של פעלים כאלה, וכל אחד מעצב סוג משפט.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.هنالك العشرات او أعداد كثيرة من نوعية هذه الافعال، كل واحد منها يُشكل جملته.
İçinde bulunduğu cümleyi şekillendiren böyle düzinelerce, bir sürü fiil var.文の形式を決めています 子どもの言語獲得の方略を説明したり
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı.Động từ và tân ngữ cũng y chang vậy.
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı.Hemos acabado con ese reemplazo. "verb" y "object" siguen igual.
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı."Verb" e "object" restano invariati.
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı."Verb" et "Object" restent inchangés.
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı."Verb" und "Object" bleiben gleich.
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı.و يبقى الفعل و الفاعل كما هما
İkameyi tamamladık. Fiil ve nesne aynı.スペースを使い果たすと再び書くことができません
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Đầu tiên, một điều tuyệt vời rằng hành động khác biệt sẽ dẫn đến suy nghĩ sáng tạo.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Ensinnäkin on mahtavaa irrottautua tavanomaisista puitteista, mikä johtaa luovaan ja omaperäiseen ajatteluun.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Erstens: Aus dem normalen Rahmen herauszutreten, führt dazu, außerhalb des normalen Rahmens zu denken.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.În primul rând, e un lucru uimitor să fii neconvențional: te face să gândești neconvențional.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.첫 번째, 폐쇠된 공간으로부터 밖으로 나오게 되면, 놀랍게도, 굳어진 생각의 틀에서도 탈출하게 된다는 것입니다.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Po pierwsze, wspaniale jest myśleć nieszablonowo. myśleć nieszablonowo.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Primeiro, há esta coisa fantástica sobre realmente sair da caixa, o que leva a pensamento fora-da-caixa.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Primero, hay algo increíble al salir realmente de la caja que te lleva a pensar fuera de la caja.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Primo, c'è questa cosa sorprendente dell'uscire realmente dagli schemi che porta a pensare fuori dagli schemi.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Tout d'abord, cette chose étonnante qui est de s"éloigner de la normalité et de sortir des sentiers battus.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Zaprvé, je tu ta úžasná věc o vyjití ven z krabice, které vede k přemýšlení "mimo krabici"
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Во-первых, потрясающее последствие выхода за границы офиса — в расширении границ мышления.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.ראשית, יש משהו מדהים בלצאת מחוץ לקופסא מה שמוביל לחשיבה מחוץ לקופסא.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.أولاً، هناك هذا الشيء المدهش حول الخروج عن المالؤف والذي يؤدي إلى التفكير خارج المالؤف.
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.この素晴らしいアイデアは 型にとらわれない考え方に つながります 意識する しないに関わらず きっと良い効果が出ます
İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.首先,我哋其實可以跳出傳統思維框框 做未做過嘅嘢
İnternet bir isim değil. O bir fiil.'명사'가 아닙니다. '동사'죠.
İnternet bir isim değil. O bir fiil.Це не іменник, а дієслово.
İnternet bir isim değil. O bir fiil.זה לא שם עצם. זה פועל.
İnternet bir isim değil. O bir fiil.أنها ليست أسماً. أنها فعل.
İnternet bir isim değil. O bir fiil.そして進みつづけ
İş menfaatleri hakkında konuştuğu zaman onlar fiili olarak Voltaire'in nasıl haklı olduğunun kanıtıdırlar.Họ thực sự là hai bằng chứng cho việc Voltaire đã đúng như thế nào khi ông nói về những phúc lợi của công việc
İş menfaatleri hakkında konuştuğu zaman onlar fiili olarak Voltaire'in nasıl haklı olduğunun kanıtıdırlar.그 둘은 볼테르가 이야기한 노동의 혜택이 얼마나 옳은지 증명합니다.
İş menfaatleri hakkında konuştuğu zaman onlar fiili olarak Voltaire'in nasıl haklı olduğunun kanıtıdırlar.Tous deux démontrent que Voltaire ne s'était pas trompé
İş menfaatleri hakkında konuştuğu zaman onlar fiili olarak Voltaire'in nasıl haklı olduğunun kanıtıdırlar.הם שניהם ההוכחה כמה צדק וולטייר היה כאשר הוא דיבר על היתרונות בעבודה,
İş menfaatleri hakkında konuştuğu zaman onlar fiili olarak Voltaire'in nasıl haklı olduğunun kanıtıdırlar.إنهم في الواقع دليل على صحّة فولتير عندما تحدث عن مزايا العمل،
İş menfaatleri hakkında konuştuğu zaman onlar fiili olarak Voltaire'in nasıl haklı olduğunun kanıtıdırlar.いかに正しかったかを 実例で証明しています 仕事があれば無職からだけでなく 三つの巨悪からも救われるのです
İsveççede fiiller zamanlara göre çekilir.En sueco, los verbos se conjugan de acuerdo con los diferentes tiempos.
İsveççede fiiller zamanlara göre çekilir.En suédois, les verbes sont conjugués à des temps différents.
İsveççede fiiller zamanlara göre çekilir.I svenskan böjs verben i olika tempus.
İsveççede fiiller zamanlara göre çekilir.Ruotsin kielessä verbit taipuvat eri aikamuodoissa.
İsveççede fiiller zamanlara göre çekilir.Глаголы в шведском языке склоняются по временным формам.
İsveççede fiiller zamanlara göre çekilir.في اللغة السويدية تتصرف الأفعال طبقاً لمختلف الأوضاع الزمنية.
"John" özne, "dövdü" fiil...Jan je podmět. Zbil je sloveso.
"John" özne, "dövdü" fiil...János az alany, megverte az állítmány.