Geçişli bir fiil, orada bir nesne olması gerektiğini belirtir.Перехідне дієслово вказує на обов'язкову присутність додатка:
Geçişli bir fiil, orada bir nesne olması gerektiğini belirtir.Переходные глаголы требуют наличия дополнения:
Geçişli bir fiil, orada bir nesne olması gerektiğini belirtir.Преходният глагол задължава да има допълнение в изречението:
Geçişli bir fiil, orada bir nesne olması gerektiğini belirtir.ואילו לפועל יוצא חייב להיות מושא:
Geçişli bir fiil, orada bir nesne olması gerektiğini belirtir.الفعل المتعدي يتطلب أن يكون له مفعول به:
Geçişli bir fiil, orada bir nesne olması gerektiğini belirtir.目的語をつけなければならない "Sam devoured the pizza(サムはピザをガツガツ食べた)"は良いが "Sam devoured"とは言えない
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Czasownik nieprzechodni, jak "obiadować", nie ma dopełnienia bliższego.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.예를 들어"dine" 과 같은 자동사는 직접 목적어를 취할 수 없어요.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Een onovergankelijk werkwoord, zoals "dineren", kan geen lijdend voorwerp hebben.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Egy tárgyatlan ige, például az "étkezés", nem járhat határozott tárggyal.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Ein intransitives Verb, wie "dinieren", zum Beispiel, kann kein direktes Objekt nach sich ziehen.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Một nội động từ, như "ăn tối," chẳng hạn không thể nhận một tân ngữ trực tiếp.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Um verbo intransitivo, como "dormir", por exemplo, não aceita um complemento direto.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Un verbe intransitif, comme "dîner", par exemple, ne peut pas prendre d'objet direct.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Un verb intranzitiv, ca de exemplu "a cina," nu poate primi un complement direct.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Un verbo intransitivo como "morir", por ejemplo, no puede llevar un objeto directo.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Ένα αμετάβατο ρήμα, όπως για παράδειγμα το "δειπνώ", δεν μπορεί να δεχτεί ένα άμεσο αντικείμενο.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Неперехідне дієслово, таке як "обідати", наприклад, не може мати прямого додатка.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Непереходные глаголы, как например, "обедать" не имеют прямого дополнения.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.Непреходният глагол, като "вечерям", например, не може да приеме директно допълнение.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.פועל עומד, כמו "לסעוד", לא מקבל מושא ישיר.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.فعل لازم، مثل "تعشى،" [في الإنجليزية] مثلاً، لايمكنه أخذ مفعول مباشر.
Geçişsiz bir fiil, örneğin "yemek yemek", doğrudan nesne alamaz.直接目的語をとることができません "Sam dined(サムは食事をとった)"は正しいが "Sam dined the pizza"は間違いです
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Acrescentamos a terminação "-ava" a um verbo para significar passado.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Adaugi terminaţia "ed" la un verb pentru a indica trecutul.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Bạn chỉ cần thêm "ed" [đã] vào một động từ cuối để biểu thị quá khứ.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Basta aggiungere un suffisso alla fine per trasformare il verbo in forma passata.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.여러분은 동사에 단지 'ed'만 맨끝에 갖다 붙이면 과거임을 표현하는 거죠.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Egyszerűen egy "ed"-et csatolunk az ige végéhez a múlt idő jeleként.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.I engelska så lägger man vanligen till "ed" för att markera dåtid.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Je plakt gewoon 'te' of 'de' achter een werkwoord om de verleden tijd aan te geven.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Końcówka "ed" przy angielskim czasowniku oznacza przeszłość.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Man hängt im Englischen "-ed" an das Verb, um die Vergangenheit auszudrücken.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Prostě přidáte příponu "ed" ke slovesu, abyste vyjádřili minulost.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Solo hay que agregar "ed" al final de un verbo para expresar el pasado:
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Tambahkan akhiran "ed" di belakang kata kerja untuk menyatakan bentuk lampau.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.V angličtine sa v minulom čase pridáva na koniec slovesa "ed".
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Προστίθεται το "ed" σε κάποιο ρήμα για να δηλωθεί ο αόριστος.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Ви просто додаєте "ed" вкінці дієслова для позначення минулого часу.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.Само добавяте "ed" в края на глагола, за да обозначите минало време.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.אז אתם פשוט מוסיפים "ed" בסוף לפועל כדי לסמל עבר.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.نضيف حرفي "إي" و "دي" إلى نهاية الفعل للدلالة على الماضي.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.今日歩くは "walk" 昨日だったら "walked"
Gelir denetimi, hem ödenecek tutarlar, hem de Birlik’e fiilen ödenmiştutarlar esasına göreyürütülür.Evropski zakoni določijo letni proračun Unije v skladu z naslednjimi določbami:
Gelir denetimi, hem ödenecek tutarlar, hem de Birlik’e fiilen ödenmiştutarlar esasına göreyürütülür.O Estatuto do Tribunal de Justiça é fixado num Protocolo.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.A speciális jogi reformok ellenére, egyes tagállamok, ilyen patológiáktól szenvednek.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Các bang có cải cách sai phạm dân sự mở rộng vẫn phải chịu mọi sự bệnh tật.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Estados con una reforma de agravios extensiva todavía sufren todas estas patologías.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.I sistemi di risarcimento estensivi soffrono di questo tipo di patologie.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.광범위한 불법행위개혁을 시도하는 국가들은 여전히 이 모든 문제를 겪고 있습니다.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Les Etats qui ont entrepris de vastes réformes juridiques souffrent encore de toutes ces pathologies.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Nawet te stany z szeroko zakrojoną reformą prawa cywilnego, nadal cierpią z powodu tych wszystkich patologii.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar."Nuž, nemáme tu žiadne pravidlá, snažíme sa niečo dosiahnuť."
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Staaten mit umfassenden Rechtsreformen haben immer noch all diese Krankheitsbilder.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Statele cu o reformă extinsă a sistemului de despăgubiri civile încă mai suferă de aceste boli.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Staten die dit recht uitgebreid hebben aangepast lijden nog steeds onder deze problemen.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Státy s rozšířenou "tort reform" stále trpí těmito chorobami.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Държави с обширна искова реформа все пак страдат от всички тези патологии.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Штаты, в широких мастшабах проводившие эту реформу, по-прежнему страдают от перечисленных патологий.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.מדינות שעברו רפורמת מס מאסיבית עדיין סובלות מכל הפתולוגיות של חוסר אמון.