Ana içeriğe geç
Sözlük

figür ile cümle

figür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Inicialmente tentei fazer as palavras "figura" e "fundo".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Initieel probeerde ik de woorden "figure" en "ground".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.원래 "그림"과 "배경"이라는 단어를 사용하려 했습니다.
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.La început, am încercat să fac cuvintele " figure " și " ground " .
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Originalmente traté de hacer las palabras "Figura" y "Fondo"
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Tôi thử làm chữ "figure" và "ground".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Ursprünglich wollte ich die englischen Wörter "figure" und "ground" benutzen.
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Zacząłem od obu słów: "obiekt" i "tło".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.В начале я хотел сделать оба слова: "figure" и "ground."
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Първоначално се опитах да направя думите "фигура" и "фон".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.במקור ניסיתי לעשות את המילים "דמות" ו"רקע."
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.في الأصل حاولت أن أصنع الكلمات "figure" و "ground"
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.しかし 出来ないと分かったので 方法を変えました
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.De fapt statuile se ridica si se poate inca deslusi forma triunghiulara.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.De hecho, sin embargo las figuras del medio están completamente perdidas.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.- en dit moet lastig geweest zijn - dat ze in een stompe driehoek zouden passen.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.Le fait est, cependant, que les éléments du milieu sont complètement absentes.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.Postavy se zvedají a zároveň si můžete ten trojúhelník domyslet.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.Στην πραγματικότητα οι μορφές υψώνονται και ακόμα μπορεί κανεις να δει το τρίγωνο.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.М: Фигуры постепенно увеличиваются, и треугольную композицию все-таки видно. .
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.По суті, фігури стоять в порядку зростання та утворюють трикутник.
Aslında figürlerin yükseklikleri artıyor ve bu sayede hala üçgeni görebiliyoruz.三角形になっているのがわかります でも、真ん中にあるはずの
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Et cette figure-là, Saint Jean, est enromanité au premier plat.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Pierwszy plan zawiera wiele odwołań do sztuki Rzymu.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Postava svatého Jana je tedy v popředí.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Und diese Figure, St. Johannes, ist angeleuchted im Vordergrund.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.وهذا الشخص، القديس يوحنا، صنف في المقدمة.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Chúng ta cần học hỏi từ những người mà tôi đã đề cập.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Il nous faut apprendre de ces personnages que j'ai mentionné.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Imparare dagli esempi di cui vi parlavo.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Kita harus belajar dari gambar-gambar yang saya sebutkan.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.우리는 제가 말씀 드린 그 수치에서 배우는것이 필요합니다.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Musimy uczyć się od wspomnianych przeze mnie osób.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Tanulnunk kell azokból az esetekből, amiket említettem.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Tenemos que aprender de esas cifras que he mencionado.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Trebuie să învățăm de la acele personalități pe care le-am menționat.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.We moeten iets leren van die cijfers die ik vernoemde.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Wir müssen aus den Zahlen die ich erwähnt habe, lernen.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Πρέπει να μάθουμε μέσα απ΄αυτά τα παραδείγματα που ανέφερα.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Имаме нужда да се поучим от тези фигури, които споменах.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Ми повинні вчитися з тих цифр, що я згадував.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.Нам нужно учиться на примерах, которые я привёл.
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.עלינו ללמוד מהממצאים הללו שהזכרתי
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.وعلينا ان نتعلم من مثل هذه الامثلة التي ذكرت
Bahsettiğim figürlerden ders almalıyız.学ぶ必要があります 例えば クッシング博士から学ぶべきです
Baktığımız kompozisyondaki merkezi figür bu.Je středovou postavou z hlediska namalované kompozice.
Baktığımız kompozisyondaki merkezi figür bu.(Ж1) Она - центральная фигура живописной композиции.
Baktığımız kompozisyondaki merkezi figür bu.Тя централна фигура, поне що се отнася до композицията на картината.
Baktığımız oldukça büyük bir tuval ve her iki yanda pek çok başka figür bulunuyor.C'est une grande toile. >> Dr. Harris: À gauche,
Baktığımız oldukça büyük bir tuval ve her iki yanda pek çok başka figür bulunuyor.Je to obrovské plátno.
Baktığımız oldukça büyük bir tuval ve her iki yanda pek çok başka figür bulunuyor.Це величезне полотно.
Balerin figürlerinin hantallıkları ve zerafetten uzak davranışları gözüme batıyor.Идеята за липсата на изящество е толкова ясна, щом я потърсите.
Balerin figürlerinin hantallıkları ve zerafetten uzak davranışları gözüme batıyor.חוסר החן כל כך בולט כשמחפשים אותו.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.Det handlade lika mycket om att göra nyckelpersoner nöjda, som att tillfredsställa sina egna önskemål.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.El éxito consistió tanto en complacer a personas clave como en satisfacer las propias preferencias.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.Il successo derivava tanto dall'appagare alcune figure chiave quanto dal soddisfare le proprie preferenze.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.Keberhasilan juga tentang memuaskan orang-orang dekat mereka selain untuk memuaskan diri mereka sendiri.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.성공은 그저 행복의 요인이 많다는 것입니다 그들의 선호를 만족시키는 것과 같죠.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.Menestys on yhtä suurelta osin tärkeiden ihmisten miellyttämistä kuin omien mieltymystensä seuraamista.
Başarı insanın kendi istediklerinin yanında ana figürleri de memnun etmeye dayalı olurdu.O sucesso tinha tanto a ver com o agradar a figuras-chave como com o satisfazer de preferências pessoais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod